Connect with us

Bomba

Avengers: Infinity War Fragman İncelemesi!

Yayınlandı

on

Marvel, kurmuş olduğu sinematik evreninin 10. yılına girmiş bulunmakta. Çok şanslı bir nesil olarak, çizgi romanların sinemaya düzgün bir şekilde aktarıldığını görecek kadar fazla film izleme şansına eriştik. Buna en büyük katkıyı veren ise tabii ki Marvel oldu. MCU öncesinde bile Blade serisi, Punisher filmleri, Spider-Man üçlemesi vardı. En sonunda Iron Man ve Incredible Hulk ile MCU’ya başlamıştık. Bunların üzerinden ise 10 yıl geçti demiştim. Ve bu 10 yılın emeğini alacakları en büyük filmin fragmanı geldi.

Avengers: Infinity War, Marvel’ın en büyük şaheseri olacak. Gişe hasılatında 1 milyar barajını rahat geçeceği gibi, 2 milyarlık barajı yakalayarak en çok izlenen çizgi roman filmi unvavına erişecektir. Bu tahminlerden yola çıkarak gelmiş olan fragmanı incelemek farz oldu. Ben de sizin gibi heyecanlıyım ve o yüzden dilim döndükçe bu heyecanı en üst seviyede tutmak istiyorum. İstiyorsanız öncelikle fragmanı tekrar izleyelim ve görsel görsel incelemeye başlayalım.

Fragmana coştuysanız görsellere geçelim.

Fragmanın başlangıcı bu gezegen ile başlıyor. Burası hakkında iki teorim var. Birincisi, gezegenin yok oluş sırasındaki Dünya olduğu yönünde. İkincisi ise Tony Stark’ın bir yolunu bularak savaşı başka bir gezegene taşımış olacağı yönünde. Çünkü klişe dolu New York’u yok edecek olan yuvarlağımsı makinenin, New York’un çoğunu yok etmeye başlamışsa Stark, savaşı insanlardan uzak tutmak isteyebilir. Ancak ilk ihtimalin daha yüksek olduğunu, yani buranın Dünya olduğunu düşünüyorum.

Hemen ardından ise Age of Ultron’da gördüğü en büyük kabusu gerçekleşmiş gibi paramparça olan bir Tony Stark bizi karşılıyor. Burada muhtemelen kahramanlarımız özellikle Spider-Man’in çok ağır yaralandığını düşünüyorum. Hatta ölümler burada bile gerçekleşmiş olabilir. Yıkılmş bir Tony Stark’a kolay kolay göremeyeceğimizi düşünürken daha fragmana bu şekilde başlamak, birden fazla kahramanın öleceğinin net işareti.

Tavandaki deliğin sahibi Bruce Banner. Hulk’u en son Sakaar gezegeninde şampiyon yapmış, sonrasında Asgard’ın yok oluşu ile birlikte Thor’un gemisiyle yolculuğa çıkmıştı. Kronolojik olarak ilerlersek, Thor: Ragnarok’un ekstra sahnesinde Thor’un gemisinin karşısına Thanos’un gemisi çıkıyordu. San Diego Comic Con’da yayımlanan fragmanda ise Thor, Galaksinin Koruyucuları’nın gemisinin camına yapışıyordu. Muhtemelen Thanos ile savaşta Thor gibi Hulk’ta Dünya’ya doğru düşmüş. Düştüğü yer ise Dr. Strange’in mekanı Sanctum Sanctorum. Wong ile savaşa hazır bir şekilde konumlanmışken Hulk’un Bruce Banner’a dönüşmesiyle bir şaşırıyorlar. Zaten hemen sonrasında aynı yere Tony Stark geliyor ve gelişmeler başlıyor.

Vision’ı ilk kez insan formuyla görüyoruz. Buradan geçen gün ortamlara düşen ikiz çocuk aranıyor cast haberinin de gerçek olduğunu anlayabiliriz. Muhtemelen Wanda’nın gerçekliği değiştirip hayali bir ortam yarattığını düşünüyorum. Fragmanın ileri kısmında Vision’ın alnındaki taş zorla çıkartılıyordu. Vision’ın sonu burada geldikten sonra Wanda üzüntüden kendi gerçekliğini yaratmış olması muhtemel.

Hulkbuster zırhı Age of Ultron’dan beri ilk kez karşımıza çıktı. Ancak bu sefer onu kullanan Tony Stark değil Bruce Banner olduğunu düşünüyorum.

Ve işte Spider-Sense. Sam Raimi üçlemesi bu konuyu başlangıçta çok güzel götürse de, ikinci ve üçüncü filmlerde resmen unutmuşlardı. Hatta üçüncü filmde Harry Osborn, motorsiklet kullanan Peter’ı kündeleyip götürmüştü. Sıfır his. Homecoming’de de bunu fazla göremedik ancak Peter daha yeni yeni güçlerini keşfediyor. Spider-Sense’i ilk kez burada hissetmiş olması bir ihtimal ancak kalkan tüylerini ani bir şekilde kapattığını düşünürsek bunu saklama ihtiyacı duyuyor. Yani bu hissi daha önce de yaşamış. En azından böyle düşünüyorum.

Klişe dolu New York’u yok etmeye gelen üstün uzaylı teknolojisi. Portal olma ihtimali de var.

Loki’nin Thor: Ragnarok’da eski aşkını görür gibi baktığı Tesseract’ı aldığını görüyoruz. Burada korkuyla emanet ettiği kişi ise Thanos’dur. Eğer oysa, Loki’yi son görüşümüz bu sahne olabilir. Thanos, Tesseract’ı aldıktan sonra Loki’yi canlı bırakacağını sanmıyorum.

Kemanımın telleri severim ben kelleri. Ehe. İğrenç benzetmeden sonra Thanos üstadın girişine şahit oluyoruz. Ekşi sözlük’deki bir entry çok hoşuma gitti. O entry’de Thanos’un atleti giyip yeni yetmeleri dayak manyağı yapmaya gidişine benzetmişti biri. Kaskı ve zırhı olmadan yine de fiyakalı duruyor. Dalga geçtiğime bakmayın, Thanos’un görüşünü harika duruyor. CGI çok sırıtıyor diyen de var ama bu bir süper kahraman filmi arkadaşlar. Yapmayın, etmeyin yahu.

Görseli bastırıp çerçeve yapmalık bir sahne. Spider-Man’in yeni kostümüyle iş başında görmek beni deli gibi heyecanlandırdı. Her ne kadar teknolojik bir Spider-Man’e ve güçleri sanki Tony Stark’ın ona bir armağanı gibi duran imajından nefret de etsem, şu güne kadar yapılmış en iyi Spider-Man kostümü bu kostüm. The Amazing Spider-Man çizgi romanlarındaki kostümüne benzeyen mavimsi ışıklar ile gerçekten çok ama çok iyi görünüyor. Ama bu filmden sonra artık teknolojik kostümleri bırakıp onu kendi öz kostümüyle ve öz güçleriyle görmeyi istiyorum.

Kaptan Amerika/Steve Rogers’ın sakallı hali filmin afişinde daha iyiydi sanki. Bu sahnenin çekiminden midir bilinmez ama o etkiyi ben de yaratamadı.

Burada ise tıpkı Justice League Parademons’lara benzer ayak takımı askerleri olan Outriders’ları görüyoruz. Sürüsüne bereket Wakanda topraklarına saldırırken kahramanlarımız karşılarında beliriyorlar. Peki kim bu Outriders’lar diyorsanız hemen Corvus Glaive’den yani Thanos’un sağ kolu, Black Order üyesinden tercüme ederek dinleyelim;

“Outriders’lar doğmaz, yapılırlar. Genetik olarak tasarlanmış bir parazit-suikastçı, yalnızca sahibinin emirlerine kendini adamıştır. Bu canlıların hiçbir ismi yoktur, sadece onlara verilen görevi tamamlayıp tamamlamadığına veya başarısız olup olmadıklarına göre tanımlanmışlardır.”

Thanos vs Spider-Man. Peter tahminimce şakalarıyla Thanos’un sinirlerini bozarken çok kötü bir şekilde yaralanacak. Zaten SDCC fragmanında yerde yatarken nefes bile zor alan Peter, Tony’e bir şeyler söylüyordu. Bu sahnenin hemen ardından olması ve Tony’nin yıkımına uzanan sahneye gitmesi olası.

Iron Man’in BURADA THANOS DİYE DENEN HIYAR VARMIŞ ısrarı üzerine DAYAK NEDİR? NEDEN ATILIR? dersini uygulamalı olarak görürken izliyoruz. Şaka maka sağlam dayak var bu sahnede.

Ve Avengers ekibinin bir kısmı ile onlara bağlı halkların, Outriders-Black Order ordusuna doğru koşarken görüyoruz. Civil War havaalanı sahnesi gibi Marvel inatla gündüz çekimi yapmaya devam ediyor. Umarım final savaşı burası değildir.

Thor’un bu halini çok sevdiğimi söylemiş miydim? Uzun saç, sakalsız klasik formundan çok daha cool çok daha tanrısal duruyor. Burada ise Thanos’dan dayağı yiyerek geminin camına yapıştıktan hemen sonrasını izliyoruz.

We are the Guardians of the Galaxy!

Fragman bu kare ile bitiyor. Şahsi fikrim, olabildiğince sade bir fragman izlediğimiz. Filmle ilgili herhangi bir şey anlatılmadı ve bu sevindirici. Hatta keşke 4 Mayıs’a kadar başka tek bir görüntü bile görmesek ama mümkün değil. TV spotları 3-4 yeni fragman derken filmi izlemiş oluyoruz. Umarım Justice League’in son yaptığı taktik gibi önemli anları filmde izleriz.

Sizin düşünceleriniz neler? Görüşlerinizi aşağıya bırakın, tartışalım!

Okumaya Devam Et
4 Comments

4 Yorumlar

  1. M.Enes Ekinci

    1 Aralık 2017 at 01:13

    Bu sefer ego ve mizah unsurundan ziyade, dramatik yönü daha ağır basan, kahramanların aralarında ki bağın giderek daha güçlendiği ve gerçekten bir aile olmayı başardıkları bir film izleyeceğimizi düşünüyorum. Bu film gelmiş geçmiş en sağlam süper kahraman filmi olacak buna da eminim. Fragmanı DC’nin tüm filmlerinden daha etkileyici. Ben diyecek başka bir şey düşünmüyorum bunun üzerine. Ayrıca incelemeniz çok güzel olmuş, siteniz güzel içerik üretiyor. Bunları keşke videolara sesli olarak aktarabilseniz. Emin olun daha çok geri dönüş alırdınız. Kolay gelsin.

  2. İSRAFİL

    2 Aralık 2017 at 14:15

    Acaba Thanosun eldivenindeki o iki taş , hangi taşlar? thorun gemisini ele geçirdiğinde .orda heimdal da var ve onda ruh taşı varsa , ve lokinin tesaractı da var , böylece eldivende gözüken iki taşı daha dünyaya gelmeden elde etmiştir belki.
    Hem Visionun alnındaki taşın alınışı gösterilmiyor , thonosun eldivenine koyduğunu gösterdikleri taş mavi renkte, yani tesaracta benziyor.
    eğer visionun taşını da alırsa 3 taş olur.
    Siz bu taşlar için ne düşünüyorsunuz?

    • Anıl Kaleli

      2 Aralık 2017 at 21:56

      Thanos’un taşları mor ve mavi olanlardı. Yani biri Teseract ki Loki elleriyle veriyor fragmana göre. Diğeri de Galaksinin Koruyucuları’nın ilk filminde ortaya çıkan taş idi. Filmin sonunda onu Nova Corps’a vermişlerdi. Thanos bu iki taşı alıp dünya’ya geliyor büyük ihtimal.

  3. İSRAFİL

    2 Aralık 2017 at 23:59

    Evet bu çok daha iyi bir fikir. O zaman ya ruh taşının Heimdall’da olduğu teorisi çökecek , ya da Heimdall kendini iyi saklayacak. Hem nedense bu Thanosu çok sevdim , çünkü bu kahramanların kalabalığından ve hiç hezimet yaşamamalarından gına geldi . Bu konuda umarım Thanos güzel temizlik yapar.

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bomba

The Walking Dead 8.Sezon 8.Bölüm “How It’s Gotta Be” İncelemesi

Yayınlandı

on

Kutluhan’ın incelemesi:

The Walking Dead, 8. sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Resident Evil filmi gibi konu değiştirmiş,  zombi mücadelesi insanların savaşına dönmüştü. Bunun ilk nedeni, apokaliptik bir dünyada da yaşansa, baya bir insanın savaşçı ve değişmiş olmasıydı. Negan da geçen sezonu hareketlendirmiş ancak yükseldiği yerde kalmıştı. How It’s Gotta Be bölümü de Negan’ın yükseliş bölümlerinden biri oldu. Sezonun en dolu, en hareketli bölümünü de sezon arasına denk getirmişler. Ki bu çoğu izleyiciyi yoran bir durum oluyor. Bu durum bana biraz tembel bir stratejiymiş gibi geliyor. Her bölümü aynı tempoda olan diziler beni kendine bağlamıştır. Walking Dead, bazen tüm bütçeyi birkaç bölüme ayırıyor, geri kalan bölümlere az mekanlı dramatik sahneler bırakıyor. Walking Dead’in artık bir tempo seçmesini ve sezonlar arası bu kadar kalite farkı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Ve “How It’s Gotta Be” sekizinci sezonun en iyi bölümü olabilir. SPOILER içeren yazıya geçebiliriz.

Sinema televizyon öğrencisinin ilk kurgu ödevi gibi bir sahneyle başlıyor. Müzik eşliğinde sahne ve karakter geçişleriyle bölüme başlıyoruz. Basit bir sahne olsa da dizi belirgin bir çizgi çizdi. Karakter düşünceleriyle başlıyor ve karakterlerin son haliyle bitiyor. Herkes düşünceli ama Negan kararlı. Sezonun ilk bölümünden beri Saviors’ın çaresizliğini görmemiz, bize bu bölümün geleceğini hissettiriyordu. “Now, Negan in charge!”

Kötü karakteri sevilen dizi başarılıdır. Kilit öğedir. Peki Negan’ı hala seviyor muyuz? Karakter derinleştikçe daha çok seviyor olabiliriz. Ama bu bölümdeki zayıflığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Sinirli olduğunu biliyoruz ama Carl ile vakit kaybedecek kadar mı sinirli? Daha sabırsız daha yıkıcı olmalıydı. Kalabalık bir güce karşı saldırmayı seçen birinin kaçışı düşünmüş olmalıydı. Hatta üç dakika verdi değil mi? Gerçi bu senaryoyu da Dwight ile toparladılar sanırım. Kaçış imkansızdı ama Dwight’ın ihaneti kaçışın anahtarıydı. Carl’ın liderliği, Carl’ın iyiliği, Eugene’in pişmanlığı, Rick’in ve Daryl’in korkusu, Maggie’nin kararlığı, Ezekiel’ın geri dönüşü ve Michonne… Karakterin girişi çok yüksek olup durgunlaşmıştı. Ama bu bölümde kılıçla bir insan parçaladığını gördük. Carol’dan sonra başka bir psikopata hazırız. Her neyse bölümü bir bir konuşmaya gerek yok. Konuşmamız gereken oyunculuklar, müzikler, sahneler ve final.

Gerçekten bir saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Sebebi ise müzikler. Tempoyu belirleyip, sahnelerin akıcı hale gelmesini sağladı. Gölgeler, sis bombaları ve durum çatışmaları da bana istediğimi verdi. Kayıp görmek istiyorum. Cehennemi dünyaya uyarlamaları gerekiyordu ki bu bölümde bunu Negan’ın gazabı olarak yansıttılar bu da beni tatmin etti. Rick’in kaçışı, Maggie’yi salışları ekibin geri dönüşünün habercisi elbette. Bu sezon bu iş sonlanabilir. Bölümün finali bunu gösteriyor. Carl’a çoğu zaman uyuz olsak da bu bölümün gözdesiydi. Karakterinin değişimlerini hep beraber izledik. Bir çocuğun bu dünyada büyüyüşünü gördük. Maggie ve Judith ile umut yeşerttik ama buraya kadarmış. Rick ise artık oğlunun zombiye dönüşmesini kaldıramayacaktır ve son gücüyle darbeyi vuracaktır.

En iyi bölümün sezon arası olduğu için üzgünüm ancak güzel bir tempo yakaladığı için mutluyum. Umarım ara bitince yaşlı Rick yine görünmez. Mutlu son fazla ütopik olur bu senaryo için. Daha gerçekçi, daha detaycı bölümler bekliyorum. Umarım tempoyu kaybetmez ve bizi güzel bölümler bekler.

Anıl’ın incelemesi:

Kutluhan’ın görüşlerinin çoğuna katıldığım için ara sezon finalini tekrar özetlememe gerek yok. Söyleyeceğim birkaç detay olacak ve incelemeyi bitireceğim.

Rick, yaptığı tüm planların başarısız olduğunu gördüğü gibi hem sezon başında izlediğimiz gelecek yok oldu, hem de Carl’ı zombi ısırarak gözünün önünde oğlunun yavaş yavaş ölümüne tanıklık ediyor. Kısacası Rick, insanlığı ile bağlantılı olan tek kişiyi de kaybediyor. Bundan sonra Negan’ın kötü kaderini beklemeye başlayabiliriz.

Bir başka kötü kader ise Ezekiel’ın başına gelecek. Çizgi romanlarda baya kötü bir şekilde can veren Ezekiel, aynı şekilde burada da ölüme doğru ilerliyor. Ancak yaptığı onurlu davranış sonucu ölümü de son derece onurlu olacak biz izleyenler için.

Ezekiel’in ölümü

 

Carl’a geri dönecek olursak, ölecek olması TWD evreninde büyük değişimlere yol açacağı neredeyse kesin. Ne zaman ısırıldı diye soruyorsanız, Siddiq’in anasını onurlandırmak için zombileri öldürdükleri sırada zombiler Carl’ı yere sermişti. Muhtemelen o sırada ısırıldı ve bu sayede Negan’ın karşısına korkusuzca çıktı. Zaten öleceğini bildiği için kendini feda etmek istedi. Diğerleri buna nasıl izin verdi bilinmez ancak Carl’a 8 senedir ilk defa saygı duydum.

Son olarak Negan vs. Rick’e bayıla bayıla izlerken bir saçmalık meydana geldi. Lucille’i kapan Rick, Negan’ın beynini dağıtacağına sopa ucuyla dokundu. Evet evet, dokundu. YAHU BEYNİNİ DAĞITSANA BE ADAM! diye fırlattım sehpayı da laptop’u da. Negan hemen ölemez anlıyorum ama o zaman böyle bir sahne çekmeyeceksin. Yazık ettiler güzelim dövüşü. Neyse incelemem bu kadar arkadaşlar.

Sezon açılışında görüşmek üzere!

 

Okumaya Devam Et

Bomba

Inhumans 1.Sezon 4. 5. ve 6. Bölümleri İnceleme ve Easter Eggleri

Yayınlandı

on

Bu dizi, çok sancılı süreçlerden geçerek ekranlarımıza geldi. Ortaya bu konsept ile çıkabilecek çok güzel işler varken, elimizdeki sonuç ne yazık ki hüsran oldu, eminim ki Marvel dizileri arasında hem en az izlenen hem en az sevilen yapım olarak yerini almıştır. Dizinin iyi olduğu yanları az da olsa vardı, ben de bölümleri hatırlatıp kısaca neler iyiydi, gerekirse neler kötüydü, ve gözlerden kaçmış olabilecek easter egglere değineceğim.

Dizinin kötü çıkmasının sebep olduğu bir durum daha var ki bunu son bölümü izleyenler tahmin edeceklerdir ben de orada bahsetmeyi tercih ediyorum, fakat hepimiz Inhumans ailesi çok daha görkemli bir şekilde, hatta sinemada kullanılsın isterdik bundan şüphem yok.

Make Way for… Medusa

Bölüm Medusa ve Felicity çakması karakter Louise’nin Dünya’da Black Bolt’u aramasını, Karnak ve Jen’in ilişkisini, Gorgon’un ekip ile maceralarını anlatıyor. Ayrıca yine bu bölüm Maximus’un Dünya’daki doktor Evan Declan ile çalıştığını öğreniyoruz. Maximus Dünya’ya ne ara bu kadar yayıldı, orada iletişime geçebileceği, gerektiğinde kullanabileceği kontaklar edindi hiçbir şekilde bilmiyoruz ve dizi buralara girmiyor. Ayrıca Gorgon’un sahnelerinde benim yüzümden öldü muhabbeti artık milyon kere izlemiş olduğumuz için mide bulandırdı. Karaktere gereken gelişimi, değişimi her defasında senaristler bu yolla vermek zorunda değiller. Attilan’da ise Maximus genetik konseyi – amaçları ne bu konseyin?! – kendi tarafına çekiyor. Bölümün güzel yanları mı? Sadece easter eggler.

Onlar da;

  • Bölüm ismi ”Make Way for… Medusa” Amazing Spider-Man vol 1 62.sayısındaki öykünün ismine bir gönderme.
  • Karnak’ın Dünya’da giydiği giysiler son yıllardaki çizgi romanlarda giydikleri ile birebir aynı.

Something Inhuman This Way Comes…

Bu bölüm ise Black Bolt, Medusa ve Louise ailenin kalan üyelerini arıyor. Gorgon da aynı zamanda Karnak’ı arıyor. Bölüm içinde Karnak Gorgon ilişkisine odaklanan bir flashback de görüyoruz. Şu Ay’dan Amerikan bayrağını sökmeli bu sahne bize Gorgon’un zekasının ne kadar yerlerde olduğunu gösteriyor. Karnak ise yeni aşkı Jene ile kaçıyor. Aralarındaki bir sahnede Karnak’ın Jene’e ”senin ırkın farklı olan herkese kötü tepki verme eğiliminde, özellikle de otorite sahiplerine” kısmı güzeldi. Beklemediğim diziden geldiği için şaşırttı diyebilirim. Jene ile yakalandıklarında, dövüş sahneleri, Gorgon’un yardıma gelişi, bu kısımlar bölümün en iyi sahneleriydi. Bölüm sonunda ise aile buluşuyor, tekrar ayrılmak için! Easter eggler ise yine yüze tebessüm konduran cinstendi.

Easter eggler;

  • Bölüm ismi yine bir çizgi roman sayısı Black Bolt:Something Inhuman This Way Comes’dan gelmekte.
  • Karnak’ın eli ile kurşunu ikiye böldüğü sahne muazzamdı, diziyi izlememin üstünden günler geçmesine rağmen aklımda kalan sahnelerden biri, ve tamamen çizgi romandan alınma.

 The Gentleman’s Name is Gorgon

Bölüm Maximus’un Kraliyet Ailesi tarafından tahtından edildiği bir kabusu görmesiyle açılıyor. Crystal aileye şimşekler yaratarak mesaj gönderiyor. Black Bolt ve Medusa Crystal’in yanında, Karnak ve Gorgon ise tuzak olduklarını bildikleri halde Auron’a doğru gidiyorlar. Maximus ise Dünya’ya onun için savaşmaları adına madencileri gönderiyor. Cidden ”bu mu planın Maximus?” diye sorgulamamak elde değil. Bu bölümdeki bir flashback sahnesi ise Gorgon, Karnak ve Maximus’un eğitim sahnesi. Maximus güzel resmedilmiş. İyi bir sahneydi fakat neden üstünde spor taytı var ve Attilan’daki bütün her şey taht odasında yapılıyor?! Attilan’da Tibor karakteri ise Maximus’a bir darbe planlıyor fakat başarısız oluyor ve bölüm sonunda Maximus tarafında boğazı kesilerek ölüyor, yoksa Ramsey mi demeliyiz? Son olarak fake Cyclops’umuz Mordis’imiz ise Gorgon’un kendini feda etmesi sonucu yeniliyor. Triton’dan sonra Gorgon’un da ölümü kesinlikle saçma dizi bütün karakterlerine yanlış davranıyor ve hepsini tek tek harcıyor.

Easter Eggler;

  • Medusa’nın daha önce Dünya’da yaşadık sözleri çizgi roman’a bir göndermeydi. Çizgi romanlarda 60’lı yıllarda Inhumans ailesi, hatta Attilan ilk olarak Dünya’da bulunmaktaydı, 80’li yıllardaki sayılarda ilk olarak Ay’a taşındılar.
  • Maximus boğaz kesme sahnesi kesinlikle bir Ramsey Bolton göndermesi.
  • Dave Crystal’e God of Thunder diye hitap ediyor, Marvel evreninde bu lakabın sahibi tabi ki de Thor.

 

Şimdilik bu kadar, diziyi Mcu’u eksiksiz takip etmek istiyorum diyorsanız, çerezlik bir dizide olsa izlerim diyorsanız bir iki günde ard arda bölümler izleyerek bitirebilirsiniz. Fakat bahsettiğim gibi, çok kaliteli bir dizi, hatta kaliteli bir dizi beklemeyiz! Bu gibi beklentiler için sizi yine abc’nin dizisi Agents of Shield’a alalım.

Son iki bölümün incelemesinde görüşmek üzere!

Okumaya Devam Et

Bomba

En Underrated Diziler #3 : Falling Skies!

Yayınlandı

on

Doğancan Gedik’in başlattığı ve Person of Interest ile Luther hakkında yazmış olduğu ”En Underrated Diziler” serisinde mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm bir diziyi anlatmak istiyorum: Falling Skies.

Bundan yaklaşık altı yıl önce yabancı dizi izlemeye başladım ve bu süreçte yirmiden fazla dizi bitirip, bir o kadar diziyi de yarım bıraktım. Yabancı dizilerin hayatımda bu kadar yer tutmasını sağlayan en önemli etmen ise tüm bu diziler arasında ilk izlemiş olduğum dizi Falling Skies’tır diyebilirim.

2011’de başlamış olan dizimiz onlarca başarılı yapımda emeği geçen Stephen Spielberg ve Er Ryan’ı Kurtarmak ve Thor: Karanlık Dünya gibi önemli filmlerin yazarlarından olan Robert Rodat tarafından oluşturulmuş bir Dreamworks Television yapımı. 5 sezon boyunca TNT’de yayınlanan dizi, 2015 yılında ekranlara veda etti.

Dizi, genel olarak, hala devam eden uzaylı istilasında eşini kaybeden Tom Mason (Noah Wyle) ve oğullarının uzaylılara karşı olan savaşta hayatta kalma mücadelelerini işliyor.

 ”Sıradan” diyebileceğimiz bir ana konuya sahip olan Falling Skies’ı bence diğer post apokaliptik dizilerden ayıran önemli etmenler; kullanılan düşük bütçeye rağmen dizideki efektlerin güzel olması, bol aksiyon içerip hiç sıkmaması ve savaş psikolojisini olabildiğince gerçekçi anlatabilmesi. Bunlar haricinde, dizinin en iyi yanlarından biriyse ”iyi” ya da ”kötü” karakterler olmaması: savaşın ve kıtlığın insanlar üzerindeki etkisi ve insanların çıkarları doğrultusundaki değişimleri çok gerçekçi bir şekilde işleniyor.

Peki, yapımcılarının Steven Spielberg ve Robert Rodat olduğu bu Dreamworks dizisinin bu kadar underrated olma sebebi ne? Bu soruya cevap olarak konusunun daha önce birçok yapımda kullanılmış olması, bütçesinin gerekenden az olması, dizide rol alan oyuncuların çok ünlü olmamaları ve hepsinden önemlisi: dizinin yayınlandığı dönemde benzer bir konuya sahip The Walking Dead’in ortalığı kasıp kavuruyor olması söylenebilir.

Sonuç olarak, Falling Skies’ın ”muhteşem” olduğunu ya da kesinlikle kendine hayran bırakacağını söylemiyorum ama zaman öldürmek isterseniz kesinlikle denemeniz gereken, oldukça akıcı bir dizi olduğunu düşünüyorum.

 

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Genel3 saat ago

Star Wars: The Last Jedi İncelemesi – Skywalker Efsanesine Saygı Duruşu!

Herkese merhaba. Star Wars: The Last Jedi’ı izledik ve incelememizi hazırladık. İncelemeyi Kutluhan ile Anıl farklı açılardan, farklı bakış açılarıyla...

Bomba3 gün ago

The Walking Dead 8.Sezon 8.Bölüm “How It’s Gotta Be” İncelemesi

Kutluhan’ın incelemesi: The Walking Dead, 8. sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Resident Evil filmi gibi konu değiştirmiş,  zombi mücadelesi insanların savaşına...

Bomba3 gün ago

Inhumans 1.Sezon 4. 5. ve 6. Bölümleri İnceleme ve Easter Eggleri

Bu dizi, çok sancılı süreçlerden geçerek ekranlarımıza geldi. Ortaya bu konsept ile çıkabilecek çok güzel işler varken, elimizdeki sonuç ne...

Bomba3 gün ago

En Underrated Diziler #3 : Falling Skies!

Doğancan Gedik’in başlattığı ve Person of Interest ile Luther hakkında yazmış olduğu ”En Underrated Diziler” serisinde mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm...

Bomba1 hafta ago

Agents of Shield 5.Sezon Part 1 ve Part 2 İncelemesi: Orientation!

Marvel hayranları şu sıralar ellerini kana bulamış ve Punisher’ı bitirmiş, Infinity War fragmanıyla yükselmiş, Black Panther’i ve tabi ki Infinity...

Bomba1 hafta ago

İddialar Gerçek Olmak Üzere! Disney, Fox’un Haklarını Aldığını Haftaya Açıklayabilir!

Biliyorsunuz ki, şu sıralar en önemli konu Disney’in 20. Century Fox’un çoğunluk hakkını satın alıp alamayacağı idi. Hatta haberini X-Men,...

Bomba2 hafta ago

The Walking Dead 8. Sezon 7. Bölüm İncelemesi: Time For After

Bu inceleme The Walking Dead 8. sezon 7. bölüm hakkında SPOILER içermektedir. 8. sezon hayal kırıklıkları ile yoluna devam ediyor....

Bomba2 hafta ago

Avengers: Infinity War Fragman İncelemesi!

Marvel, kurmuş olduğu sinematik evreninin 10. yılına girmiş bulunmakta. Çok şanslı bir nesil olarak, çizgi romanların sinemaya düzgün bir şekilde...

Bomba3 hafta ago

The Walking Dead 8. Sezon 6. Bölüm The King, The Widow and Rick İncelemesi

Bu inceleme The Walking Dead 8. Sezon 6. Bölüm hakkında SPOILER içermektedir Geçtiğimiz haftanın incelemesi gelemediği için özür dileyerek sözlerime giriş...

Bomba4 hafta ago

Justice League İncelemesi ve Tüm Çizgi Roman Referansları!

-SPOILER OLMAYAN KISIM- Kutluhan’ın Görüşleri Villian, solo hikayeler, diyaloglar, espriler, efektler, yan karakterler filmi bir bütün olarak karşımıza çıkardı. Avengers’tan...

Bomba