Connect with us

Bomba

Logan İncelemesi -Spoilersız-

Yayınlandı

on

İKSV‘nin gerçekleştirdiği ön gösterime Kara Büyücü ekibi olarak katıldık ve sizlere bu SPOILERSIZ incelemeyi hazırladık. Filme gitmeden gönül rahatlığıyla bu yazıyı okuyabilir ve filmin içeriği hakkında olmasa da, filmin geneliyle ilgili bir görüş edinebilirsiniz. İncelemeyi yazarlarımız Anıl ve Kutluhan kendi bakış açılarıyla inceliyor olacaklar.

Anıl’ın incelemesi:

“Joey, there’s no living with.. with a killing. There’s no going back from one. Right or wrong, it’s a brand. A brand sticks. There’s no going back. Now you run on home to your mother, and tell her… tell her everything’s all right. And there aren’t any more guns in the valley.” Shane-1953

Büyüdükçe kaybettiğimiz birçok güzel olay var. Bunların içinden en acısı ölümdür. Bir diğeri ise veda etmektir. Hugh Jackman, çok emek verdiği ve sonsuza kadar anılacağı karakter Wolverine’i sevenlerinin karşısına son kez çıkardı ve vedaların en büyüğünü gerçekleştirdi. Wolverine vedayı hakediyor muydu? Bu farklı tartışılması gereken bir soru. Ancak Hugh Jackman’ın 17 sene önce başladığı macerayı bitirmesi için doğru zamanı bulduğunu düşünüyorum. Peki Logan beklentileri daha doğrusu BÜYÜK VEDAYI karşılıyor mu? Cevabım hem evet hem hayır olacak. Filmi izlemeden önce NELERİ BEKLEMELİ ve BEKLEMEMELİYİZ? sorularını sorarak ikiye ayırdım. Önce bunları bir madde madde yazalım ve bunları bir açalım.

Neleri beklememeliyiz?

– Old Man Logan çizgi romanı ile benzerlik göstermesini,
– Çizgi romanlara yapılan ağır referansları,
– Apokaliptik bir dünya görmeyi,
– Güçlü bir villain,
– CGI veya bilgisayar efekt bombardımanı yaşatan süper kahraman filmleri.

Neleri beklemeliyiz?

– Wolverine solo filmlerini sevenler için harika bir film,
– X-Men ve solo Wolverine filmlerine yapılan referansları,
– Sade ve gerçekçi bir dünya anlatımı,
– Yaşanan olayların açıklamasız bırakılması ve çözümün izleyiciye bırakılması,

NELERİ BEKLEMEMELİYİZ?

Old Man Çizgi Romanı İle Benzerlik Göstermemesi

Biliyorsunuz ki Logan’ın yaşlılığını anlatmak önce çizgi romanla başlayan bir olaydı. Burada yıllar önce yaşanan ve Spider-Man’in düşmanı Mysterio’nun aldatmacası sayesinde Wolverine tüm X-Men ailesini öldürmüştü. Yıllar geçmiş ve Amerika parçalanarak Bruce Banner’ın torunlarına, Red Skull’a ve Kingpin’in egemenliğiyle paramparça olmuştu. Orada kör bir Hawkeye ile yaşlı Logan’ın son bir macerasını okumuştuk. Venomlarla birleşen dinozorlar, Peter Parker’ın kızı vs. derken tüm dünya adeta kıyameti yaşamış bir şekilde aktarılmıştı. Logan’ın ise bizlere verdiği tek şey mutantların olmadığı ve şu an yaşadığımız dünyadan biraz daha kötüleşen bir dünya görseli. İzlediğiniz vakit tek kıyamet tipli kişinin Calibal olduğunu anlayacaksınız. Bu yüzden dünya olduğu yerde duruyor sadece Logan ve Profesör X için yaşadıkları dünya çoktan ölmüş.
wolverine-top-stories-109429

Çizgi Romanlara Yapılan Referanslar

İzlediğim kadarıyla çizgi romana bu kadar az referans yapan tek süper kahraman filmiydi. Fragmanlardan gördüğünüz X-Men çizgi romanlarının Uncanny X-Men serilerine ait olduğunu öğrenmemiz -ki filmde geçmiyor bu benim gördüğüm- ve birkaç şirket ismi dışında easter egg neredeyse yoktu. Spoiler incelemesinde bunlardan bahsedeceğiz ancak şimdilik söylememiz olmaz elbette.

Apokaliptik Bir Dünya

Old Man Logan çizgi romanından bahsettiğim üzere orada yaşanan bir dünya izlemek, görmek istiyorsanız kötü haberim var maalesef böyle bir dünya değil Logan dünyası. Mutantların son bulduğu ve insanların daha kötüleştiği bir dünya ancak izleyince göreceksiniz, şu an için yaşadığımız bir dünyadan pek farklı değil.

Güçlü Bir Villain

Filmin bu konuda size bir sürprizi var merak etmeyin. Logan, yüzleşebileceği en tehlikeli villain ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Ancak yine görünce anlayacaksınız ki, bir Magneto veya Thanos veya Darkseid gibi SUPER VILLAIN namına yakışan bir düşman görmeyi kesinlikle beklemeyin. Logan, sizlere daha kişisel bir meseleyi anlatmak için çekilmiş bir film. Dünyayı kurtaran süper kahramanlar burada yok.
4678280-zone-old+man+logan-182

CGI veya Bilgisayar Efektli Süper Kahraman Filmleri

Man of Steel, Avengers, Batman v Superman gibi filmler bizlere bunu sunuyor olabilir ama Logan, olabileceği en gerçekçi şekilde çekilen bir süper kahraman filmi. Binaların, ormanların yıkılıp, yakılmasını beklemek bu film için doğru olmayacak. Ancak güzel dövüş sekanslarının olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Özellikle X-23, kişisel olarak müthiş şovlar sunuyor.
NELERİ BEKLEMELİYİZ?

Screen-Shot-2016-10-20-at-9.36.11-AM

Wolverine Solo Film Esintileri
Wolverine’in X-Men filmleri dışında çektiği solo filmler genelde hiç sevilmez. İlk filmde yaşanan Deadpool faciası, ikinci filmin yola çıktığı düşüncenin doğru olup hiçbir şekilde işlenememesi dışında eğer bu solo filmleri sevdiyseniz Logan, o solo filmlerin iki tık üst seviyesinde ve beğeneceğiniz bir film. He solo filmleri hiç beğenmiyorsanız yine beğenirsiniz. Son sahne geldiği vakit, bu dediğimi daha iyi anlarsınız.

X-Men ve Wolverine Filmlerine Yapılan Referanslar

Çizgi romanlara referanslar çok az olabilir ama X-Men ve solo filmlere yapılanlar gayet fazla diyebilirim. Bunların neler olduğunu yine SPOILER incelemesinde yer vereceğiz ama X-Men filmlerini sevenler easter eggleri kaçırmasın.
logan-new-pics-111-fb

Sade ve Gerçekçi Bir Dünya

Kıyameti yaşayan dünya değil mutantlar olduğunu öncesinde söylemiştim. CGI veya akla gelebilecek herhangi bir bilgisayar programının çok az kullanılması Logan’ı hem gerçekçi hem daha mantıklı olmasını sağlıyor. Zack Snyder gibi görselliğe önem verenler Logan’dan bunu beklemesin. Logan’ın bizlere anlatmak istediği bunun herkes için bir SON olduğudur.

Yaşanan Olayların Açıklanmıyor Oluşu

Old Man Logan’da mutantların neden yok olduğunu biliyoruz ancak Logan, bize birkaç kenardan köşeden fırlayan bilgi dışında açıklama yapılmıyor. Bu ve bunun gibi olaylar tamamen izleyicinin fikrine ve hayal gücüne bırakılmış. O olayların yaşandığı anı görmeyi isterdim ancak görmediğim için şikayet etmiyorum. İzleyiciye bırakılması bir sinema taktiğidir. Zaten Logan geçmişe değil tamamen o ana ve geleceğe odaklanmış bir şekilde ilerliyor.

Kutluhan’ın incelemesi:

Çocukken üç tane bıçağı parmaklarımız arasına sokup, saçlarımızın iki yanını dikip Wolverine olmadık mı? Ve Wolverine olarak değil de Hugh Jackman olarak bilmedik mi?. Prestij’i, The Fountain’i, Van Helsing’i aaa Wolverine oynuyor diyerek izlemedik mi? Vedalar zordur ama biz nelere veda etmedik ki? Ölüm de bir vedadır, arkasına bakmadan gidişi de. Bazen de Steven Gerrard gibi gidişler olur. Arkasından bakarsın ama eğer takip etmek istersen, ayak izleri hep taze kalacaktır.

Ama Logan, arkasında kan gölleri, gözyaşları, pişmanlıklar bırakan bir adam. Kendisinden nefret eden bir adam, kahraman olarak biliniyor, çiziliyor. Üç yanlış bir doğruyu götürür misali, hiçbir yanlışını unutmayan Logan, doğrularını ise çoktan defnetmişti. “Değer verdiğim herkes ölüyor.” klasiğinin vücut bulmuş hali Logan için bir umut ışığı var artık. Kafasını kaldırıp bakmadığı o ışık artık kaçamayacağı kadar yakında: Laura Kinney (X-23). Bu tatlı kız Logan’ın kafasına sıkmadan önceki son şansıdır belki de.

“Belki de mutantlar Tanrı’nın bir hatasıdır.”

ea3fc0b79f4aa7986bab965d7a5bca2f

X-Men üçlemesinde fazla ön plana çıkması, evrenin önemli bir karakteri olması solo bir seri çekilmesi fırsatını doğurmuştu. Ama bu bizler için acılı bir süreç olacaktı. Aksiyonu bol ancak senaryosu sıkıntılı. Senaristler, yönetmenler sürekli değişecek ve bir yola asla bağlı kalamayacaktı. Başarılı devam filmleri için istikrar büyük önem taşır. Buna örnek olarak Karayip Korsanları: Gizemli Denizlerde’yi verebilirim. Nerde Gore Verbinski? Alien… İlk film bir başyapıtken hala daha kötü nasıl çekilebilir diye yarışa girilmiş, David Fincher ve Jean-Pierre Jeunet gibi büyük isimler filmi Resident Evil’a çevirmişti. Şimdi de Ridley Scott koltuğu tekrar devralıp bir de ben içine edeyim demiş. Terminatör… Ama Geleceğe Dönüş, Godfather, Yüzüklerin Efendisi, Nolan’s Batman örnek alınması gereken seriler. Bu seride de bu eksikti. 2. filmi hiçbir güç kurtaramazken Origins filmini Gambit, Logan filmini de X-23 kurtardı. O halde gelelim yönetmen James Mangold ve Hugh Jackman’ın son Wolverine filmine. Ben biraz fazla beğendim. Nolan’ın süper kahraman serisinden sonra en iyi filmdi diyebilirim. Komedisi, aksiyonu, dramı her şeyi dozundaydı. Sinemada izleyin kesinlikle.

Size bir şey söyleyeyim mi? Bu film tam bir Max Payne 3’tü. Hayattan bıkmış, görmüş geçirmiş, sürekli sarhoş gezen bir karakter. Logan finalinde ise bu klişelerin ardı arkası kesilmedi. Kötü karakterler, ilerleyiş, sekanslar her şey klişeydi. Death of Wolverine çizgi romanı final için uygulansa çok daha başarılı olurdu. Ama bu filmin çekilmesinin tek nedeni Charles Xavier ve eski X-Men ekibine veda etmekti adeta. Yepyeni bir maceraya X-23 ile başlamaktı hedefleri. Ve bu düşüncenin ışığında New Wolverine’i bu filmle bize sevdirmeye başladı. Ve başardı da!

cb50d4dfd8e56747a0332856b66ebc74372c3b34

 

X-Men Evreninin karakter bolluğunun yanı sıra Logan filmi sadeydi. Sade ve akıcı. Hani vanilyalı dondurma alırsınız, ekstra bir tadı yoktur ama yine de güzeldir. Logan filmini en net böyle betimleyebilirim. Size önceden söylememiz gereken yegane şey filmde, fantastik öğeler beklememeniz. Yakın çekim ve dram filmin özellikle kararlaştırılmış özellikleri olup, hayır hayır efekt yok entrika yok gibi sert kararlar alınmış gibiydi. Buna Sinematografi deriz ve bu kararını saygıyla karşılayabiliriz. Çok da tatlı olmuş. Gözyaşlarıma hakim olamadığım sahnelere sahipti. Bir karaktere böyle veda edilir işte.

Hani bazı filmlerin unutulmaz sahneleri vardır. İkonlaşacak derecede kalitelidir. Bu filmde de mevcuttu. Film bir bütün olarak muazzam değil ancak sahneleri ayrı ayrı ele alındığında sekanslar etkileyiciydi. Yönetmenlik ortalamanın üzerindeydi. Bi de Dafne Keen yok mu, her sahnede oynasın istersiniz. Aksiyon sahnelerinde X-23’ün Wolverine’den çok daha etkileyici olduğunu söylemiş miydim? Küçücük kız ilk filminde bu kadar harika bir iş çıkarmış. İlk filmi olması da küçücük olmasından kaynaklanabilir tabii.

Screen_Shot_2017_01_19_at_9.31.57_AM.0

Logan: Who is she?

Charles Xavier: She’s like you… she’s very much like you.

Sonlar zordur. Ama hiçbir şey gerçekten bitmiş olmaz öyle değil mi? Yarım kalan işler, yok olmayan pişmanlıklar… Logan’ın geride bıraktığı çok şey vardı. Anı yaşamasına, birilerine değer vermesini zorlaştıran şeyler… Kim bilir, belki sadece X-23 yoktur maceranın devamında. Sağlıcakla kalın!

loganmovie-205309

 

Bomba

The Walking Dead 8.Sezon 8.Bölüm “How It’s Gotta Be” İncelemesi

Yayınlandı

on

Kutluhan’ın incelemesi:

The Walking Dead, 8. sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Resident Evil filmi gibi konu değiştirmiş,  zombi mücadelesi insanların savaşına dönmüştü. Bunun ilk nedeni, apokaliptik bir dünyada da yaşansa, baya bir insanın savaşçı ve değişmiş olmasıydı. Negan da geçen sezonu hareketlendirmiş ancak yükseldiği yerde kalmıştı. How It’s Gotta Be bölümü de Negan’ın yükseliş bölümlerinden biri oldu. Sezonun en dolu, en hareketli bölümünü de sezon arasına denk getirmişler. Ki bu çoğu izleyiciyi yoran bir durum oluyor. Bu durum bana biraz tembel bir stratejiymiş gibi geliyor. Her bölümü aynı tempoda olan diziler beni kendine bağlamıştır. Walking Dead, bazen tüm bütçeyi birkaç bölüme ayırıyor, geri kalan bölümlere az mekanlı dramatik sahneler bırakıyor. Walking Dead’in artık bir tempo seçmesini ve sezonlar arası bu kadar kalite farkı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Ve “How It’s Gotta Be” sekizinci sezonun en iyi bölümü olabilir. SPOILER içeren yazıya geçebiliriz.

Sinema televizyon öğrencisinin ilk kurgu ödevi gibi bir sahneyle başlıyor. Müzik eşliğinde sahne ve karakter geçişleriyle bölüme başlıyoruz. Basit bir sahne olsa da dizi belirgin bir çizgi çizdi. Karakter düşünceleriyle başlıyor ve karakterlerin son haliyle bitiyor. Herkes düşünceli ama Negan kararlı. Sezonun ilk bölümünden beri Saviors’ın çaresizliğini görmemiz, bize bu bölümün geleceğini hissettiriyordu. “Now, Negan in charge!”

Kötü karakteri sevilen dizi başarılıdır. Kilit öğedir. Peki Negan’ı hala seviyor muyuz? Karakter derinleştikçe daha çok seviyor olabiliriz. Ama bu bölümdeki zayıflığı beni hayal kırıklığına uğrattı. Sinirli olduğunu biliyoruz ama Carl ile vakit kaybedecek kadar mı sinirli? Daha sabırsız daha yıkıcı olmalıydı. Kalabalık bir güce karşı saldırmayı seçen birinin kaçışı düşünmüş olmalıydı. Hatta üç dakika verdi değil mi? Gerçi bu senaryoyu da Dwight ile toparladılar sanırım. Kaçış imkansızdı ama Dwight’ın ihaneti kaçışın anahtarıydı. Carl’ın liderliği, Carl’ın iyiliği, Eugene’in pişmanlığı, Rick’in ve Daryl’in korkusu, Maggie’nin kararlığı, Ezekiel’ın geri dönüşü ve Michonne… Karakterin girişi çok yüksek olup durgunlaşmıştı. Ama bu bölümde kılıçla bir insan parçaladığını gördük. Carol’dan sonra başka bir psikopata hazırız. Her neyse bölümü bir bir konuşmaya gerek yok. Konuşmamız gereken oyunculuklar, müzikler, sahneler ve final.

Gerçekten bir saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Sebebi ise müzikler. Tempoyu belirleyip, sahnelerin akıcı hale gelmesini sağladı. Gölgeler, sis bombaları ve durum çatışmaları da bana istediğimi verdi. Kayıp görmek istiyorum. Cehennemi dünyaya uyarlamaları gerekiyordu ki bu bölümde bunu Negan’ın gazabı olarak yansıttılar bu da beni tatmin etti. Rick’in kaçışı, Maggie’yi salışları ekibin geri dönüşünün habercisi elbette. Bu sezon bu iş sonlanabilir. Bölümün finali bunu gösteriyor. Carl’a çoğu zaman uyuz olsak da bu bölümün gözdesiydi. Karakterinin değişimlerini hep beraber izledik. Bir çocuğun bu dünyada büyüyüşünü gördük. Maggie ve Judith ile umut yeşerttik ama buraya kadarmış. Rick ise artık oğlunun zombiye dönüşmesini kaldıramayacaktır ve son gücüyle darbeyi vuracaktır.

En iyi bölümün sezon arası olduğu için üzgünüm ancak güzel bir tempo yakaladığı için mutluyum. Umarım ara bitince yaşlı Rick yine görünmez. Mutlu son fazla ütopik olur bu senaryo için. Daha gerçekçi, daha detaycı bölümler bekliyorum. Umarım tempoyu kaybetmez ve bizi güzel bölümler bekler.

Anıl’ın incelemesi:

Kutluhan’ın görüşlerinin çoğuna katıldığım için ara sezon finalini tekrar özetlememe gerek yok. Söyleyeceğim birkaç detay olacak ve incelemeyi bitireceğim.

Rick, yaptığı tüm planların başarısız olduğunu gördüğü gibi hem sezon başında izlediğimiz gelecek yok oldu, hem de Carl’ı zombi ısırarak gözünün önünde oğlunun yavaş yavaş ölümüne tanıklık ediyor. Kısacası Rick, insanlığı ile bağlantılı olan tek kişiyi de kaybediyor. Bundan sonra Negan’ın kötü kaderini beklemeye başlayabiliriz.

Bir başka kötü kader ise Ezekiel’ın başına gelecek. Çizgi romanlarda baya kötü bir şekilde can veren Ezekiel, aynı şekilde burada da ölüme doğru ilerliyor. Ancak yaptığı onurlu davranış sonucu ölümü de son derece onurlu olacak biz izleyenler için.

Ezekiel’in ölümü

 

Carl’a geri dönecek olursak, ölecek olması TWD evreninde büyük değişimlere yol açacağı neredeyse kesin. Ne zaman ısırıldı diye soruyorsanız, Siddiq’in anasını onurlandırmak için zombileri öldürdükleri sırada zombiler Carl’ı yere sermişti. Muhtemelen o sırada ısırıldı ve bu sayede Negan’ın karşısına korkusuzca çıktı. Zaten öleceğini bildiği için kendini feda etmek istedi. Diğerleri buna nasıl izin verdi bilinmez ancak Carl’a 8 senedir ilk defa saygı duydum.

Son olarak Negan vs. Rick’e bayıla bayıla izlerken bir saçmalık meydana geldi. Lucille’i kapan Rick, Negan’ın beynini dağıtacağına sopa ucuyla dokundu. Evet evet, dokundu. YAHU BEYNİNİ DAĞITSANA BE ADAM! diye fırlattım sehpayı da laptop’u da. Negan hemen ölemez anlıyorum ama o zaman böyle bir sahne çekmeyeceksin. Yazık ettiler güzelim dövüşü. Neyse incelemem bu kadar arkadaşlar.

Sezon açılışında görüşmek üzere!

 

Okumaya Devam Et

Bomba

Inhumans 1.Sezon 4. 5. ve 6. Bölümleri İnceleme ve Easter Eggleri

Yayınlandı

on

Bu dizi, çok sancılı süreçlerden geçerek ekranlarımıza geldi. Ortaya bu konsept ile çıkabilecek çok güzel işler varken, elimizdeki sonuç ne yazık ki hüsran oldu, eminim ki Marvel dizileri arasında hem en az izlenen hem en az sevilen yapım olarak yerini almıştır. Dizinin iyi olduğu yanları az da olsa vardı, ben de bölümleri hatırlatıp kısaca neler iyiydi, gerekirse neler kötüydü, ve gözlerden kaçmış olabilecek easter egglere değineceğim.

Dizinin kötü çıkmasının sebep olduğu bir durum daha var ki bunu son bölümü izleyenler tahmin edeceklerdir ben de orada bahsetmeyi tercih ediyorum, fakat hepimiz Inhumans ailesi çok daha görkemli bir şekilde, hatta sinemada kullanılsın isterdik bundan şüphem yok.

Make Way for… Medusa

Bölüm Medusa ve Felicity çakması karakter Louise’nin Dünya’da Black Bolt’u aramasını, Karnak ve Jen’in ilişkisini, Gorgon’un ekip ile maceralarını anlatıyor. Ayrıca yine bu bölüm Maximus’un Dünya’daki doktor Evan Declan ile çalıştığını öğreniyoruz. Maximus Dünya’ya ne ara bu kadar yayıldı, orada iletişime geçebileceği, gerektiğinde kullanabileceği kontaklar edindi hiçbir şekilde bilmiyoruz ve dizi buralara girmiyor. Ayrıca Gorgon’un sahnelerinde benim yüzümden öldü muhabbeti artık milyon kere izlemiş olduğumuz için mide bulandırdı. Karaktere gereken gelişimi, değişimi her defasında senaristler bu yolla vermek zorunda değiller. Attilan’da ise Maximus genetik konseyi – amaçları ne bu konseyin?! – kendi tarafına çekiyor. Bölümün güzel yanları mı? Sadece easter eggler.

Onlar da;

  • Bölüm ismi ”Make Way for… Medusa” Amazing Spider-Man vol 1 62.sayısındaki öykünün ismine bir gönderme.
  • Karnak’ın Dünya’da giydiği giysiler son yıllardaki çizgi romanlarda giydikleri ile birebir aynı.

Something Inhuman This Way Comes…

Bu bölüm ise Black Bolt, Medusa ve Louise ailenin kalan üyelerini arıyor. Gorgon da aynı zamanda Karnak’ı arıyor. Bölüm içinde Karnak Gorgon ilişkisine odaklanan bir flashback de görüyoruz. Şu Ay’dan Amerikan bayrağını sökmeli bu sahne bize Gorgon’un zekasının ne kadar yerlerde olduğunu gösteriyor. Karnak ise yeni aşkı Jene ile kaçıyor. Aralarındaki bir sahnede Karnak’ın Jene’e ”senin ırkın farklı olan herkese kötü tepki verme eğiliminde, özellikle de otorite sahiplerine” kısmı güzeldi. Beklemediğim diziden geldiği için şaşırttı diyebilirim. Jene ile yakalandıklarında, dövüş sahneleri, Gorgon’un yardıma gelişi, bu kısımlar bölümün en iyi sahneleriydi. Bölüm sonunda ise aile buluşuyor, tekrar ayrılmak için! Easter eggler ise yine yüze tebessüm konduran cinstendi.

Easter eggler;

  • Bölüm ismi yine bir çizgi roman sayısı Black Bolt:Something Inhuman This Way Comes’dan gelmekte.
  • Karnak’ın eli ile kurşunu ikiye böldüğü sahne muazzamdı, diziyi izlememin üstünden günler geçmesine rağmen aklımda kalan sahnelerden biri, ve tamamen çizgi romandan alınma.

 The Gentleman’s Name is Gorgon

Bölüm Maximus’un Kraliyet Ailesi tarafından tahtından edildiği bir kabusu görmesiyle açılıyor. Crystal aileye şimşekler yaratarak mesaj gönderiyor. Black Bolt ve Medusa Crystal’in yanında, Karnak ve Gorgon ise tuzak olduklarını bildikleri halde Auron’a doğru gidiyorlar. Maximus ise Dünya’ya onun için savaşmaları adına madencileri gönderiyor. Cidden ”bu mu planın Maximus?” diye sorgulamamak elde değil. Bu bölümdeki bir flashback sahnesi ise Gorgon, Karnak ve Maximus’un eğitim sahnesi. Maximus güzel resmedilmiş. İyi bir sahneydi fakat neden üstünde spor taytı var ve Attilan’daki bütün her şey taht odasında yapılıyor?! Attilan’da Tibor karakteri ise Maximus’a bir darbe planlıyor fakat başarısız oluyor ve bölüm sonunda Maximus tarafında boğazı kesilerek ölüyor, yoksa Ramsey mi demeliyiz? Son olarak fake Cyclops’umuz Mordis’imiz ise Gorgon’un kendini feda etmesi sonucu yeniliyor. Triton’dan sonra Gorgon’un da ölümü kesinlikle saçma dizi bütün karakterlerine yanlış davranıyor ve hepsini tek tek harcıyor.

Easter Eggler;

  • Medusa’nın daha önce Dünya’da yaşadık sözleri çizgi roman’a bir göndermeydi. Çizgi romanlarda 60’lı yıllarda Inhumans ailesi, hatta Attilan ilk olarak Dünya’da bulunmaktaydı, 80’li yıllardaki sayılarda ilk olarak Ay’a taşındılar.
  • Maximus boğaz kesme sahnesi kesinlikle bir Ramsey Bolton göndermesi.
  • Dave Crystal’e God of Thunder diye hitap ediyor, Marvel evreninde bu lakabın sahibi tabi ki de Thor.

 

Şimdilik bu kadar, diziyi Mcu’u eksiksiz takip etmek istiyorum diyorsanız, çerezlik bir dizide olsa izlerim diyorsanız bir iki günde ard arda bölümler izleyerek bitirebilirsiniz. Fakat bahsettiğim gibi, çok kaliteli bir dizi, hatta kaliteli bir dizi beklemeyiz! Bu gibi beklentiler için sizi yine abc’nin dizisi Agents of Shield’a alalım.

Son iki bölümün incelemesinde görüşmek üzere!

Okumaya Devam Et

Bomba

En Underrated Diziler #3 : Falling Skies!

Yayınlandı

on

Doğancan Gedik’in başlattığı ve Person of Interest ile Luther hakkında yazmış olduğu ”En Underrated Diziler” serisinde mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm bir diziyi anlatmak istiyorum: Falling Skies.

Bundan yaklaşık altı yıl önce yabancı dizi izlemeye başladım ve bu süreçte yirmiden fazla dizi bitirip, bir o kadar diziyi de yarım bıraktım. Yabancı dizilerin hayatımda bu kadar yer tutmasını sağlayan en önemli etmen ise tüm bu diziler arasında ilk izlemiş olduğum dizi Falling Skies’tır diyebilirim.

2011’de başlamış olan dizimiz onlarca başarılı yapımda emeği geçen Stephen Spielberg ve Er Ryan’ı Kurtarmak ve Thor: Karanlık Dünya gibi önemli filmlerin yazarlarından olan Robert Rodat tarafından oluşturulmuş bir Dreamworks Television yapımı. 5 sezon boyunca TNT’de yayınlanan dizi, 2015 yılında ekranlara veda etti.

Dizi, genel olarak, hala devam eden uzaylı istilasında eşini kaybeden Tom Mason (Noah Wyle) ve oğullarının uzaylılara karşı olan savaşta hayatta kalma mücadelelerini işliyor.

 ”Sıradan” diyebileceğimiz bir ana konuya sahip olan Falling Skies’ı bence diğer post apokaliptik dizilerden ayıran önemli etmenler; kullanılan düşük bütçeye rağmen dizideki efektlerin güzel olması, bol aksiyon içerip hiç sıkmaması ve savaş psikolojisini olabildiğince gerçekçi anlatabilmesi. Bunlar haricinde, dizinin en iyi yanlarından biriyse ”iyi” ya da ”kötü” karakterler olmaması: savaşın ve kıtlığın insanlar üzerindeki etkisi ve insanların çıkarları doğrultusundaki değişimleri çok gerçekçi bir şekilde işleniyor.

Peki, yapımcılarının Steven Spielberg ve Robert Rodat olduğu bu Dreamworks dizisinin bu kadar underrated olma sebebi ne? Bu soruya cevap olarak konusunun daha önce birçok yapımda kullanılmış olması, bütçesinin gerekenden az olması, dizide rol alan oyuncuların çok ünlü olmamaları ve hepsinden önemlisi: dizinin yayınlandığı dönemde benzer bir konuya sahip The Walking Dead’in ortalığı kasıp kavuruyor olması söylenebilir.

Sonuç olarak, Falling Skies’ın ”muhteşem” olduğunu ya da kesinlikle kendine hayran bırakacağını söylemiyorum ama zaman öldürmek isterseniz kesinlikle denemeniz gereken, oldukça akıcı bir dizi olduğunu düşünüyorum.

 

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Genel3 saat ago

Star Wars: The Last Jedi İncelemesi – Skywalker Efsanesine Saygı Duruşu!

Herkese merhaba. Star Wars: The Last Jedi’ı izledik ve incelememizi hazırladık. İncelemeyi Kutluhan ile Anıl farklı açılardan, farklı bakış açılarıyla...

Bomba3 gün ago

The Walking Dead 8.Sezon 8.Bölüm “How It’s Gotta Be” İncelemesi

Kutluhan’ın incelemesi: The Walking Dead, 8. sezona hızlı bir giriş yapmıştı. Resident Evil filmi gibi konu değiştirmiş,  zombi mücadelesi insanların savaşına...

Bomba3 gün ago

Inhumans 1.Sezon 4. 5. ve 6. Bölümleri İnceleme ve Easter Eggleri

Bu dizi, çok sancılı süreçlerden geçerek ekranlarımıza geldi. Ortaya bu konsept ile çıkabilecek çok güzel işler varken, elimizdeki sonuç ne...

Bomba3 gün ago

En Underrated Diziler #3 : Falling Skies!

Doğancan Gedik’in başlattığı ve Person of Interest ile Luther hakkında yazmış olduğu ”En Underrated Diziler” serisinde mutlaka olması gerektiğini düşündüğüm...

Bomba1 hafta ago

Agents of Shield 5.Sezon Part 1 ve Part 2 İncelemesi: Orientation!

Marvel hayranları şu sıralar ellerini kana bulamış ve Punisher’ı bitirmiş, Infinity War fragmanıyla yükselmiş, Black Panther’i ve tabi ki Infinity...

Bomba1 hafta ago

İddialar Gerçek Olmak Üzere! Disney, Fox’un Haklarını Aldığını Haftaya Açıklayabilir!

Biliyorsunuz ki, şu sıralar en önemli konu Disney’in 20. Century Fox’un çoğunluk hakkını satın alıp alamayacağı idi. Hatta haberini X-Men,...

Bomba2 hafta ago

The Walking Dead 8. Sezon 7. Bölüm İncelemesi: Time For After

Bu inceleme The Walking Dead 8. sezon 7. bölüm hakkında SPOILER içermektedir. 8. sezon hayal kırıklıkları ile yoluna devam ediyor....

Bomba2 hafta ago

Avengers: Infinity War Fragman İncelemesi!

Marvel, kurmuş olduğu sinematik evreninin 10. yılına girmiş bulunmakta. Çok şanslı bir nesil olarak, çizgi romanların sinemaya düzgün bir şekilde...

Bomba3 hafta ago

The Walking Dead 8. Sezon 6. Bölüm The King, The Widow and Rick İncelemesi

Bu inceleme The Walking Dead 8. Sezon 6. Bölüm hakkında SPOILER içermektedir Geçtiğimiz haftanın incelemesi gelemediği için özür dileyerek sözlerime giriş...

Bomba4 hafta ago

Justice League İncelemesi ve Tüm Çizgi Roman Referansları!

-SPOILER OLMAYAN KISIM- Kutluhan’ın Görüşleri Villian, solo hikayeler, diyaloglar, espriler, efektler, yan karakterler filmi bir bütün olarak karşımıza çıkardı. Avengers’tan...

Bomba