Connect with us

Anime/Manga

Bir dahinin son 23 günü! L : CHANGE THE WORLD incelemesi!

Yayınlandı

on

Son zamanlarda anime ve mangaların film versiyonlarının artmaya başladığını görüyorum. Attack on Titan, Ghost in Shell, Edge of Tomorrow,Rurouni Kenshin, Oldboy vb. örnekler verilebilir. Hatta Ölüm Defteri’nin yeninden çekilmesi gündemdeki diğer konulardan. Bu durum benim aklıma 2008 yapımı, serinin 3. filmi olarak geçse de tek başına yeterli olan; L:Change the World geldi. Sizin için yeniden izledim ve kaleme aldım. Buyursunlar.

bb

Öncelikle iki üç tane uyarım olacak elbette. Birincisi Death Note animesine veya mangasına bir gözatın (bitirin tabi). İkincisi serinin ilk iki filmini izleyin, devamı olarak bu filmi unutmayın- ki bu en olağanı-. Üçüncüsü de bu filmi izleyin ve “Noluyor lan?, bu L nasıl bir şey, o oturuş o yürüyüş?, Watari efsanesi nedir?, Yagami Light kim?, Ölüm mü Defteri?, Near’ın geleceği parlak herhalde, gibi sorular ve teorilerle çıldırıp araştırın. Anime,manga, film izleyip, tekrar bu filmi izleyin. Evet üçüncü seçenek en çılgınca olanı. Burdan sonrasında azcık SPOILER var gülüm, ona göre.

tumblr_inline_mgwkj1hgkn1rzz6z4

Filmimiz vurucu bir köy sahnesiyle koltuklara kitliyor. Virüs salgını olduğunu öğreniyoruz, güvenli kıyafetleri olan bir ekibin köye teşrif edişi acaba yardım edecekler mi? diye sordurtuyor bizlere. Ancak bu bir deneyden başka bir şey değildir. Dan Brown’ın Inferno‘su gibi bu filmde insanlığın yeniden başlaması adına bir virüs yaymak isteyen bir ekibi konu alıyor. Ancak bu ekibin karşısında sadece FBI yok, Dünya Sağlık Örgütü, Tom Hanks veya Rambo yok. L Lawliet, Ryuzaki var. Bir sayfayı bir saniyede aklına yazabilen, oturuşuyla ve yediği tonlarca şekerli besinle beynini zinde tutan, hayatının son 23 gününü yaşayacak olan bir yetim. Watari tarafından yetiştirilmiş, alfabedeki harflerle kodlanmış, üstün çocuklardan bir tanesi, belki de en efsanesi.

Virüs yayan köy, dünyayı yönetmeye çalışan onlarca ülkeden biri tarafından yok edilir, ancak küçük bir çocuk, F kod adlı – Watari’nin yetimlerinden biri- tarafından kurtarılır. Watari’nin numarası ve gizli bir kodla yalnız başına kalan bu çocuk, verilen görevi tamamlamak için yola koyulur. Numarayı aradığında L ile yolları kesişir. Film çekim, işleyiş olarak zayıf. Ancak o çocuk ile L‘in aynı karede olduğu sahneler muazzam. Filmin kötü yanlarını kapatıyor. Ne Mathilda ile Leon ne de Gandalf ile Pippin bu ikilinin yerini tutamaz.

cccz

“İlk bakıcılık deneyimim, başarısız olacağım gibi görünüyor.” 

Repliğiyle macera başlar. Bu ikili bir odada tatlış tatlış otururken, L ölümü, çocuk ise geleceğini beklerken, kötülük rahat durmaz. Değişmez bir kural vardır ; Bir virüsün başarılı bir şekilde aktif olması için panzehire ihtiyacı vardır. Buna bilgisayar virüsü icat edip, antivirüs satmak da dahil. Kötü tayfanın liderinin bir panzehir planı vardır. Bu plan dahi babanın, kızına verdiği ufak bir ödev ve büyük fedakarlıklarla bozulur. He bir de bu ekip bir dahi doktor kadın, bir psikopat scarface, üç tane de dingilden oluşuyor. Filmin kötü yanlarından biri bu ekip olabilir. Bahsettiğimiz babanın kızı, Watari’yi aramaya koyulur. Google gibi adam Watari. Herkesin aramaya çalıştığı ancak “bunu mu demek istediniz” uyarısıyla L‘e yönlenen bir durum mevcut. Küçük kızımız Maki‘nin yolu da L ile kesişir. Ve ekibimiz daha tatlılaşır. L, panzehire, kötülerden önce ulaşmak için eskilerden bir bilim adamı bulur ve planını gerçekleştirmeye başlar.

Filmin müzikleri dinlemeye değerdir. Ken’ichi Matsuyama izlemeye değerdir. Çoğu uyarlama yapımlarda “Yapacağınız cast seçimine..” diye küfür edilebilir. Ancak bu filmde bunu söylemek imkansız. Bu kadar zor bir karakter, bu kadar başarılı oynanabilir.

tumblr_m0lbb4gmhd1qej54bo1_500

Klasik bir dünyayı kurtarma filmi konusu olup, karakterler ve zeka oyunlarıyla tat kazanan film, benim gönlümde yerini almıştır.
“Ne kadar yetenekli olursan ol, tek başına dünyayı değiştiremezsin. Bu da dünyanın en güzel özelliği sanırım” 
Sinema, anime, manga dünyasından L diye bir karakter geçer. Buna şahit olmak için bile izlenmesi gereken bir yapım; L: Change The World. İnsanlar hep doğru bildiğini yapar. Özgür iradenin en güzel yanı budur. “Doğru olduğuna inandığı” şeyi yapmak. Ancak mükemmel bir varlık olmadığımız için kusurlar peşimizi bırakmaz. Bazen hırs, bazen korkaklık, bazen güç bizi yanlış yola saptırabilir. Ve bakmak, görmek demek değildir. Bir şeyleri göremediğinizde hemen “Kör oldum!” demeyin. Gözlerinizi iyice açmayı deneyin.

“Maki-San, evine hoşgeldin. Yarının da güzel bir gün olsun!” 

tumblr_mkp0eksjco1s6fs3wo1_500

Okumaya Devam Et
yorum yapmak için tıkla!

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anime/Manga

Korktuğumuz Başımıza Geldi: One Piece, Hollywood Yapımı Olarak Tv’lere Geliyor!

Yayınlandı

on

Gerçekten Hollywood ve Manga uyarlamaları yan yana gelince insanların tüyleri diken diken oluyor. O korkunç Dragon Ball uyarlamasından sonra Hollywood adımlarını temkinli atsa da uslanmak bilmiyor. Yanlış hatırlamıyorsam şu sıralar zaten Death Note Netflix işbirliği ile bitti. Sırada Naruto vardı ve şimdi de dünyanın en popüler mangası olan One Piece’in live-action bir TV serisine kavuşacağını öğrenmiş bulunuyoruz.

maxresdefault

Comicbook.com‘un verdiği habere göre şu sıralar 20. yılını kutlayan ünlü manga ve anime serisi One Piece, Prison Break’in yönetici yapımcısı Marty Adelstein tarafından yürütülecek. Sinema değil TV ekranlarında olacak olan One Piece’in hali hazırda 763 manga sayısı ve 800’den fazla bölüm animesi var. Death Note’ı çekerlerken bile ne kadar zorlanacaklarını filmi izlediğinizde anlayacak kadar kültürümün olduğunu düşündüğüm bu sektörde, One Piece’i uyarlamak şaka gibi ama çok zor olacaktır. Şahsen One Piece, Naruto gibi çok sevdiğim animelerin live-action haliyle karşımda görmeyi çok isteyen biriyim. Ancak önceki işler o kadar berbat, o kadar rezil ki ben bile anime ve manga olarak kalmalarından yana oldum. Umarım One Piece ve Naruto’yu iyi bir şekilde kurtarırlar.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Okumaya Devam Et

Animasyon

SHINGEKI NO KYOJIN 2.SEZON TRAILER’I GELDİ!

Yayınlandı

on

Shingeki no Kyojin anime serisi 2013 yılında başlamış ve dünya çapında büyük bir üne ulaşmış başarılı yapımlar arasında bulunuyor ve bir çok seyircisi de mevcut. 2016 yılının muhteşem animeleri beraberinde getirdiği, bu gelecek animelerden birinin de Shingeki no Kyojin‘in (Attack on Titan) 2. sezonu olacağı bekleniyordu. Seri için live-actionlar, filmler çekildi ve anime için çekilen son filmde 2. sezona ait görüntüler yer alıyordu.Mangaka Hajime Isayama ise animenin 2. sezonuna ilk sezondan daha fazla güvendiğini açıklamıştı.

Beklenen trailer ile içimize su serpen anime dizisi Shingeki no Kyojin, 2. sezon, 2017 İlkbahar sezonunda bekleyenleriyle buluşacak. Shingeki no Kyojin 2. sezon detayları animenin resmi isternet ( shingeki.tv/season2 ) adresinde yer verildi ve animenin yapım kadrosunda 2. sezonun yönetmenliğini Masashi Koizuka yapacakken, ilk sezon ve anime filmlerinin yönetmeni Tetsuro Araki 2. sezonun yapımcı koltuğunda oturacağı kesin verilen bilgiler arasında yer aldı.

İyi Seyirler!

Okumaya Devam Et

Anime/Manga

Shingeki No Kyojin, Attack on Titan film incelemesi!

Yayınlandı

on

Aramızda çok geniş bir anime fan kitlesi bulunuyor. Elimizden geldiğince hitap etmeye çalışıyoruz ancak anime dünyası çok derin ve çok acayip. Sinema gibi, tv dizileri gibi değil. Ömürlük olabiliyor, bir bölümü ömre bedel olabiliyor vesaire. Örnek vermek gerekirse Death Note animesi bir kere izlenmez. Hatırlamak için izlersin, başkasına önermek adına birlikte izlersin, böyle bir anime vardı der izlersin. Bir kere izlersen, hayatın boyunca izlersin. Bunun farklı bir versiyonu da One Piece‘dir. 1998’de başladı, ben de yaklaşık 6 yıldır takip ediyorum ve bitmesine 11 yıl kaldığı söyleniyor. Herkesin böyle aşık olduğu animeler oluyor. 2 yıl önce de beni mahveden bir animeye denk gelmiştim; Shingeki No Kyojin. +23 uyarı olması gereken bu yapım, bana bir süre uyku uyutmadı. Kabuslarım olmaya bayılırdı. Yeni sezon beklerken haberini aldık ki filmi geliyor. Avatar: The Last Airbender‘dan sonra hiçbir uyarlama filme güveni kalmayan bizler, tabi ki bu filmden de medet ummadık. Son zamanlarda izleme şansı buldum ve sizinle paylaşmaya başlıyorum. SPOILER mevcut.

2a4384bfd81aede7c5915631f8f781a4

“Ni sen nengo no kimi e” adlı ilk bölümle anime serisine başlayan ve mükemmel sonuçlar alan Shingeki No Kyojin animesine rağmen, senaryoyu tamamen değiştirerek, sinema filmi yapmaya karar vermişler. Rezalet uyarlama senaryosu bir yana, Shinji Higuchi – filmin yönetmeni- benim saygımı tamamen kazandı. Çünkü, bir filmin başarılı olması için bir sürü faktör gerekse de, bu filmde benim kıstasım Titanların nasıl olacağıydı. Ve gerçekten harikaydı. Suratları aynı korkuyu, iğrenme duygusunu yaşattı bana. Bütçesinin düşüklüğü Cgi kalitesini düşürse de, çizimler harikaydı. Mangadan birebir çizilmiş, en ufak bir eksik bırakılmamış. Bu açıdan beni etkiledi.

Film iki parttan oluşmakta. Ancak ben o kadar net olarak ayırmayacağım. Çünkü bir buçuk saatlerden oluşan, bağımsız senaryosu olmayan iki filmi parça parça incelemeye gerek yok. Siz de ikisini bir çırpıda izleyebilirsiniz benim gibi. Senaryosuna One Piece başlangıcı gibi bakalım;
Shingeki no Kyojin veya diğer bilinen adı ile Attack on Titan, olayların başladığı 845 yılının 107 yıl öncesine dayanıyor. Nereden geldiği belli olmayan devler ansızın ortaya çıkmış ve hiçbir ayrım yapmadan insanlığı katletmeye başlamışlardır. Herhangi bir zekâyla hareket etmeyen ve tek amaçları sadece insanları öldürmek olan devler karşısında insanoğlunun karşı saldırısı hiçbir işe yaramamıştır ve insanlık nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Geriye kalan insanlar çareyi 50 metre boyunda duvarlar inşa edip arkasında saklanmayı uygun görmüştür. İç içe üç çember halinde ve adları içten dışa doğru Sina, Rose ve Maria olan duvarlar inşa edilmiştir. En iç bölgeye zengin ve önemli insanlar yerleşirken insanlar duvarların ardında yaşamaya başlamıştır. Okyanuslar, çöller, buzullar, kısacası her yer devlerin alanı olmuştur ve zamanla bu yerler hikâyelere, masallara dönüşmüştür. Ve tam 100 yıl, yani 845 yılına kadar surları hiçbir dev aşamamıştır.

attack-on-titan_

Eren, Armin ve Mikasa, üç arkadaş, surların ötesine bakma için sınıra gider ve en güçlü Titanın duvarda yarık açmasına şahit olur. Shinganshina bölgesi Titanların istilasına uğrar. İzdiham yaşanırken, yönetmen insanların korkusunu, hayatta kalma isteğini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Savaşmayı bilmeyen Mikasa, Eren ve Armin çaresizce kaçmaya çalışır. İnsan sürüsüne kapılan Eren, bebeği kurtarmak için geride kalan Mikasa’dan ayrılır ve demir bir pencereden Mikasa’nın Titan karşısındaki çaresizliğini izler. Yerin sarsılmasıyla Eren geri düşer ve döndüğünde ortada ne bebek vardır ne de Mikasa. Her yer kan gölüne dönmüştür. Az önce yaşadığı yer, pazar, sokaklar, artık yoktur. Eren, her şeyini kaybetmiştir. Bundan sonra onu hayata bağlayan tek şey, intikam duygusudur.

5

Eren ve Armin, Keşif Birliği’ne katılır. Büyük umutlarla katıldıkları bu yerde, askerler güçsüzdür. Shinganshina’nın işgalinden sonra, ülke kıtlıkla mücadele etmeye başlar. Çünkü tek tarım alanları orasıydı. Ve bundan sonra insanlar, aç kalmamak için mücadeleye başladı. Bu mücadeleden biri de askere gönüllü olmaktır. Evet, belki ölüm tehlikesi taşıyor ancak her öğün yemek yiyebiliyorsun. Bu durum, asker gücünü de zayıflatmıştır. Askerlerin psikolojisi darmadağındır. Titanları görmeden atıp tutan Jean, Eren’in sinirini bozar ve iki arkadaşın ilişkisi kötü bir şekilde başlar. Sürekli kavga edeceklerdir. Ta ki savaş meydanında, ölümle karşı karşıya gelene kadar.

f49127bdc44ce89851ad014e7dc08689

Filmin başlarında açılan yarık, Keşif Birliği’nin kapatması üzerine göreve tabi olmuştur. Bunu yapabilmek için hükümetin sahip olduğu tüm patlayıcılar getirilmiş ve bu plana bel bağlanmıştır. Şiddetli bir patlamayla, duvar yukarıdan yıkılacak ve delik kapanacaktır. Plan budur. Bu planı gerçekleştirebilmek için sadece Titanları yenmek yetmeyecektir. Yüzleri kapalı hükümeti ele geçirmek isteyen bir grup, patlayıcıları kaçırmak ister, bu sırada bir asker tüm nefretiyle patlayıcıları titan öldürmek için kullanır. Ve plan boşa gider. Bu sahneden bir tık öncesinde, bebek sesi duyan bir kadın asker, çocuğuna duyduğu özlemle gözü kör olur ve bebeği kurtarmaya gider. Bu fevri hareketi takip eden Eren, bebek Titan ile karşılaşır ve kaçış başlar. Başta da söylediğim gibi Titanlar kusursuz bir şekilde ekrana aktarılmış. Bu bebek Titan beni öyle bir korkuttu ki, ağzımdaki kolayı püskürttüm. Her neyse Titanları uyandıran bu ikili birçok kayıp verilmesine neden olmuştur. Tam herkes ölecek derken Shikishima (Çakma Levi) ve Mikasa girişini yapar. Mikasa ruhsuz bir robot gibi önüne gelen Titanı, arkasına bile bakmadan keser. Shikishima’da bölgenin en iyi savaşçısı, hatta Mikasa’yı eğiten bir idealisttir.

maxresdefault

Mikasa’nın yaşadığı öğrenen Eren şoka girer. Hatta bu şok, Mikasa’nın Eren’i gördüğündeki tepkisizliğiyle iki kat artar. Hatta ve hatta bu şok, Mikasa ile Shikishima’yı sarmaş dolaş görünce 10 kat artacak, Eren’i ayakta durmakta zorlayacaktır. Araları uzun süre limoni olacaktır. Bu sırada bebek Titandan kaçan ikili yakınlaşır, kadın Eren’in elini göğüslerine doğru götürür. Ben zaten burada dağıldım, bu animede böyle şeyler olmaaz diye bağıracaktım hatta. Şaşkınlığım, kızın bir titan tarafından yenmesiyle arttı, moralim ise Eren’in bahtsızlığını gördükçe sıfıra indi.

eren_titan_form_live_action

Savaşın ortasında kalan ekip, artık umutsuzdur. Üç boyutlu Manevra Teçhizatını kullanamayan askerler çaresizce ölümü beklerken, Eren intikamını hatırlar ve güçlenmesi gerektiğine inanarak saldırıya geçer. Bu saldırıda bir iki Titanı öldürünce gaza gelir. Ve Titan tarafından bacağı koparılır. Canını zor kurtaran Eren, çatıda Mikasa tarafından ölüme terk edilir. Ekip çaresizce beklerken, Armin, Titanlardan birinin hedefi olur ve çıtır kraker gibi yutulur. Bunu gören Eren, tek bacakla Armin için Titanın ağzına girer ve Armin’i oradan çekip çıkarır. Ancak kendisi midenin yolunu tutar. Orda göğsünü ellediği kadını görünce sinirlenir ancak kurtuluşu yoktur ve ölür. Ölünce, cennet cehennem araf kaygıları bulunan bizlere karşı Eren, ölünce hayatının sırrını açığa çıkarır. Evet Eren bir Titandır. Hem de çook güçlü bir Titan. Titanlara saldırmaya başlayan Eren, dövüş stilleriyle hepsini paramparça eder. Bu arada sorunuza cevabım evet; bu film yüksek dozda şiddet içeriyor, kan içeriyor, nefret içeriyor. Film yerine animenin izlenmesini şimdiden tavsiye ediyorum.

Benim için film burada bitiyor. Çünkü sonrasında saçma sapan entrikalar dönüyor. Son bir bomba daha çıkıyor. Onu deliğe Eren son dakikada koyuyor. Shikishima hain olmasına rağmen ben patlatırım çekil diyor. Patlıyor, general aslında en güçlü titanmış, patlamayla birlikte ölüyor. Allah da sizi kahretsin diyesi geliyor insanın. Part 1 ve part 2 olan bu filmin, ikinci bölümü fiyasko gerçekten de. Çünkü naif bir kişilik olarak ben, film boyu Levi’yi, Ervin Smith’i ve Annie’yi bekledim. Bunları filme koymamışlar, çünküüü bu karakterler Japon değilmiş. Tövbe estağfurullah çekerek bitirdiğim bu filmde, manganın baş rollerinden, efsane komutan Levi yok, yerine Shikishima var.

maxresdefault-1

Arkadaşlar film, animeyi sevenler için vasat, izlememişler için vasat üstü olarak değerlendirilebilir. Yönetmen, oyunculuklar, sahneler, ortam(çevre), müzikler çok başarılı. Patates kız ve Hange çok tatlıydı. Kurgu, senaryo, cgi ise Allah’a emanet. Tekrar söylüyorum film +23 olabilir, ona göre. Filmi önermiyorum, ama animeyi şiddetle öğreniyorum. En iyi beş animeden biri olduğunu düşünüyorum. Benden bugünlük bu kadar. Sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Genel2 gün ago

Bir Stephen King Uyarlaması: “IT” Film İncelemesi

Kaliteli filmlerin ülkemize geç gelişinden ya da hiç gelmeyişinden muzdaribiz. Geç gelmeyenler ise popüler filmler oluyor. Yani sinemada Imax kalitesiyle,...

Bomba5 gün ago

Çocukluğumuz Bir Bir Eriyor: Toys ‘R’ Us İflasını Açıklamak Üzere!

Geek olmamızın belki de ilk meydana çıktığı yıllardı. O yıllar bakkallar fasikül halinde Spider-Man sayıları satar, lunapark için Tatilya’ya gider,...

Bomba5 gün ago

Çizgi Roman: The Defenders #5 İncelemesi

Defenders 5.sayı geldi çattı. Ben de arkada Defenders soundtrack’ini açtım okudum. Şansıma aksiyon çok yoktu. Aksiyonu az ama eğlencesi bol...

Bomba1 hafta ago

Emmy Ödül Törenine Saatler Kala, Bir En İyi Dizi Adayı: The Crown

Zaman zaman dizi dünyasının Oscar’ı diye de hitap edilen Emmy ödül törenine saatler kalmışken, kendime izlemiş olduğum dram dalında en...

Bomba2 hafta ago

Jeneriği ile Akıllara Kazınmış 15+2 Efsane Televizyon Dizisi!

Bir dizinin en önemli öğesi jeneriğidir. Bu cümlemi direkt kıran bir dizi var Ray Donovan. Jenerik kullanmıyor. Sert bir mizacı...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones: Kitaplarda Hala Hayatta Olan Karakterler!

George R.R. Martin acımadan karakter öldüren bir yazar olabilir fakat öyle karakterler var ki dizi yapımcıları öldürse de sevimli yazarımız...

Bomba3 hafta ago

Inhumans Imax İncelemesi, İlk İzlenim

İlk önce film olması planlanan, daha sonra diziye evrilen Inhumans’ın ilk 2 bölümü Imax sinemalarda gösterime girdi. Amerika’da ABC kanalının...

Bomba3 hafta ago

Beyaz Perde’de Boy Göstermiş Can Alıcı 11 Kadın!

Daha önce en efsane kötü karakterler videosu ile karşınıza çıkmıştık. Şimdi ise iyisiyle, kötüsüyle, çılgınıyla, tatlısıyla, kurbanlık koyun gibi insan...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones’u Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz? Nedir bu Game of Thrones Manyaklığı?

Manyak, kelimesi burada kötü anlama gelmemektedir. Ülkemizde tatlı kişilere manyak tepkisini veririz. Ve bu ülke, kalıbımı basarım ki Game of...

Bomba4 hafta ago

Game of Thrones 7.Sezon Finali “The Dragon and the Wolf” İncelemesi ve Akılda Kalanlar

“Karlar yağdığında ve ak rüzgarlar estiğinde yalnız kurt ölür ama sürü yaşamayı sürdürür.” SPOILER Dizinin asıl müziği en hafif halinde...

Bomba