Connect with us

Animasyon

Çizgi Romanların En İyi 5 Kadın Villianı!

Yayınlandı

on

Bu aralar çizgi romanları eskiye nazaran çok daha fazla okumaya başladım. Elimden geldiğince takip edip, site için yazılar hazırlamak amaçlı bu kararı aldığım söylenilebilir. Bir başka sebebi ise çizgi roman okumayı oldukça özlemiş olduğumu farketmem. Marvel ve DC’nin sinemalar üzerinden yaptığı savaşlardan ötürü çizgi romanlar dahi onlarla bir gideyim diye ne badireler atlattı. Örneğin Marvel’ın yüzü Spider-Man’den Iron-Man’e geçti ve bu şahsım adına hoşuma gitmeyen detaylardan sadece biri. Sinema evreni ile çizgi romanların satışını iyice arttırmak adına paralellikleri arttırmak bence yanlış bir yön. Bir başka örnek Harley Quinn’in Margot Robbie versiyonundan sonra çizgi romanlarda da neredeyse aynı tipe bürünmesini gösterebiliriz. Her neyse, konumuza dönersek çizgi romanları okurken farkettiğim güzel bir detaydan yola çıktım. Dönemimiz kadın süper kahramanlarının veya villainların, erkeklerin maceralarının yanında artık figüran değiller. Evrenler arası çok ince noktaları tamamlayan hatta başrol olduğu bir dönem. Örneğin her ne kadar Civil War II çok sevilmese bile Iron Man’in karşısında yer alan bir Captain Marvel vardı. İşte kadının gücü diyerek sizlere en iyi 5 kadın villainlarımı listeledim. Bu liste tamamen kendi sevdiğim karakterler üzerinden oluşturuldu bu yüzden HOOOAYDAA çekmenize gerek yoktur diye düşünüyorum. He, listeye şu da girse çok iyi olurdu veya benim listem de şu diyerek yorumlara katılırsanız çok sevinirim, o ayrı.

Haydi başlayalım.

5- Black Cat

temp1

Spider-Man evreninde Felicia Hardy tam olarak villain sayılmasa bile yaratılışı Kingpin tarafından olması ve çok da kahramanca işler yapmadığını varsayarsak bu listeye alabilirim diye düşünüyorum. Gücü, çevikliği ve bulunduğu ortam da olan herkese kötü şans getirdiği için kendisi oldukça şanslıdır ve işleri yolunda gider. Spider-Man ile aşk yaşadıkları da olmuştur ancak genel olarak Peter’ı dişiliği ile oyalamayı sever ve istediğini alır. İlk görünüşü The Amazing Spider-Man 194. sayıdadır ve orijin hikayesi ise bir sonraki sayı olan #195’te anlatılır. Silah olarak eldivenlerinde gizli olan pençelerini kullanmakla yetinir. Civil War sırasında çıkan Superhuman Registration Act’ı imzalayarak devlete kayıtlı süper kahramanlık yapan biri haline geldi. Sinemalar da onu son olarak The Amazing Spider-Man 2’de şuan Star Wars: Rogue One ile meşgul olan Felicity Jones canlandırmıştı.

4- Poison Ivy

batman-poison-ivy-1366x768-wallpaper

Yeşil rengin Green Arrow’dan bile önce akıllara getirdiği Poison Ivy, hem DC çizgi romanlarının hem de benim vazgeçilmezlerinden biridir. Orijinal Poison Ivy, 1966 yılında yazar Robert Kanigher ve sanatçı Sheldon Moldoff tarafından yaratılmıştır. Catwoman’ın oldukça sevilmesinin ardından Batman’e bir kadın villain yaratmak amacıyla tasarlanan Ivy, bitkilere takıntılı olduğu ve bu bitkileri çok iyi kullanabildiği için düşmanlarını çekiciliğiyle etkilediği gibi onları bu bitkileriyle zehirler. Modern Çağ çizgi romanlarında Ivy, DC evrenini etkileyen Crisis on Infinite Earths ile çok değişmese bile yeniden tasarlandı. Ailesinden uzak bir şekilde botanik bitki ve biyokimya üzerine üniversite okuyan Pamela Isley, burada ki hocası Dr. Jason Woodrue tarafından baştan çıkarılıyor. Woodrue’nin yaptığı bitki deneylerden birini Isley’e enjekte ederek onu Poison Ivy’e çevirir. Batman filmlerinde ise Uma Thurman tarafından canlandırılmasına rağmen o korkunç filmleri hatırlamak istemiyor ve 3 numaraya geçiyorum.

3- Elektra

Frank Miller’ın Frank Miller olduğu zamanlar olan 80’li yıllar da Daredevil’ın sevdiceği olarak yaratılan ancak çok daha derin bir alt teması hazırlanarak harika bir villain’a evrilen Elektra’yı listemin 3.sırasına alıyorum. Çizgi roman ilk görünüşü Daredevil #168’e denk gelir ve yılı 1981’dir. Netflix Daredevil dizisinde istediğim Elektra’yı göremediğim için hala üzgünümdür ancak o dizide Daredevil gibi Punisher gibi über ötesi karakterler yeterince efsane işler yaptığı için bu konuyu çok düşünmedim. Orijin hikayesinde ise, Yunan büyükelçisinin kızı olan Elektra Natchios dövüş sanatlarıyla yakından ilgili bir hatun. Babasıyla birlikte ABD’ye gelir ve hayatının aşkı Matthew Murdock’un da olduğu Columbia Üniversitesinde siyaset bilimini okur. Elektra’ya dönüşmesini tetikleyen olay ise üniversite kampüsünün teröristlerce basılıp öğrencilerinin rehin alınmasıyla başladı. O sırada orada olan Matthew ile Elektra, teröristleri dinlene dinlene dövmüşler ancak Daredevil, Elektra’nın babasını terörist sanıp ona da vurmuştur. Sevdiceğinden darbe yiyen ve adalete güveni kalmayan Elektra, Japonya’ya yolu düşer ve orada ustaların ustası Stick’ten dövüş eğitimi alır. Elektra’yı sevmemin nedeni iyilikle kötülük çizgisinin tam ortasında olması yanı sıra karakterinin çok sert olmasındandır. Sanırım sert kadın seviyorum, evet.

2- Martha Wayne

footsteps-of-the-father

Aslında başlıkta çizgi roman dedim ama bir yerlerde Joker varsa ve bu kişi farklı evren de dahi olsa bir Wayne ise onu koymam gerektiğini düşündüm. Hikaye örgüsü açısından beni çok etkilediği için Martha Wayne’i atlamak istemedim. Flash, annesini kurtarmak için zamanda geri döndüğünde Flashpoint evrenini yaratır ve burada Bruce Wayne vurulup ölen kişi olduğunu çoğumuz duymuşuzdur. Thomas Wayne oğlunun ölümü sonrası Batman olurken, anne Martha Wayne ise bu acıyı kaldıramayarak delirir ve Joker’e dönüşür. Bu karakter Justice League: The Flashpoint Paradox filminin sürekliliğine özeldir ve Martha Wayne’in uyarlamasıdır. Orijinal karakter Bill Finger ve Bob Kane tarafından oluşturuldu ve ilk olarak Detective Comics # 33’de yer aldı.

1- Harley Quinn

harley-quinn-wallpaper-wide-is-cool-wallpapers

Hayır, hayır Margot Robbie’nin bu listeye hiçbir etkisi olmamıştır. Baştan bunu eklemek isterim ama ilk cümlem için çarpılmam umarım. Harleen Frances Quinzel’in hikayesini artık çoğumuz ezbere biliyor, ülkemizin güzide moda programlarında cosplayleri bile yapılıyor. Joker’e olan platonik ve takıntılı sevgisi, Harley’i diğer karakterlerin yanında çok farklı kılıyor. Bunun dışında bilinenlerin aksine sadece Suicide Squad’a değil, Secret Society of Super-Villians, the Secret Six ve the Gotham City Sirens’a da üyedir. Geçtiğimiz günlerde Gotham City Sirens filminin geleceği haberini şurada aktarmıştık. Warnes Bros. biraz daha yönetmenlerle karışmayı bıraksa harika filmler çıkacak ama işte. Harley’nin ilk ortaya çıkışı ise ilginçtir ki çizgi romanlar değil. 1992 yılında yayımlanan Batman: The Animated Series ile bir anda ünlendi ve 1999 yılında Batman: Harley Quinn ile bugünlere kadar geldik.

Benim kişisel listem bu şekilde ancak en başta belirttiğim gibi kendi kadın villainlarınızı yorum olarak yazın, beni eklemediğim için bin pişman edin! Bir sonraki yazılarda görüşmek üzere.

 

Okumaya Devam Et
4 Comments

4 Yorumlar

  1. Ahmet Kızılırmak

    19 Aralık 2016 at 21:12

    Catwoman – Dark Phoneix – Mystique – Kıller Frost da olabilirmiş…

    • Anıl Kaleli

      19 Aralık 2016 at 22:07

      10 Kadın Villain yapsaydım zaten söylediklerinin hepsi gircekti ama 5 tane yapıp en sevdiklerimi koymam gerekince dediklerin dışarda kaldı 😀

  2. Konan

    19 Aralık 2016 at 22:56

    Exterminetrix, typhoid mary, Morgan le fay, Emma frost, mystique dark phonix

  3. Konan

    19 Aralık 2016 at 23:01

    Extreminatrix, Emma frost, typhoid marry, Morgan le fay, Amanda waller,

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Animasyon

ARROW 5.Sezon 19.Bölüm “Dangerous Liaisons” İncelemesi

Yayınlandı

on

Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Dönüşü hiç sevindirmeyen bir dizi olarak Arrow, ortalamanın üzerinde bir bölümle geri geldi. Tabii bu kadar kısa bir yorumla kurtulamayacak. Oliver Queen’in karanlık rezilliğinden sonra sıra Felicity ve Lyla’da imiş. Bu bölüm bunu gördük bunu yaşadık. SPOILER içeren yazıma geçebilirim.

Prometheus, gizli kimliğini kaybetse de gizlenmeyi iyi bilen biri olarak bölümdeki yerini alıyor. Reis saklanmış. Argus, CIA, Amerikan Başkan’ı dahil herkes devreye girmiş Prometheus’u aramaktalar. Herkesten daha zeki olduğu için güzel bir tuzak hazırladı ve bölüm de böyle başladı.

Sevdiceğini kaybetmiş Felicity sonunda Sith tarafına geçiyor. Beklenen de buydu. Ama ne kadar karanlık orasını tartışabiliriz. Bir ajan öldü, most wanted bir mahkum kaçırıldı. Felicity’ye sanki dünyayı yakmış gözüyle bakıldı. He bir de Felicity’yi durdurma kararı alan Oliver, evine gidip konuşup ikna edemediğinde, orada durdurmayı aklına getirmedi. Ya planın bir parçasıydı ya da içten içe Felicity’nin başarılı olmasını istiyordu. İşleyemedikleri kısımlardan birkaçı buydu. Bu kadar bölümdür körü körüne Helix’e güvenen Felicity Team Arrow’a sırf intikam için sırtını dönüyor. Bu çok güzel bir olay. Severim yani böyle durumları. Ama dargınlık olmadan geri dönmeler, aflar, pişmanlıklar olacağı için bu kurgu da çuvallayacaktır. Sonuç olarak finali düşünülerek çekilmiş bölümden ancak böyle bir sonuç çıkabilir. Duygu gelişimi zayıf, Helix’in kaçışı bariz, kaçırılan adamın gizli tutulması belirgin bir tehlike, sadece amors çekimler ile Arrow yine vasat bir dizi olmaya devam ediyor. Bir DC Süper Kahraman dizisi değilsin Arrow. Her zaman söylüyorum Kanal D dizisisin. Heh oraya da değineyim.

Kanal D dizileri ağır, dramatik, entrikalı olur. Ve bu bölümde meyvelerini verdi. Rene ile Quentin beni ağlattı. That’s the spirit dostlar. Böyle bir gidişat istiyorsan böyle sahnelerle gel. Rene, kızıyla görüştüğü sahnede üst düzey bir oyunculuk gerçekleştirdi. Quentin’in de gözleri dolunca zaten seyirci kolayca paket oluyor. Benim için bölümün en iyi sahnesiydi ki bu bölümde Rene ile Quentin’in yeri büyüktü. Dramatik yanı, Lyla ve Felicity’den çok daha derindi.

He, Lyla var bir de. Uzun bir süre ev hanımı olarak karşımıza çıkan Lyla, davranışları ve kararları açısından tam bir Waller olma yolunda ilerliyor. Bunu gören Diggle diggle diggle, trip atıyor. İllegal yollara başvuran Lyla, çok düzgün  bir insan olan Diggle tarafından yargılanıyor. Ben böyle şeyleri tırt buluyorum. Gerçekçiliği yok.

Bölümle ilgili hiçbir şey anlatmadım değil mi? Çünkü hiçbir şey yok. Curtis hala car car konuşuyor, Dinah çığırıyor, Oliver bilmiş tavırlarla geziyor, Prometheus gizleniyor, Felicity ve Lyla kötü kararlar alıyor. Felicity bütün tuşlara basarak fotoğraflar açıyor, yer tespit ediyor falan filan. Aksiyon sahneleri zayıf ve az sayıdaydı. Sonuç olarak Felicity’nin bütün kararları suratında patlıyor. Tam ahkam keserken, Helix tarafından tuzağa düşüyor ve bölüm bitiyor. Uzun uzun konuşmalar bizi bekliyor. Ben ise gelecek bölümü beklemiyorum. Arrow’u incelemeye devam edeceğim ancak Arrow benim için bitmiştir. Haftaya görüşmek üzere sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et

Animasyon

Rick & Morty Üçüncü Sezon Sonunda Başladı

Yayınlandı

on

Herkese merhaba dostlar.

Öncelikle şunu bir kenara iliştireyim, bu tam olarak bir inceleme yazısı değil. İşin erbabı bir sürü arkadaşım elbette zaman içerisinde bölümde geçen en küçük detayın bile arkasında yatan hikayeyi, sinematoloji veya animasyon tekniklerinden konuşacaktır. Bugün ben Rick&Morty’e bir saygı duruşunda bulunmak istiyorum. Aşağıda seri ve bölüm ile ilgili spoiler var. Bak bulunabilir değil, var.

rick-and-morty-season-3-creators-tease-a-return-to-previous_31mx

Benim Rick&Morty ile tanışmam bir hayli geç oldu. İnternette gördüğüm paylaşımlar, resimlerin Netflix’de gözüme ilişmesi üzerine izlemeye başladım seriye, tahminen üç ay önce. Yani ben sizler gibi aylardır heyecan içerisinde bir bekleyişte değilim, biraz yenisiyim buraların. Kırksekiz saat içerisinde iki sezonu tüketip, sessiz bir bekleyişe girdiğimi hatırlarım. Gerçekten çılgınlar gibi güldüğüm ilk seridir Rick&Morty. Yazarlarının dahiyane bir şekilde sunduğu olayları, “Mind-blown” anları ile pek çok izleyici gibi benim de hayranlığımı kazandı. Doğal olarak üçüncü sezon için bekleyişe geçtim ve ucundan kıyısından haberleri takip ettim.

Sonunda üçüncü sezon önümüzde. Bölüm hakkında ilk söyleyebileceğim şey, keşke daha uzun olsaymış. Gerçekten tadı damağımda kaldı. Bölümü Rick’in dördüncü duvarı yıkan tiradını dinleyerek bitirirken kendi kendime bende ufak bir tiradda bulundum. “Bu kadar beklettiniz de yirmi dakika mı reva gördünüz bizlere?! Hay sosunuz batasıcalar!” replikleriyle bitirdim bölümü. Çünkü Rick’in federasyonu beş dakikada yok etmesi her ne kadar seri içerisinde mantıklıysa bile benim için yeterli değildi. Kısa kaldı.

Seri içerisinde mantıklı demişken, altının çizilmesi gereken bir konu var. Serinin en büyük başarımlarından biri kendi içerisinde tutarlılığını kaybetmemesi, bunu üçüncü sezon ile çok şık bir şekilde devam ettirmişler. Benim için herhangi bir kurguda ki sürekli tutarlılık çok önemlidir. Kendisiyle çelişmeyen bir evren yaratmak bir hayli zor bir şeydir, eline kalem alıp iki sayfa yazı yazan bilir bunu. İşte bu tutarlılık, Rick&Morty gibi absürt komedi elementlerini sıkça kullanan bir seride aslında çok daha az seviyede tutabilecek iken, yazarlarının inşa ettiği süreklilik kesintisiz bir şekilde, kendi absürt mantığı çerçevesinde çok mantıklı. Rick’in, Rick konseyini yok etmesi, federasyon’un tek bir hamle ile çökmesi… Fevkalade.

rick-and-morty-season-2-episode-3-wedding-squelchers-rick-prisoner

Bölümün kendisi konuya uzatmadan girdi, Rick on beş dakika içerisinde hapishaneden kaçtı, devrim yaptı, Dünya’yı uzaylılardan temizledi. Rick bunu Rick olarak yaptı. Diğer Ricklerin yok olmasına ön ayak oldu. Burada aslında seride ki alt hikayeye katkı sağlayacak iki sahne var. Birincisi ilk garaj sahnesi. Rick’in gençliğine döndüğümüz bu sahne aslında Rick’in kendi kurgusu. Tam olarak karakterin geçmişini irdelemese bile, Rick’in geçmişi hakkında gördüğümüz ilk sahne. Boyutlar arası teleportasyon cihazını inşa ederken Rickler konseyinden gelen bir Rick’in konuya dahil olmasıyla gelişiyor ve bu tamamen Rick’in kurgusu olarak, Rick’in gözünden anlatılıyor. Burada ben bu kurgunun içerisinde gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum, bu sezon muhtemelen Rick’in geçmişinden daha çok sahne göreceğiz. İkinci sahne ise son sahne. Burada Rick, Mortyi köşeye sıkıştırıp “Sen ve ben, sonsuza kadar maceralara atılacağız.” söyleminde bulunuyor. Burada Rick aslında Morty teorisinin bayağı kuvvetlendiğini düşünüyorum.  Aynı şekilde bölümün kendisinin Kötü Morty, orijinal Morty’nin yerine geçti teorisini de desteklediğini düşünenler var internette.

Nasıl övsem bilemedim, Elimizde bir efsane var, bu dönemin kültü olmuş bir seri var ve ben bunun hakkında ne söylesem asla hislerimi tam olarak yansıtamayacak.

Bu arada, şu McDonalds sosunu yemiş olan var mı ?

Okumaya Devam Et

Animasyon

DC’den NIGHTWING Filmi Geliyor! Yönetmen ise Enteresan…

Yayınlandı

on

Dün Batman solo filminin yönetmeni, önce anlaşamayıp masadan kalktıkları, sonra yeniden anlaştıkları Matt Reeves ismi kesinleşti. Aday olarak deneyimsiz olduğunu düşünürken, Nightwing filmi yönetmeni için ise Chris McKay uygun görülmüş. En son The Lego: Batman Movie animasyonunu yönettiğini bilmekteyiz. Filmin Live-Action olacağı hakkında bir bilgiye de sahibiz. Yani şaka maka nur topu gibi bir Nightwing filmimiz çekilmek üzere!

Senaryosunu ise Bill Dubuque yazmakta. Kendisini ilk The Jugde filminde izlemiştim. Çok sevdiğim bir dokuya sahipti senaryosu. Son filmi The Accountant fena değildi. O yüzden güvenebiliriz.

Kimdir bu Nightwing. Birden fazla kişiye sahip bir DC karakteri. İsmi bir Mahsun Kırmızıgül filmi olan Gecenin Kanatları’nı andırmaktadır. En ünlü Nightwing, Batman’ın tatlı yardımcısı Dick Grayson’dır nam-ı diğer Robin. Sinemada görmeyi beklediğimiz de bu Nightwing’dir. The Dark Knight Rises’ın twist karakterini solo bir yapımda görmek isteriz.  Batman Forever ve Batman & Robin animasyonlarında gördüğümüz Dick, Chris’in son filminde The Lego’da da görünmüştür. Hee demek burdan aklına geldi seslerini duyabiliyorum.

Marvel Sinema Evreni, göklerden DC Evreni’ne bakarken bu haber fena olmadı. Bu yıl Wonder Woman ve Justice League filmleriyle kendini kanıtlayacak, Aquaman, Gotham City Sirens, Cyborg, Green Lantern Corps., The Flash ve Shazam ile Marvel’i yakalamaya çalışacak. Nightwing de yerini almaya çalışacak. Hee Batman filmi yüzünden kaynar ya da sürekli ertelenmekten zaman aşımına uğrarsa güncel haberlerle sizi bilgilendireceğiz. Takipte ve sağlıcakla kalın.

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Bomba11 saat ago

Obi-Wan Kenobi Solo Filmi İçin Konuşmalar Başladı!

Star Wars dendiği zaman hayat durur. Bu gerçeği seven, sevmeyen herkes kabul ediyordur. Bu yüzdendir ki, Star Wars adının geçtiği...

Bomba14 saat ago

Jessica Jones 2. Sezon Setinde Neler Oluyor? Kilgrave Geri Mi Dönüyor?

Marvel Sinematik Evreni içerisinde alışkın olduğumuz bir durum var. O da tek kullanımlık kötüler. Hal böyle olunca derinliği olmayan, kolay...

Bomba4 gün ago

Game of Thrones 7. Sezon 5. Bölüm “Eastwatch” İncelemesi

Kutluhan’ın İncelemesi: Seven Samurai… Meydan muharebeleri bitmiş durumda. Bu sezonluk insanların savaşına ara veriyoruz. Daenerys de oklarını kuzeye çevirmiş durumda....

Bomba4 gün ago

Kitaba Göre Game of Thrones Karakterleri Aslında Nasıl Gözükmeliydi?

Neredeyse bütün dünyanın bayıla bayıla izlediği ve şu sıralar bilgisayar tehditleriyle başı dertte olan Game of Thrones’un oyuncuları aslında kitaptakiler...

Bomba5 gün ago

Çizgi Roman: Rebirth Batman’de Neler Oldu? -Part 2-

Batman Rebirth incelemesinin ikinci bölümü ile sizlerleyim. İlk bölümde ilk dört story arc’ı ve Rebirth One Shot’ını incelemiştim bu yazımda...

Bomba5 gün ago

Çizgi Roman: Rebirth Batman’de Neler Oldu? -Part 1-

Merhabalar, bendeniz Ömer Fatih, yepyeni yazarınız. Film, kitap ve çizgi romanlar hakkında yazacağım. Çizgi romanlarda özellikle takip ettiğim mini seriler,...

Bomba5 gün ago

Ben Affleck’ten Snyder, Whedon ve Adalet Takımı İçin Yorumlar Var!

DC’nin ağır topu Adalet Takımı artık vizyona girmeye hazırlanıyor. Pek çok talihsiz olaylar zinciri ve kaybolan umutlardan sonra sonunda film...

Bomba5 gün ago

Ne Biliyoruz-Ne Bekliyoruz? #1: INHUMANS

Yaklaşık üç aydır buralarda yoktum. Okuluydu, şahsi meseleleriydi derken baya bir ara vermem gerekti yazılara. Bu ara için özür dileyip...

Bomba7 gün ago

Yüzüklerin Efendisi Karakterlerini Tanıyalım #3 Boromir Son of Gondor!

17 Oscar sahibi, başyapıt Yüzüklerin Efendisi serisinin sadece bir filminde rol alıp, bize delikanlılığın dersini veren Boromir, bu haftaki karakterimiz....

Bomba7 gün ago

Venom Filminde Carnage Rolü Kimin Olacak?

Çıkan son söylentilere göre Venom filminde yer alması beklenen Carnage’i Star Wars’tan hatırladığımız Riz Ahmed’in oynayacağı konuşuluyor. Bana kalırsa gerçek...

Bomba