Connect with us

Bomba

ARROW 5.Sezon 16.Bölüm “CHECKMATE” İncelemesi

Yayınlandı

on

Merhabalar. Bölüm incelemesine geçmeden önce sizinle dürüstlük hakkında biraz konuşalım. Sizlere açık olmak istiyorum. Haftada 13 ayrı dizi izliyorum. Arrow’u da sizler için inceliyorum. Ama her bölüm aynı şeyleri incelemekten sıkılıyorum. Legion süper kahraman jenerasyonuna bomba gibi girdi. Diğer diziler de gelişmeye çalışıyor, Gotham hatta Supernatural bile, ancak Arrow’da böyle bir girişim görebilmiş değiliz. 4. Sezon yıkımından sonra tek kare çekimlerle bizi etkilemişti ama artık onla da uğraşmıyorlar. Diziden umudumu kesmemem için sezon finaline kadar bekleyeceğim. Umarım bu işi ciddiye almaya başlarlar. SPOILER uyarısıyla Checkmate bölümüne geçiyorum.

stephen-amell-as-oliver-queen-in-arrows-checkmate-episode_nhkk.1920

Bölüm, League of Assassins havasıyla başlamak istemiş. Talia’nın flashbackten sıyrılıp asıl hikayeye girmesini bekliyordum. Oliver, Bruce Wayne gibi dağın zirvesine tırmanır ve manastırı bulur. Prometheus da Talia’nın öğrencisiymiş. Ben kaçırdım mı o muhabbeti? Yoksa yeni mi öğrendik? Talia’nın diğer öğrencilerine tek atan Oliver, Talia’nın babasının R’as al Ghul olduğunu öğrenir. İnsan tanıştığı insana önce bir sorar neredensin kimlerdensin anan baban ne iş yapar diye. Ama yok. Görgüsüz adam kızdan dövüş öğrenip babasını öldürüyor. Talia durur mu soyadını söyler ve intikamının alınacağını belli eder. Oliver umursamaz ve tuzağa düşer. Bu sahnede değil elbet. İncelememi George R.R. Martin gibi yapıyorum biliyorsunuz. Hikayeleri bütün geçerim. Her neyse Talia’dan Prometheus’un kimliğini öğrenen Oliver bir saniye bile kaybetmeden her şeyi sonlandırmak ister. Hiç plan yapmadan Arrow olarak karşısına çıkar ve adaleti sağlamak ister. Biraz tedbir biraz istihbarat arkadaş ya. Uzun zamandır yakalayamadığın düşmanın belli ki senden bir adım önde. (10 adım deyip duran Prometheus’a inat) Önce herkesi bi check ediceksin. Thea, ekip, Quentin, güncel sevgilin kimse arayacaksın, iyi misiniz, iyiyiz, o zaman saldır. Sonuç olarak Adrian, geçen bölümün sonunda Susan’ı kaçırdığı için Arrow’un elinden kolayca kurtulur. “Ben ölürsem, Susan ölür. Sen uyursan herkes ölür.” der ve gider. Oliver’a bu aptallık yetti mi? Yetmedi. Felicity’ye seni kurtaracağım bu Helix meretinden der ve Helix’in verdiği flash ile Adrian’ın geçmişini bulup, Emniyet Amiri’nin yolunu tutar. Senden 10 adım öndeyim demesine rağmen, bilgileri güvendiği eleman Lt. Pike’a verir ve klasik Amerika’nın pislik bir ara sokağında pıçaklanır. Komaya girer ve bu plan da suya düşer. Susan’ı Adrian’ın evinde arayan Spartalı ve Arrow yine tuzağa düşer. Ben polise kurşun sıkmam diyen prensipli Arrow, flashbang okuyla polisleri yine kandırır ve kaçar. Felicity’yi Helix’ten kurtarmak isteyen ekip, son çare olarak Susan’ın yerini bulmak için Felicity’den yardım ister. Ve Felicity Helix’e yardım etme koşuluyla, Susan’ın yerini bulur. Nasıl mı? Yine Batman: The Dark Fcking Knight filmindeki gibi telefonları izleyerek. (Felicity’ye ayrı değineceğim, telaşlanmayın) Üç kere mallık yaptım, bu kez olmaz diyerek Adrian’ın yani Prometheus’un sevdiceğini getirir kalleş Green Arrow. Süper kahraman raconuna uymayan bir hareketti bu. Baaak senin sevgilin Prometheus diyerek, hem Adrian’ı daha sinirlendirir hem de masum kızın ölümüne yol açar. Ve dandik kavga başlar. Bu dizide flashback aksiyonu neden daha kaliteli anlamış değilim. Arrow ile Prometheus arasında geçen tırt kavgayı izleriz. Face to face. Gizli saklı yok diyerek pususunu kuran Prometheus son kozunu oynar. Talia Al Ghul girişini yapar ve Arrow’un topuğuna sıkar. Artık Oliver ellerindedir, bir de ölü kız vardır. Adrian’ın yeni kozu Oliver’ı elinde tutup, cinayeti Arrow’a yıktıktan sonra Arrow’un Mayor olduğunu açıklamaktır. (Bence)

Adrian Chase’i uzun zaman savcı olarak izledik. Fedakarlıklar, iyilikleri, masum hareketler. Şimdi toplantıda koltuğa yayılmalar, alttan alttan konuşmalar, ses kısık ve derinden konuşmalar… Birden içindeki pislik çıktı adamın Prometheus olduğunu Oliver öğrendi diye. Aslında 2.Sezondan sonra ilk defa doğru düzgün bir villian ile karşı karşıyayız. Josh Segarra kötüyü gayet iyi oynuyor, rolün altından kalıyor. Diğer bölüm çok daha yükseleceğine inanıyorum. Aranan kan bulundu ama inşallah sezon finalinde basit bir şekilde ölmez. Tek temennim bu.

kacey-rohl-as-alena-and-emily-bett-rickards-as-felicity-smoa_ym1m.1920

Felicity diziye çok farklı bir tat katma yolundaydı. Ta ki iç güvenlik uçaklarını hackleyene kadar. Canım benim güzelliğim pc başına geçiyor enter’a basıyor screenshot alıyor tuşlara hızlıca basıyor ve hackliyor. Curtis de aynısını yapıyor bu arada. Susan’ı arıyor, o da aynı şekil. Napıyorsun napıyorsun bize bir göster. Bunu söylememin nedeni Mr. Robot dizisidir. Helix diziye girdiğinde incelememde Mr. Robot tadı alacağımızı söylemiştim. O dizide resmen hack öğretiliyor. Tabi dizi onun üzerine olduğu için kusursuz çalışılıyor. Ama bizde bu dizide arada bir komut ekranı görsek fena olmaz. Helix ile yükselmek istiyorum. Felicity’den de tek temennim bu. Magicians’da oynayan Kacey Rohl’u da dizide daha fazla görmeliyiz. Yükselmeye devam.

Curtis’in T-Sphere’leri bu bölüm yine kendini gösterdi. Gayet kullanışlı aletler bölüme tat katabiliyor. Duvarı yıkacak güçteki bomba bizimkileri sadece geriye itti ve yüzlerinde is izi bıraktı. Aksiyona özen istiyorum SAYIN ARROW EKİBİ! Dövüş sahnelerinin kareografisini kim yapıyorsa, part time çalışmasın lütfen biraz film izleyip sahne çalabilirsin, ben izin veriyorum. Yumruk seslerini Yeşilçam’dan almışlar senin haberin yok.

AR510b_0055b-640x300

Bratva… Sen de olmasan biz ne yapacağız. Flashback sahnelerinde yine aksiyona doyduk. Anatoly’yi görünce bile heyecanlanıyorum, ama Curtis’i görünce heyecanlanmıyorum. Daha çok Anatoly lütfen. Flashback’te Talia’ya güvenme diyen Anatoly 5 yıl sonra haklı çıkıyor bu arada. Gregor meselesi, bende… diyen The Hood (Geçmişte Hood oluyor) Hokey antrenmanı izlemeye gelen Gregor’u hazırlıksız yakalıyor (Duvarda büyük Rusça yazılar var arkadaşlar, orası Rusya). Buzda kayarak adam öldüren Hood bize güzel anlar yaşatıyor. Anatoly de Rize yapımı taramalı tabancalarla saldırıyor. Anatoly’im benim. 2 yoldaş Gregor’un sonunu getiriyor. Bu mesele burda bitmedi elbette. Diğer bölüm flashbackten ümitliyim. Bratva’yı bırakma meselesi yaklaşıyor. 5 yıl önceyle flashbackin birleşmesine az kaldı.

Arrow’u masal gibi inceledim bugün. Mühim olan artık güzel bir villian’a sahibiz. Haftaya Adrian’ın ne istediğini, neyin peşinde olduğunu izleyeceğiz. İşkenceler, aksiyonlar, dramlar… Benim beklediğim bunlar. Oliver ve Arrow, Star City’de düşüşe geçerken, Team Arrow bakalım neler yapacak. Bratva hikayesinde de Konstantin Kovar’ı göreceğiz. Helix’ten kurtulması istenen Felicity, Oliver’ı bulmak için Helix batağına iyice batacak. Umarım diğer bölümde daha ciddi bir istekte bulunurlar. Felicity’nin Oliver için neler yapabileceğini göreceğiz. Evet, Arrow’dan ümidimizi hala kesmiyoruz. Haftaya görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et
2 Comments

2 Yorumlar

  1. Süleyman

    16 Mart 2017 at 22:01

    – “Lt. Pike’a verir ve klasik Amerika’nın pislik bir ara sokağında pıçaklanır. ” 😀 5 sezondur herkez aynı yerde saldırıya uğruyor nasıl sokaksa artık .

    dövüş sahneleri baya kötü geldi ilk bölümlerde güzeldi hele bölüm başında oliverın talianın öğrencileriyle dövüşünü bildiğin cüneyt arkından almışlar 😀

    İNCELEMEDE ÇOK GÜZEL OLMUŞ

    • Kutluhan Kesici

      17 Mart 2017 at 01:20

      Kesinlikle, o sokağa girdiysen başına bir şey gelecek. Özenmiyorlar gerçekten bunu hissedebiliyoruz. Çok teşekkürler yorumun için.

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bomba

The Defenders 4-5-6-7. Bölüm İncelemeleri

Yayınlandı

on

İlk 3 bölümü ayrı ayrı inceledikten sonra, finale kadar olan bölümleri tek bir yazıda toplamayı düşündüm. Malum hem Netflix dizisi hem de maraton yapıp tek günde 8 bölüm bitirince böylesi daha verimli olsa gerek. Buyurun bölümlerin detaylarına inelim.

Buradan sonrası bahsi geçen bölümler için spoiler içerir.

”Royal Dragon” bölümü yani 4.bölüm benim en aklımda kalan sahnelere sahipti ve aynı zamanda en sevdiğim bölümlerden de biri oldu çünkü bizi heyecanlandıran ekibin ilk tanışma anları diyalogları gayet güzeldi, Jessica’nın her olaya herkese laf sokması çok keyifli izlerken zevkten dört köşe oldum. Tüm bölüm o Çin lokantasında geçmiş olabilir ama dediğim gibi harikaydı, Avengers’ın dönercide geçirdikleri 1 saati izlemek gibiydi. Filmlerde buna vaktimiz yok fakat medya dizi olunca vaktimiz oluyor.

”Take Shelter” isimli 5.bölüm ise dizinin sayılı güzel bölümlerinden biriydi, Çin lokantasındaki dövüş de, 3.bölümdeki dövüş de her ne kadar güzel olsa da Daredevil’ın kendi dizisindeki, özellikle koridor sahnelerindeki kadar kaliteli dövüşler görmedik hala ve sezon finali de dahil kalan bölümlerde de göremiyoruz. Buna ayrıca final bölümü incelemesinde değineceğim. Ayrıca dizide bu bölüm ilk kez kostümünü giyen bir Matt Murdock var. Bazen gerçekten olaylar yavaş gelişiyor. Bu da can sıkıcı bir konu açıkçası. Yine de Trish’i kurtardıkları sahne bayağı etkileyiciydi, neredeyse tüm yan karakterlerin kurtarılması ve polis merkezine bırakılması fikri de güzeldi, hiç yoktan bu karakterleri biraz daha ekranda görebildik. Colleen-Bakuto karşılaşmasını ise Iron Fist’te zaten izlediğimiz için artık sıktı.

”Ashes, Ashes”, 6.bölüm benim için dizinin kötüye gitmeye başladığı bölümdü. Bir sürü tutarsızlık vardı. Hand örgütünün ne kadar büyük, her yere eli uzanan – kelime oyunu – bir örgüt olduğunu bilen kahramanlarımız yine de Danny’i saklayabileceklerine inanıyorlar. Hiç yoktan bu bölüm Danny-Luke ilişkisi parladı. İkili gerçekten çok iyi anlaşıyor ve sahnelerini izlemek Power Man and Iron Fist fasiküllerinden bir sahne izlediğinizi hissettiriyor. Dedektifimizin ve avukatımızın ikili ilişkisi, olayı araştırdıkları sahneler de fena değildi. Bir diğer tutarsızlık ve bölümü, hatta diziyi olumsuz etkileyen faktör, Hand. Evet bu örgüt Daredevil sezon 2’de farklı, Iron Fist sezon 1’de farklı işlendi ve Defenders’taki hali Iron Fist’te gördüğümüz Hand’e daha çok benziyor, fakat hiçbir zaman yeterince gerçek bir tehdit gibi işlenemediler. Kötü bir villian değiller belki ama kesinlikle yeterli seviyede seyretmiyorlar, Alexandra ise yaraya bırakın tuz basmayı, yarayı ölümcül bir hale getiriyor. Sigourney Weaver’ın karakteri hayata geçirişini beğenmiştim fakat bölümler ilerliyor, karakter size bekleneni vermiyor, neden Hand’in lideri, neden tehlikeli, dahi ama nasıl, bunların cevaplarını vermiyor. Tüm planını Black Sky üstüne kurmuş olması ise bu bölümün sonunda karakterin sonunu getirdi. Main villian haline Elektra geldi böylece, çok ama çok kötü bir karar. Karakteri Elodie Yung ne yazık ki çok kötü canlandırıyor.

”Fish in the Jailhouse”  finalden önce son bölüm, ve 25 dakika karakolda geçiyor. Yan karakterleri görebilmemiz adına güzel bir adımdı. Öte yandan finalden önce olması işleri gereksiz yere yavaşlattı. Karakterlerin kendi dizilerindeki yan karakterleri ekranda bu kadar az görmeye alışmamışım açıkçası, sanırsam Infinity War’da birçok karakterin başına aynı olay gelecek. Bölüm, daha doğrusu dizi Alexandra öldüğünden beri villian eksikliği çekiyor. Alexandra bile tek başına yeterli değildi ama bu bölüm Hand’in kalan 3 parmağının tartışmasını, Elektra’nın onlardan bağımsız hareket etmesini gördük. Bu eksiklik finalde de devam edecek emin olabilirsiniz. Anıl’ın The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni yazısında değindiği gibi, bu dizi için ana kötü olarak keşke Hand seçilmeseydi. Bölümün sevdiğim yanlarından biri sondaki dövüş sekanslarıydı, Madam Gao’nun güçlerini kullanması ve kullanış şekli, Luke ve Jessica ile aynı anda dövüşebilmesi şaşırttı. Luke zaten kırılmaz cildine rağmen bu dizide gerçekten Danny’den sonra en çok dayak yiyen kişi sanırsam.

Easter Eggler:

  • 4. Bölüm’de Daredevil 2. Sezon kötüsü Nobu dışında bir easter egg görülmedi.
  • Alexandra’nın geçmiş dönem isimleri:

    Audrey Thompson

    Abigail King

    Angelica Fletcher

    Alberta Davis

    Bunların hiçbiri Marvel tarihinde yer alan isimler değil, sanırım rastgele seçilmişler.

 

  • 5. Bölüm’de Ben Urich zamanından kalma Battle of NY gazetesi hala duvarda asılı.
  • Stick’in kanalizasyondan kaçma planı insanlara Splinter ve Ninja Kaplumbağaları anımsatmış.
  • 6. Bölüm’de Danny, “Iron Fist ve Luke Cage” dediği an herkesin anlayacağı üzere Iron Fist and Power Man çizgi romanlarına referans yaptı.
  • Elektra ile Alexandra’nın konuştuğu mezarlık, Punisher’ın yakalandığı mezarlık ile aynı yer.
  • 7. Bölüm’de Jessica, Michael Jackson’ın YOU ARE NOT ALONE şarkısına referans veriyor.

Genel hatlarıyla bu 4 bölüm ilk 3’e göre hem daha hızlı ilerleyen, hem daha kaliteli ve dolu dolu bölümlerdi, beklediğimize değdi dedirten bölümlerdi, özellikle 4.bölüm ekibin tanışması ile parladı, fakat dizinin tamamı için şu an bunu söyleyemeyiz, Alexandra’nın ölümüyle bi’ düşüşe geçildi bir kere ve bu düşüş 7’de devam etti. Fakat görsellik yine güzel, söylemiş miydik?

Sizi görsellerle baş başa bırakıyorum, final bölümü incelemesinde görüşmek üzere!

Okumaya Devam Et

Bomba

The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni!

Yayınlandı

on

Doğancan’ın bölüm incelemelerine sitemizden ulaşabilirsiniz. Bu içerik, The Defenders’ın olumsuz olduğu 5 nedeni sıralamakla meşgul ve ayrıca SPOILER içerir.

 

İyisiyle kötüsüyle The Defenders, televizyon tarihinde süper kahramanların bir araya toplandığı yapımlardan biri daha oldu. Öncesinde DC Arrowverse evreni bu tür toplanmaları yapmıştı. Hatta öncesine gidersek Smallville dizisinde dahi yapılmıştı. Ancak Marvel adına bu bir ilkti. Tv izleyicilerini Daredevil ile ekranlara kitleyen, sonrasında ise Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist ile bu başarılarını sürdürdü. Marvel, anladığım kadarıyla MCU planını tv’de de sürdürme kararı almış. Önce tüm kahramanlar solo takıldı ve en sonunda da birleştiler. Yani Marvel tv ekranı şu an Avengers’ın ilk toplandığı dönemde desek yanlış olmaz. Ben, The Defenders ile birlikte gelecek sezonlarda Agents of Shield ile bir crossover’ın gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Bunu düşünmemin sebebi ise az önce bahsettiğim MCU planlamasına uygun ilerlemeleri. Avengers sonrası gelen Age of Ultron ve solo filmlerde karakterler artık birbiri ile filmler içinde buluşabiliyorlardı. Sırada bunu tv departmanında uygulamak var. Başta Luke, Jessica’ya uğrar. Danny, Luke’a uğrar böyle böyle Agent Coulson’a kadar ulaşırız gibime geliyor.

Bu kısmı geleceğe bırakalım ve dizimize dönelim. “The Defenders sizce doğru bir proje mi oldu?” Bence evet. Ancak soruyu değiştirip, “The Defenders doğru adımları mı izledi?” dersek, hayır. Şimdi gelin bunun sebeplerini 5 madde de irdeleyelim.

1- Zaman sorunsalı

Tüm solo Marvel-Netflix dizilerinin New York savaşının sonrasında geçtiğini biliyoruz. Bu yüzden Spider-Man, Daredevil ile birlikte kapışsın hayallerimiz zaten olamıyor. Çünkü o sıralarda Peter ilkokul çocuğu ve örümcek güçleri bile yok. Ancak The Defenders’a kadar gelinen süreçte ne kadar zaman geçti hala bilmiyoruz. Jessica, The Defenders boyu olan olayları 1 HAFTA olarak nitelendirdi. Yani gerçekten dizi evreninde hala Age of Ultron yaşanmadı mı? Yaşandıysa neden hala New York savaşından bahsediliyor? Yaşanmadıysa neden artık bir yenilik katıp kahramanlarımızın sokakta robot dövdüğü referansı hiç yapılmıyor? Gerçekten bu zaman meselesi çok can sıkıcı. Yani bizim izlediğimiz The Defenders, hala Chitauri saldırısının hemen sonrasındaysa işimiz var. Zaman sorunsalının hiç ilerleme kaydetmemesi, bizi olduğumuz yerde sayıklıyormuş hissinden kurtaramıyor.

2- Karakterleri tekrar anlatma ihtiyacı

Solo dizilerini izlemeden direk The Defenders’a başlayanlar için karakterlerin kendilerine has özelliklerini anlatma yoluna gitmeleri mantıklı olabilir ancak, hangi geek veya hangi bu tür dizileri seven birey solo dizileri izlemeden sadece The Defenders izler? Solo dizilerin hepsini bile izlemediyse Daredevil 1-2. sezonları izlemiştir. Bu yüzden karakterlerin değişik özelliklerini bölüm başlarında tekrar, tekrar vurgulamak diziyi baltaladı. Evet Jessica alkol seviyor, Luke kurşun geçirmiyor vs. vs. Bunları diziye biz izleyenleri uyutarak yayabileceklerken sanki karakterleri ilk defa görüyormuş hissini bize yeniden yaşatıp izleyiciyi biraz salak yerine koydular. Bu anlatım yolu da diziyi ağır ilerliyor gibi gösterdi. 8 bölüm sürecek bir yapım nasıl olur dersini Game of Thrones‘tan öğrenmeleri şart.

3- Diyalogların içi boş olması

Son bölüm, son sahne dışında, diyalogları dinlerken baygınlık geçirdiğim anlar oldu. Yani gerçekten mi? BU SENİN SUÇUN DEĞİL kahramanlara 70 senedir söylenen bir söz öbeği ve bunu Danny’e kaç kere hatırlattılar inanın hatırlamıyorum. Tabii sadece bu değil. Kahramanları birbirine bağlaması gereken sözlerin nasıl da anlamsız, klişe bir yolla yazıldığına şahit olduk. The Defenders dendiği an, insan karamsarlık ve epiklik bekliyordu. En azından ben bekliyordum. Çünkü bu ekibin içinde Frank Miller’dan çıkmış ağır katolik ve karanlık bir Daredevil var. Atmosferi ile diyalogların birbiri ile uyuşmadığı bir yapım The Defenders. Keşke sarı, kırmızı, yeşil, mor renklerini doğru kullandığınız gibi şu diyaloglara baktığınız zaman birkaçını epik sözlerle değiştirseydiniz.

4- Villain’ın über ötesi zayıf olması

En sinirlendiğim konu bu oldu. Yahu Marvel, enfes cast seçimlerini Alien filmlerinin yıldızı Sigourney Weaver ile taçlandırmışsın, Alexandra adıyla The Hand’in liderliğini vermişsin ama bu kadar için boş bir karakter yazılımı nasıl yapmışsın anlam veremiyorum. Karakterin uzun yıllardır yaşadığını anlatma gereği bile duymayan senaristler, ne deneyimlediği yılların tecrübesini aktarabildi ne de o tecrübenin getirdiği müthiş gücünü. Asırlardır yaşayan The Hand’in 5 parmağının lideri bu denli zayıf gösterilirse geri kalan parmakları siz düşünün. Madam Gao’yu en baştan beri tanıyoruz keşke lider o kalsaydı. Hatta abartıyorum, The Defenders’a Wilson Fisk yakışırdı. Hala inatla söylüyorum, dizi ve film evreninin en iyi villainı hala Wilson Fisk’tir. Alexandra ise hiçbir güç gösterisi gösteremeden ve kendini kanıtlayamadan Elektra tarafından öldürüldü.

5- En zayıf halka olan Iron Fist’i hikayenin ana konusu yapmak

En zayıf halkadan kastım elbette solo diziler arasındaki yeri. Iron Fist’in 1. sezonunu insanlar ya bitiremedi, bitirdiyse dahi sevemedi. Sevilen birkaç detaydan olan Ward Meachum’da dizide yoktu. Iron Fist’in geliştiği ve kahraman olma yolunda daha iyi bir yolda olduğu kesin ancak kendi hikayesinde bile çok ısınılmayan ve güzel yorumlar almayan Danny’i hikayenin tam ortasına yerleştirmek, olmadı. Neyse ki Daredevil ile güzel bir son yapıldı da, The Defenders ortalama bir yapım olarak kalmasını sağladı.

 

Siz ne diyorsunuz millet? Sizce nasıl bir diziydi The Defenders? Görüşlerinizi belirtin!

Okumaya Devam Et

Bomba

The Defenders 1.Sezon 3.Bölüm ”Worst Behavior” İncelemesi

Yayınlandı

on

İlk 2 bölüm boyunca bir yemek tarifine uyulmuş da biz farkında değilmişiz. Bu bölüm yemek hazırlanmış, son 10 dakikada ise önümüze güzelce servis edildi. Öyleyse bölümü övelim.

Uyarmadı demeyinnn, Spoiler!

Bölüm Türkçe konuşmalarla başlayınca defalarca dili Türkçe yapıp yapmadığımı kontrol ettim doğrusu. Sonra durumu fark ettim tabi ama Alexandra’nın İstanbul’a Konstantinopolis demesi? Hayır anladık kadın bayağı bir yaşamış her fırsatta bunu gözümüze sokmaya çalışıyorlar. Ayrıca önceki dizileri izlememiş olanlar için karakterleri tekrardan bir tanıtma hissiyatı sık sık gözümüze sokulduğunu düşünüyorum; Jessica’nın alkol kullanımı, Luke her sahneye çıktığında bir rap müzik falan.

Neyse konumuza dönelim biz. Bölümün ilk 15 dakikası Elektra’nın canlanmasını ve eğitimini anlattı, ben daha çok ekibi görmek istesem de gerekli sahnelerdi diye düşünüyorum. Daha sonra ise bir önceki bölüm incelemesinde bahsettiğim Midland Circle binasına herkes kendi araştırması sonucu ulaştı fakat bu ulaşımın gelişimi gayet organikti. Danny ile Luke’un tanışması da öyleydi, Claire sonunda tanıdığı özel insanları tanıştırmayı düşünebildi, o da Luke Danny’den parlayan yumruklu herif diye bahsedince oldu ya neyse. Ulaşmaları organikti dedik, ulaştıktan sonra olanlar ise! Of! Gerçekten beklediğimiz sahneler bunlardı, aksiyonun Danny ile başlaması aktöre ve karaktere olan güveni gösteriyor benim gözümde, Marvel, Iron Fist’e gelen olumsuz eleştirilerden güzel ders çıkarmış diye düşünüyorum. Dövüş sahneleri hem çok doyurucuydu hem de her çizgi roman severin görmek istediği birlikte çalışma sahneleri vardı. Luke’un Danny’e siper olması gibi. Bu noktadan sonra aksiyon oranı çok düşmez, düşemez diye tahmin ediyorum. Fragmanlardan gördüğümüz Danny – Matt kavgası ya da ekibin kendi içindeki çekişmelerin sebebi ne olacak şu an kestirmek zor. Fakat Luke ile Danny uyumu çok hoşuma gitti. İkiliyi yakından tanıyanlar bilir, çizgi romanların en ünlü ”bromance” denen ikililerindendir Iron Fist ve Luke Cage. Heroes for Hire adında bir işletmeleri bile vardır. Pop’ın yıkılan berber dükkanı tam Heroes for Hire mekanı yapılabilecek yer. Ayrıca bu bölüm ekip üyelerinin birbirleriyle dinamiklerini daha yakından gözlemleme şansına eriştik, ve gerçekten de ilk Avengers filmindeki tanışmalar, dinamikler kadar güzel yazılmış. Jess – Matt, Danny – Luke ilişkileri izlemesi hem zevkli, hem de yersiz ya da kalitesiz esprilere sahip değiller.

Dizi görünüşe göre vitesi arttırdı ve hızlanmaya devam ediyor, umarım bir daha da büyük bir frenle karşılaşmayız. Dinamikler iyi, işleniş bu bölüm daha akıcıydı, senaryo çok az gösterip merak üstüne kurulu olsa da fena değil, görsellik yine harika, aksiyon sahneleri de daha çok, sık yer kaplamaya başlarsa dizinin daha izlemesi keyif veren bir hal alacağını sanıyorum. Görsellik demişken, gerçekten ss alınıp duvara asılası ya da gif haline getirilip tekrar tekrar izlenesi sahneler, kareler yok muydu sizce de? Buyurun ben birkaçını bırakayım şöyle.

Bir küçük easter egg de Jessica Matt takip sahnesinde yine Stan Lee posteri görüyoruz bu kareyi de aşağı koydum.

Anıl’dan minik not:

Yabancı sinema kültüründe İstanbul’a yüzde 80 oranında Konstantinapol derler ve ben de bu duruma aşırı milliyetçi yaklaşır, gıcık kaparım. Aynısını The Defenders’ta görmek tam ağzımı bükmek üzereyken restorant sahibi Türk abim İSTANBUL LA ORA dedi, kendime geldim. Bayrakları astık! 

Gelecek bölümde görüşmek üzere!

 

 

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Bomba2 saat ago

The Defenders 4-5-6-7. Bölüm İncelemeleri

İlk 3 bölümü ayrı ayrı inceledikten sonra, finale kadar olan bölümleri tek bir yazıda toplamayı düşündüm. Malum hem Netflix dizisi...

Bomba1 gün ago

The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni!

Doğancan’ın bölüm incelemelerine sitemizden ulaşabilirsiniz. Bu içerik, The Defenders’ın olumsuz olduğu 5 nedeni sıralamakla meşgul ve ayrıca SPOILER içerir.  ...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 3.Bölüm ”Worst Behavior” İncelemesi

İlk 2 bölüm boyunca bir yemek tarifine uyulmuş da biz farkında değilmişiz. Bu bölüm yemek hazırlanmış, son 10 dakikada ise...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 2.Bölüm ”Mean Right Hook” İncelemesi

1. Bölüm incelemesi Sezonun 2.bölümü geride kaldı ve ekip hala oluşmadı bile. Kötü bölüm müydü? Hayır, ama bünyemiz şu an...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 1.Bölüm ”The H Word” İncelemesi

Ve beklenen dizi geldi! Marvel Netflix anlaşması yapılıp 4 solo ve ardından gelecek Defenders dizisi açıklanalı beri bekliyoruz. 2016 Ocak...

Bomba3 gün ago

Obi-Wan Kenobi Solo Filmi İçin Konuşmalar Başladı!

Star Wars dendiği zaman hayat durur. Bu gerçeği seven, sevmeyen herkes kabul ediyordur. Bu yüzdendir ki, Star Wars adının geçtiği...

Bomba3 gün ago

Jessica Jones 2. Sezon Setinde Neler Oluyor? Kilgrave Geri Mi Dönüyor?

Marvel Sinematik Evreni içerisinde alışkın olduğumuz bir durum var. O da tek kullanımlık kötüler. Hal böyle olunca derinliği olmayan, kolay...

Bomba6 gün ago

Game of Thrones 7. Sezon 5. Bölüm “Eastwatch” İncelemesi

Kutluhan’ın İncelemesi: Seven Samurai… Meydan muharebeleri bitmiş durumda. Bu sezonluk insanların savaşına ara veriyoruz. Daenerys de oklarını kuzeye çevirmiş durumda....

Bomba7 gün ago

Kitaba Göre Game of Thrones Karakterleri Aslında Nasıl Gözükmeliydi?

Neredeyse bütün dünyanın bayıla bayıla izlediği ve şu sıralar bilgisayar tehditleriyle başı dertte olan Game of Thrones’un oyuncuları aslında kitaptakiler...

Bomba7 gün ago

Çizgi Roman: Rebirth Batman’de Neler Oldu? -Part 2-

Batman Rebirth incelemesinin ikinci bölümü ile sizlerleyim. İlk bölümde ilk dört story arc’ı ve Rebirth One Shot’ını incelemiştim bu yazımda...

Bomba