Connect with us

Animasyon

BUHRANLARDAN BUHRAN BEĞENECEĞİNİZ, SİZE HAYATI SORGULATACAK 10 FİLM !

Yayınlandı

on

Güne benim gibi bomboş mu uyandınız? Akşamüstü oldu ve ne yapayım diye mi düşünüyorsunuz? Yoksa en ağırı saat gece on ikiyi geçti ve uyuyamıyor musunuz? Size akıllardan kolayca çıkmayacak, kafanızın hep bir köşesinde yaşayacak film önerileriyle geliyorum.

İlkiyle hemen başlayalım !

19840159

1 – Le Tableau, Mutluluğa Boya Beni;

Sinema dünyasının en yaratıcı filmlerinden biri olan Le Tableau, bitmemiş bir tabloyu konu alıyor. Animasyon filmlerinin sınırsız imkanı, bizi bu filmle buluşturuyor. Filmde, tamamen boyanmış Toupin’ler kontrolü ele almış ve çizimleri yarım kalan Pafini’leri şatodan ve bahçeden kovmuştu. Bu düzeni yıkmak için yola koyulan 3 arkadaşın macerası size sadece hayatı değil yaratıcıyı bile sorgulatacak. Spirited Away en başarılı animasyon filmi olarak görünse de bu film rakip tanımaz ve film olmaktan ötedir.

Dogville Photo: Framegrab

2-Dogville

 Söylemem gereken ilk şey, daha önce böyle bir film izlemediniz. Bu filmi izlemeye hazır olmayabilirsiniz. O yüzden önce fragman izlemenizi tavsiye ediyorum. Film, mafyadan kaçan güzeller güzeli Grace(Nicole Kidman)’in ufak bir kasabaya sığınma isteğinin sonuçlarını ele alıyor. Kadına acıyarak saklamak isteyen kasaba halkı, film boyunca çatlak verecek ve Grace’i sınayacaktır. Kasaba’nın gerçek yüzünü görmeye dayanabilecek misiniz? Bir sahnesinde bile Grace olmayı kaldırabilecek misiniz? Ve son olarak bir “Lars Von Trier” filmidir, ona göre. Ve bu film size insanlara ne kadar güvenmeniz gerektiğini sorgulatacak.

639c29ed99dc4e69ff0dd53651e57c35

3 – Sakasama No Patema, Tepetaklak Patema;

Evet, bu sefer bir anime yapımıyla karşınızdayım. Japonya çizim sanatına özgü hatlarla çizilince animasyon değil anime oluyor beyler bayanlar. Bilmeyen duymayan kalmasın. Kıyıda köşede kalmış bir film Patema Inverted (bu da ingiliçcesi). Ünlü olması için illa Disney’in çekmesi gerekiyor sanırım. Gelelim filmimizin konusuna, koruyucu kıyafetler giyerek karanlık ve kapalı alanlarda yaşayan bir grup insan, sakin ve keyifli bir yaşam sürer. Patema, yeraltı tünellerini keşfetmeyi çok seviyordur. En sevdiği yer ise “tehlikeli bölge” denilen ve köyünün insanların girmesini yasakladığı yerdir. Azarlanmasına rağmen Patema merakını bastıramaz ve hiç kimse tehlikenin ne olduğunu açıklayamıyordur. “Tehlikeli Bölge”ye olan yolculuklarından birinde Patema beklenmedik bir şey ile karşılaşır. Saklı sırlar açığa çıkar. Konuyu biraz açıklamak bile spoiler olabilir film için. Son saniyesine kadar keşif yapacak ve film bitince kendinizle başbaşa kalacaksınız. Ve bu film size dünyanın değerini ne kadar bildiğimizi sorgulatacak.

thefountain

4 – The Fountain, Kaynak;

Aslında benim listemde zirvededir ve hiç sarsılmaz yeri. Ama objektif düşündüğüm için 4. sırayı uygun gördüm. Yoksa filmlerin hası benim için bu değeri bilinmeyen yapımdır. Gişede zarar etmiş, Brad Pitt yüzünden aksaklıklara uğramış, bütçesi kısılmıştır. Ona rağmen Aronofsky bu kusursuz eseri hayatımıza eklemiştir. Konusunu hiç anlatmak istemiyorum aslında. Direkt filme girip, akışına kapılmanız gerek. Clint Mansell sizi zaten ağlatacak. Hugh Jackman ile Rachel Weisz sizi zaten aşık edecek. Kabataslak olarak konusu, 3 farklı zamanda sevdiği kadını kurtarmaya çalışan bir adamın mücadelesidir. Filmin akışıyla hissettiklerimiz, kabul ettiğimiz ve ya etmediğimiz şeyler sizi filme bağlayacak. Daha önce birini sevdiniz mi? İşte bu film size “O’nu gerçekten sevdiniz mi?” sorusunu soracak ve sizi “The Last Man” soundtrack’ı ile başbaşa bırakacak. Etkisinden uzun süre çıkamayacağınız bu serüven, size ölümü ve sevgiyi sorgulatacak.

red-like-the-sky-rosso-come-il-cielo-26682

5 – Rosso come il cielo, Gökyüzü kadar kırmızı;

Bu filmin sinema dünyasındaki yeri ne kadar önemli biliyor musunuz? Çok. Red Like The Sky(Bu da ingiliçcesi), ünlü İtalyan ses teknisyeni Mirco Mencacci’nin hayat hikayesinden esinlendiği için her sinemaseverin izlemesi gerekir. Konusu da, sinema aşığı bir çocuğun, talihsiz bir kaza sonucunda görme yeteneğini kaybetmesini içeriyor. Empati yapma ihtimaliniz var mı? Hem de filmi izlemeden. Ki dönem İtalya’sında görme engellilerin devlet okula gitmesi yasaklanıyor ve özel bir okula gitmek zorunda kalınıyor. Ordaki zor şartlarda sinema aşkını devam ettirmeye çalışan Mirco, hepinizi ağlatacak, ağlatmalı. Ve bu film “ay bu film çok sıkıcı” diyen sizlere, sinemaya ve hayallerinize ne kadar bağlı olduğunuzu sorgulatacak.

taxi-driver1

Taxi Driver, Taksi Şoförü;

Ben kimim ki bu filmi sıralamada 6. sıraya koyacağım. O yüzden numara vermek istemedim. Hatta böyle sıralamalar tamamen gereksizdir. Ama adet yerini bulsun ve de sizlere izleme önceliği sunması için sıralıyorum. Ama bu film çok ağırdır. Scorsese gözünden New York’u gezip, Robert De Niro ile yalnızlıkla savaşıyorsunuz. Paul Shreider ile de yozlaşmış, kirlenmiş her şeye lanet okuyorsunuz. Replikleri, sahneleri yıllarca unutulmayacak bu yapım, Travis adında bir taksi şoförünün kendisiyle ve dış dünyayla olan savaşını konu alıyor. Travis gibi düşünmek tehlikelidir. Sıradan empatiler gibi olmayacak. Ve bu film size nefes aldığınız her anı, adım attığınız her yeri sorgulatacak.

2991224

6 – Mandariinid, Mandalinalar;

Daha önce de savaş filmi izlediniz biliyorum. Er Ryan filminde Normandiya Çıkarması, Platoon’da Vietnam‘ın yanışı sizi etkiliyor biliyorum. Ama derin bir film çekmek için bunlardan fazlası gerekiyor. Ha bu demek değildir ki o efsane yapımlar tırt. Tabikide değil ama Mandalinalar filmi, tüm savaş filmlerini ezip geçecektir. Belki onları gölgede bırakmayacak ama anlamsızlaştıracaktır. Soundtrack’ını hala dinliyorum. Filmi izlerken aman diyeyim es geçmeyin. Her neyse Abhazya Savaşı sırasında Mandalina bahçesi olan bir adam ve ona palet yapan komşusunu konu alıyor filmimiz. Savaşın buraya sıçraması da an meselesidir. Ve olayların gelişimi sizi o kaçınılmaz finale sürükleyecek. Savaşlar hiçbir zaman zaferle sonuçlanmaz. Kayıplardan başka bir şey kalacaksa eğer, o da bazı insanların temiz kalbidir. Bu film size uğruna savaştığınız şeyleri sorgulatacak!

kelebek-8

7 – Papillon, Kelebek;

Esaretin Bedeli filmini izlemeyen bir nesil yetişemez evet. Çünkü imdb vb. siteler o filmi yaşatıyor. Ancak bu film şu sıralar bile unutulmaya yüz tutmuş durumda. İzleyenlerin, herkese önermesi gereken bu yapım, hapishane filminden fazlasını barındırıyor. Steve McQueen’i duymuştum ve başka filmlerde izlemiştim, evet. Dustin Hoffman’ı çoğu filmden bilir, Rain Man‘den hayranımdır. Ama bu film onların zirveyi yaşadıkları ve yaşattıkları yapımdır. Henri Channiere’nin romanından uyarlanan bu film ihtilalden sonra hapis cezasına çarptırılan bir grup Fransız mahkumu anlatmasının yanı sıra “Papillon” lakaplı mahkumu merkezde tutmaktadır. Soundtrack kalitesiyle, senaryonun etkisiyle bu film size özgürlüğünüze ne kadar bağlı olduğunuzu sorgulatacak!

detachment_poster

8 – Detachment;

Ölü Ozanlar Derneği, bu türün en başarı yapımıdır. Bunda hemfikiriz biliyorum. Tony Kaye imzalı bu film Adrien Brody ile bambaşka bir tat olmuştur. Okullarda kalıcı olamayan öğretmenimiz Henry Barthes, son okulunda ağır vakalar ile karşılaşır. İnsan ilişkileri güçlü olan öğretmen, insanları çok sevmektedir. Herkese ulaşabilse, birer birer hepsini kurtarmaya çalışacak kadar büyük bir yüreğe sahiptir. Bu filmi izleyip de bir şey öğrenmeden kapatan insanların yaşadığını dahi düşünmek istemiyorum. Hayatta herkes zorluk yaşar bilirim. Ama herkes bu kadar iyi insanlarla karşılacak kadar şanslı olmayabilir. O yüzden böyle filmlere sahip çıkmak gerekir. Ben de bu borcumu filme ödüyorum. Film size çok fazla şey sorgulatacak!

tumblr_mzrutxbrm71scbx8jo1_1280

9 – Kader;

Bir de Türk filmi olsun istedim. Çünkü yerli sinemaya çok fazla ilgi gösterilmiyor. Ama emin olun Hollywood‘dan kaliteli yapımlarımız mevcut. Hele oyuncularımız çok daha kaliteli, güvenin bana. Şu Ufuk Bayraktar’ı bir izleyin, onun acısını yaşayın, Vildan Atasever ile sigara yakın diye bu filmi önermeyi seçtim. Ve emin olun şu an, en sevdiğim sahnesini izleyerek bu yazıyı yazıyorum. Filmimiz Masumiyet filminin bir tiradını konu alıyor. Niye mi Masumiyet’i önermedim. Aslında önerdim, bir zahmet onu da izleyin. Bekir, Uğur’a aşıktır. Uğur ise Zagor’a. Burdan yola çıkarak yaşananlar, Zeki Demirkubuz kalitesini size gösterecektir. Ve film size hayatınızda birini gerçekten sevip sevmediğinizi sorgulatacak!

mary-ve-max-mary-and-max-turkce-dublaj-izle-142

10 – Mary and Max;

Finali bu filmle yaptığım için mutluyum. Birinci sırada olmayı hakettiğini filmin sonunda isimleri okurken anlayacaksınız. Filmi hemen kapatamazsınız. El gitmiyor. Ya da ağlamaktan haliniz kalmıyor. Yüzüklerin Efendisi filminde bir replik vardır, “Size ağlamayın demeyeceğim çünkü her gözyaşı şerden akmaz!”. Bu repliğin ışığında size ağlamanızı öneriyorum. Sulugöz veya taş kalpli denen iki kutup insan tipi vardır. Herkes ağlayıp gülmeli bu stop motion yapımda. Ve konusu; Avusturalyalı 8 yaşındaki küçük Mary ve Asperger sendromlu Amerikalı Max arasında başlayan mektup arkadaşlığını barındırmaktadır. Bu mektup arkadaşlığı, bu iki yalnız insanın birbirlerini tanımasını ve birbirlerinin hayatlarını değiştirmesini sağlar. Bu film size bir şeyler sorgulatmaktan çok fazlasını yapabilir. Animasyon önermemin bir diğer nedeni, bazı insanların “ben animasyon izlemem” tarzı düşüncelere sahip olmasıdır. Bu yıkılmalıdır.

Bu yazıyı yarım saatte yazmadım arkadaşlar. Hepsini tek tek yazarken ya soundtracklerini dinledim, ya bir sahnesini izledim, ya da filmleri yeniden hatırlayıp derin düşüncelere daldım. Bazı duyguları ayrı çatılar altında paylaşmak, sinemanın sihirli özelliğidir. Bunu kullanalım.

İyi seyirler.

Animasyon

ARROW 5.Sezon 19.Bölüm “Dangerous Liaisons” İncelemesi

Yayınlandı

on

Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Dönüşü hiç sevindirmeyen bir dizi olarak Arrow, ortalamanın üzerinde bir bölümle geri geldi. Tabii bu kadar kısa bir yorumla kurtulamayacak. Oliver Queen’in karanlık rezilliğinden sonra sıra Felicity ve Lyla’da imiş. Bu bölüm bunu gördük bunu yaşadık. SPOILER içeren yazıma geçebilirim.

Prometheus, gizli kimliğini kaybetse de gizlenmeyi iyi bilen biri olarak bölümdeki yerini alıyor. Reis saklanmış. Argus, CIA, Amerikan Başkan’ı dahil herkes devreye girmiş Prometheus’u aramaktalar. Herkesten daha zeki olduğu için güzel bir tuzak hazırladı ve bölüm de böyle başladı.

Sevdiceğini kaybetmiş Felicity sonunda Sith tarafına geçiyor. Beklenen de buydu. Ama ne kadar karanlık orasını tartışabiliriz. Bir ajan öldü, most wanted bir mahkum kaçırıldı. Felicity’ye sanki dünyayı yakmış gözüyle bakıldı. He bir de Felicity’yi durdurma kararı alan Oliver, evine gidip konuşup ikna edemediğinde, orada durdurmayı aklına getirmedi. Ya planın bir parçasıydı ya da içten içe Felicity’nin başarılı olmasını istiyordu. İşleyemedikleri kısımlardan birkaçı buydu. Bu kadar bölümdür körü körüne Helix’e güvenen Felicity Team Arrow’a sırf intikam için sırtını dönüyor. Bu çok güzel bir olay. Severim yani böyle durumları. Ama dargınlık olmadan geri dönmeler, aflar, pişmanlıklar olacağı için bu kurgu da çuvallayacaktır. Sonuç olarak finali düşünülerek çekilmiş bölümden ancak böyle bir sonuç çıkabilir. Duygu gelişimi zayıf, Helix’in kaçışı bariz, kaçırılan adamın gizli tutulması belirgin bir tehlike, sadece amors çekimler ile Arrow yine vasat bir dizi olmaya devam ediyor. Bir DC Süper Kahraman dizisi değilsin Arrow. Her zaman söylüyorum Kanal D dizisisin. Heh oraya da değineyim.

Kanal D dizileri ağır, dramatik, entrikalı olur. Ve bu bölümde meyvelerini verdi. Rene ile Quentin beni ağlattı. That’s the spirit dostlar. Böyle bir gidişat istiyorsan böyle sahnelerle gel. Rene, kızıyla görüştüğü sahnede üst düzey bir oyunculuk gerçekleştirdi. Quentin’in de gözleri dolunca zaten seyirci kolayca paket oluyor. Benim için bölümün en iyi sahnesiydi ki bu bölümde Rene ile Quentin’in yeri büyüktü. Dramatik yanı, Lyla ve Felicity’den çok daha derindi.

He, Lyla var bir de. Uzun bir süre ev hanımı olarak karşımıza çıkan Lyla, davranışları ve kararları açısından tam bir Waller olma yolunda ilerliyor. Bunu gören Diggle diggle diggle, trip atıyor. İllegal yollara başvuran Lyla, çok düzgün  bir insan olan Diggle tarafından yargılanıyor. Ben böyle şeyleri tırt buluyorum. Gerçekçiliği yok.

Bölümle ilgili hiçbir şey anlatmadım değil mi? Çünkü hiçbir şey yok. Curtis hala car car konuşuyor, Dinah çığırıyor, Oliver bilmiş tavırlarla geziyor, Prometheus gizleniyor, Felicity ve Lyla kötü kararlar alıyor. Felicity bütün tuşlara basarak fotoğraflar açıyor, yer tespit ediyor falan filan. Aksiyon sahneleri zayıf ve az sayıdaydı. Sonuç olarak Felicity’nin bütün kararları suratında patlıyor. Tam ahkam keserken, Helix tarafından tuzağa düşüyor ve bölüm bitiyor. Uzun uzun konuşmalar bizi bekliyor. Ben ise gelecek bölümü beklemiyorum. Arrow’u incelemeye devam edeceğim ancak Arrow benim için bitmiştir. Haftaya görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et

Animasyon

Rick & Morty Üçüncü Sezon Sonunda Başladı

Yayınlandı

on

Herkese merhaba dostlar.

Öncelikle şunu bir kenara iliştireyim, bu tam olarak bir inceleme yazısı değil. İşin erbabı bir sürü arkadaşım elbette zaman içerisinde bölümde geçen en küçük detayın bile arkasında yatan hikayeyi, sinematoloji veya animasyon tekniklerinden konuşacaktır. Bugün ben Rick&Morty’e bir saygı duruşunda bulunmak istiyorum. Aşağıda seri ve bölüm ile ilgili spoiler var. Bak bulunabilir değil, var.

rick-and-morty-season-3-creators-tease-a-return-to-previous_31mx

Benim Rick&Morty ile tanışmam bir hayli geç oldu. İnternette gördüğüm paylaşımlar, resimlerin Netflix’de gözüme ilişmesi üzerine izlemeye başladım seriye, tahminen üç ay önce. Yani ben sizler gibi aylardır heyecan içerisinde bir bekleyişte değilim, biraz yenisiyim buraların. Kırksekiz saat içerisinde iki sezonu tüketip, sessiz bir bekleyişe girdiğimi hatırlarım. Gerçekten çılgınlar gibi güldüğüm ilk seridir Rick&Morty. Yazarlarının dahiyane bir şekilde sunduğu olayları, “Mind-blown” anları ile pek çok izleyici gibi benim de hayranlığımı kazandı. Doğal olarak üçüncü sezon için bekleyişe geçtim ve ucundan kıyısından haberleri takip ettim.

Sonunda üçüncü sezon önümüzde. Bölüm hakkında ilk söyleyebileceğim şey, keşke daha uzun olsaymış. Gerçekten tadı damağımda kaldı. Bölümü Rick’in dördüncü duvarı yıkan tiradını dinleyerek bitirirken kendi kendime bende ufak bir tiradda bulundum. “Bu kadar beklettiniz de yirmi dakika mı reva gördünüz bizlere?! Hay sosunuz batasıcalar!” replikleriyle bitirdim bölümü. Çünkü Rick’in federasyonu beş dakikada yok etmesi her ne kadar seri içerisinde mantıklıysa bile benim için yeterli değildi. Kısa kaldı.

Seri içerisinde mantıklı demişken, altının çizilmesi gereken bir konu var. Serinin en büyük başarımlarından biri kendi içerisinde tutarlılığını kaybetmemesi, bunu üçüncü sezon ile çok şık bir şekilde devam ettirmişler. Benim için herhangi bir kurguda ki sürekli tutarlılık çok önemlidir. Kendisiyle çelişmeyen bir evren yaratmak bir hayli zor bir şeydir, eline kalem alıp iki sayfa yazı yazan bilir bunu. İşte bu tutarlılık, Rick&Morty gibi absürt komedi elementlerini sıkça kullanan bir seride aslında çok daha az seviyede tutabilecek iken, yazarlarının inşa ettiği süreklilik kesintisiz bir şekilde, kendi absürt mantığı çerçevesinde çok mantıklı. Rick’in, Rick konseyini yok etmesi, federasyon’un tek bir hamle ile çökmesi… Fevkalade.

rick-and-morty-season-2-episode-3-wedding-squelchers-rick-prisoner

Bölümün kendisi konuya uzatmadan girdi, Rick on beş dakika içerisinde hapishaneden kaçtı, devrim yaptı, Dünya’yı uzaylılardan temizledi. Rick bunu Rick olarak yaptı. Diğer Ricklerin yok olmasına ön ayak oldu. Burada aslında seride ki alt hikayeye katkı sağlayacak iki sahne var. Birincisi ilk garaj sahnesi. Rick’in gençliğine döndüğümüz bu sahne aslında Rick’in kendi kurgusu. Tam olarak karakterin geçmişini irdelemese bile, Rick’in geçmişi hakkında gördüğümüz ilk sahne. Boyutlar arası teleportasyon cihazını inşa ederken Rickler konseyinden gelen bir Rick’in konuya dahil olmasıyla gelişiyor ve bu tamamen Rick’in kurgusu olarak, Rick’in gözünden anlatılıyor. Burada ben bu kurgunun içerisinde gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum, bu sezon muhtemelen Rick’in geçmişinden daha çok sahne göreceğiz. İkinci sahne ise son sahne. Burada Rick, Mortyi köşeye sıkıştırıp “Sen ve ben, sonsuza kadar maceralara atılacağız.” söyleminde bulunuyor. Burada Rick aslında Morty teorisinin bayağı kuvvetlendiğini düşünüyorum.  Aynı şekilde bölümün kendisinin Kötü Morty, orijinal Morty’nin yerine geçti teorisini de desteklediğini düşünenler var internette.

Nasıl övsem bilemedim, Elimizde bir efsane var, bu dönemin kültü olmuş bir seri var ve ben bunun hakkında ne söylesem asla hislerimi tam olarak yansıtamayacak.

Bu arada, şu McDonalds sosunu yemiş olan var mı ?

Okumaya Devam Et

Animasyon

DC’den NIGHTWING Filmi Geliyor! Yönetmen ise Enteresan…

Yayınlandı

on

Dün Batman solo filminin yönetmeni, önce anlaşamayıp masadan kalktıkları, sonra yeniden anlaştıkları Matt Reeves ismi kesinleşti. Aday olarak deneyimsiz olduğunu düşünürken, Nightwing filmi yönetmeni için ise Chris McKay uygun görülmüş. En son The Lego: Batman Movie animasyonunu yönettiğini bilmekteyiz. Filmin Live-Action olacağı hakkında bir bilgiye de sahibiz. Yani şaka maka nur topu gibi bir Nightwing filmimiz çekilmek üzere!

Senaryosunu ise Bill Dubuque yazmakta. Kendisini ilk The Jugde filminde izlemiştim. Çok sevdiğim bir dokuya sahipti senaryosu. Son filmi The Accountant fena değildi. O yüzden güvenebiliriz.

Kimdir bu Nightwing. Birden fazla kişiye sahip bir DC karakteri. İsmi bir Mahsun Kırmızıgül filmi olan Gecenin Kanatları’nı andırmaktadır. En ünlü Nightwing, Batman’ın tatlı yardımcısı Dick Grayson’dır nam-ı diğer Robin. Sinemada görmeyi beklediğimiz de bu Nightwing’dir. The Dark Knight Rises’ın twist karakterini solo bir yapımda görmek isteriz.  Batman Forever ve Batman & Robin animasyonlarında gördüğümüz Dick, Chris’in son filminde The Lego’da da görünmüştür. Hee demek burdan aklına geldi seslerini duyabiliyorum.

Marvel Sinema Evreni, göklerden DC Evreni’ne bakarken bu haber fena olmadı. Bu yıl Wonder Woman ve Justice League filmleriyle kendini kanıtlayacak, Aquaman, Gotham City Sirens, Cyborg, Green Lantern Corps., The Flash ve Shazam ile Marvel’i yakalamaya çalışacak. Nightwing de yerini almaya çalışacak. Hee Batman filmi yüzünden kaynar ya da sürekli ertelenmekten zaman aşımına uğrarsa güncel haberlerle sizi bilgilendireceğiz. Takipte ve sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Genel3 gün ago

Bir Stephen King Uyarlaması: “IT” Film İncelemesi

Kaliteli filmlerin ülkemize geç gelişinden ya da hiç gelmeyişinden muzdaribiz. Geç gelmeyenler ise popüler filmler oluyor. Yani sinemada Imax kalitesiyle,...

Bomba6 gün ago

Çocukluğumuz Bir Bir Eriyor: Toys ‘R’ Us İflasını Açıklamak Üzere!

Geek olmamızın belki de ilk meydana çıktığı yıllardı. O yıllar bakkallar fasikül halinde Spider-Man sayıları satar, lunapark için Tatilya’ya gider,...

Bomba6 gün ago

Çizgi Roman: The Defenders #5 İncelemesi

Defenders 5.sayı geldi çattı. Ben de arkada Defenders soundtrack’ini açtım okudum. Şansıma aksiyon çok yoktu. Aksiyonu az ama eğlencesi bol...

Bomba1 hafta ago

Emmy Ödül Törenine Saatler Kala, Bir En İyi Dizi Adayı: The Crown

Zaman zaman dizi dünyasının Oscar’ı diye de hitap edilen Emmy ödül törenine saatler kalmışken, kendime izlemiş olduğum dram dalında en...

Bomba2 hafta ago

Jeneriği ile Akıllara Kazınmış 15+2 Efsane Televizyon Dizisi!

Bir dizinin en önemli öğesi jeneriğidir. Bu cümlemi direkt kıran bir dizi var Ray Donovan. Jenerik kullanmıyor. Sert bir mizacı...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones: Kitaplarda Hala Hayatta Olan Karakterler!

George R.R. Martin acımadan karakter öldüren bir yazar olabilir fakat öyle karakterler var ki dizi yapımcıları öldürse de sevimli yazarımız...

Bomba3 hafta ago

Inhumans Imax İncelemesi, İlk İzlenim

İlk önce film olması planlanan, daha sonra diziye evrilen Inhumans’ın ilk 2 bölümü Imax sinemalarda gösterime girdi. Amerika’da ABC kanalının...

Bomba3 hafta ago

Beyaz Perde’de Boy Göstermiş Can Alıcı 11 Kadın!

Daha önce en efsane kötü karakterler videosu ile karşınıza çıkmıştık. Şimdi ise iyisiyle, kötüsüyle, çılgınıyla, tatlısıyla, kurbanlık koyun gibi insan...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones’u Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz? Nedir bu Game of Thrones Manyaklığı?

Manyak, kelimesi burada kötü anlama gelmemektedir. Ülkemizde tatlı kişilere manyak tepkisini veririz. Ve bu ülke, kalıbımı basarım ki Game of...

Bomba4 hafta ago

Game of Thrones 7.Sezon Finali “The Dragon and the Wolf” İncelemesi ve Akılda Kalanlar

“Karlar yağdığında ve ak rüzgarlar estiğinde yalnız kurt ölür ama sürü yaşamayı sürdürür.” SPOILER Dizinin asıl müziği en hafif halinde...

Bomba