Connect with us

Bomba

Marvel’ın SECRET Kelimesini Çok Sevdiğinin 11 Kanıtı

Yayınlandı

on

Marvel evreni her ne kadar sevsek yaratıcılıkları tebrik etsek de serilere isim koyma konusunda sanırım biraz “secret” kelimesine takılıp kalmış durumda. Bunu size 11 maddelik listemizle size özetlemek istedik. Buraya küçük bir not “The Secret of Ka-Zar’s Origin”, “The Secret Origin of Tony Stark” ve “Secrets of Spider-Man Revealed” gibi çizgi romanları ya da “Secret Base, Secret Labs” gibi mekan isimlerini listeye almadım.

1- Secret Empire (1966)

Secret Empire_Tommaso Di Spigna

Hayır, yeni duyurulan eventten bahsetmiyorum. İlk olarak 1966 senesinde Tales of Astonish#81’de karşımıza çıkan bir organizasyondan bahsediyorum. HYDRA için çalışan bir grubun dikkat dağıtmak amacıyla kurduğu gizli bir örgüt olarak faaliyetlerine başlayan oluşum Baron Von Strucker’ın ölümüyle bağımsız bir örgüt haline gelip Marvel kötülük yapmak için bir araya gelenler köşesinde yerini alıyor.

2- Secret Wars (1984) 

secretwars-interior

Beyonder isimli kozmik varlık seçmece olarak topladığı süper kahramanları alıp Battleworld’e götürerek adeta bir “horoz dövüşü” yapmalarını ve dostu birbirine kırdırmayı sağlıyor. Spider-Man’in meşhur siyah simbiyot kostümüne ise burada sahip olduğuna eklemekte yarar var.

3- Secret Wars II (1985)

Secret_Wars_II_(UK)_Vol_1_60_Wraparound

İlk Secret Wars’ta hızını alamayan Beyonder dünyaya gelip “ben bir de bunlara kendim dalayım gelmişken bir de dünyayı ele geçirmeye çalışayım” falan triplerine giriyor. E böyle olunca bilumum süper kahraman ve kozmik varlık buna ağız burun dalıyor.

4- Secret Defenders (1993)

com4958a

Doctor Strange, Sorcerer Supreme #50’de karşımıza çıkan yeni bir ekip. Defenders’ın dağılmasından sonra Doctor Strange ve Doctor Druid önderliğinde Ghost Rider, Kaptan Amerika, Wolverine, Hulk, Silver Surfer, Scarlet Witch gibi karakterlerin içinde yer aldığı ve Thanos, Nebula, Xandu gibi karakterle savaşmış ömrü iki yıl sürmüş bir ekip.

5- Secret War (2004)

637732-secretwar1

Nick Fury Latveria’nın lideri Lucia von Bardas’ın terörizmi desteklediği gerekçesiyle adam toplayıp Latveria’ya karşı savaş açıyor. Kaptan Amerika, Daredevil, Luke Cage, Spider-Man, Wolverine, Black Widow ve Daisy Johnson’ın içinde yer aldığı beş sayı süren bir savaş hikayesini konu alıyordu çizgi romanımız. Daha sonra orada bulunan tüm kahramanların hafızası siliniyor ve Wolverine bunun yapılmasına engel olmaya çalışırken Daisy Quake Johnson tarafından kalbi patlatılarak durduruluyor.

6- Secret Avengers (2006)

b7cb404b530ff5af1049fd3dda045c28_xl

Amerika’da yaşayan süper kahramanları ikiye bölüp Civil War’a sebep olan “Süper İnsan Kayıt Yasası” sonrası Kaptan Amerika ve yaverleri “hay yasasına da, Amerikasına da, Avengers’a da lanet olsun!” deyip bir araya gelerek gizli bir ekip kurdular. Adına da “Secret Avengers” dediler. (Ne yaratıcı isim değil mi?) MCU içerisinde her ne kadar adının geçmeyeceğini düşünsem de Civil War sonrası hapishane basıp yaverlerini kurtardıktan sonra Wakanda’ya kaçan Kaptan’ın yeni ekibi tam Secret Avengers olacak.

7- Secret Warriors (2008)

Secret-Warrior-covers-1024x297

Furry S.H.I.E.L.D.’dan atıldıktan sonra kayıt yasasına karşı Secret Avengers’a kıyasla daha küçük sayılabilecek kahramanları bir araya getirip Secret Warriors’ı kuruyor. Yo-Yo, Quake, Alex, Hellfire gibi karakterler ekibin içinde yer alıyor. MCU içerisinde Agents of S.H.I.E.L.D. dizisinde Yo-Yo, Quake, Lincoln ve Jose bir araya gelerek Secret Warriors’ı oluşturmuştu, Tabi haliyle projenin arkasında Furry yerine Coulson ve Quake vardı.

8- Secret Invasion (2008)

Secret_Invasion_Vol_1_1_Leinil_Yu_Wraparound_2nd_Printing_Variant

Marvel’ın 2008 yazında yaptığı büyük crossover eventinin adı “Secret Invasion” idi. Skrull’ların dünyayı ele geçirme çabalarında birisine daha şahit olduğumuz event, Skrull’lar bazı ajan ve süper kahramanların yerine geçerek dünyayı içeriden fethetmeye çalışıyorlar. Tabi bu olay sonucunda Secret Avengers ve Iron Man önderliğindeki Avengers birlikte mücadele veriyorlar. MCU içerisinde bu birliktelik Thanos’un dünyaya saldırmasıyla oluşacak büyük ihtimalle ama belli mi olur belki Skrull’ları MCU içerisinde büyük bir rolde görebiliriz. At fava bekle!

9- Secret Wars (2015)

secret-wars-battleworld1

Marvel çoklu evrenlerinin birbirine girmesi sonucunda kahramanlar kendi evrenlerini kurtarmak için diğer evrenlerdeki kahramanlarla ve hatta diğer evrenlerin tamamıyla büyük bir mücadeleye giriyorlar. Sonrasında öğreniyoruz ki bütün bu mevzunun sorumlusu da Doctor Doom çıkıyor. Bir önceki Secret Wars’larda olduğu gibi yine bir şekilde Beyonder konuya dahil olmayı başarıyor. Bu arada “Secret Wars Too” isimli bir tek atımlık çizgi roman da çıktı ama hadi onu da listeye dahil etmeyelim.

10- Secret Love (2015)

secret-wars-secret-love-top-133267-1280x0

Secret Wars eventi içinde bir mini seri olarak karşımıza çıkan Secret Love o kadar mevzunun ortasında milletin aşk hayatına odaklanmayı seçiyor. Robbie Reyes/ Kamala Khan, Typhoid Marry/ Karen Page/ Matt Murdock ve daha nicesinin dünyalar çarpışırken aşkları kurtulacak mı sorusu üzerine kurulmuş bir seri.

11- Secret Empire (2017)

SECRET_EMPIRE_001_Cover

Civil War II’de Steve Rogers çıkıp Hail Hydra diyince bir “n’oluyoruz lan?” demiştik sonradan öğrendik ki olayın aslı öyle değilmiş seri taze olduğu için pek spoiler vermeden işin içinde Red Skull’ın parmağı olduğunu öğrenmiştik. Secret Empire eventinde ise Steve Rogers’ın büyük HYDRA devrimi için yaptığı planı devreye sokmasını ve kahramanlarımızın bu devrime karşı mücadelelerini okuyacağız. Açıkçası adı ne kadar tırt olsa da benim ümidim var. Bekleyip göreceğiz.

Bomba

Çocukluğumuz Bir Bir Eriyor: Toys ‘R’ Us İflasını Açıklamak Üzere!

Yayınlandı

on

Geek olmamızın belki de ilk meydana çıktığı yıllardı. O yıllar bakkallar fasikül halinde Spider-Man sayıları satar, lunapark için Tatilya’ya gider, oyuncak için ise o zamanlar evrenin sonsuzluğu gibi gelecek büyüklükte olan Toys ‘R’ Us’a doğru yola çıkardık. Space Jam oyuncakları, boyama kitaplarını, figürleri hala hatırlıyorum. Öyle güzeldi. Ancak Amerikan basınına göre oyuncak sektörünün eski büyük lideri, yeni nesil Amazon vb. sitelerle baş edemeyerek 1 hafta sonra iflasını açıklayacak.

Reuters ve Wall Street Journal iflas haberini ilk alanlar oldu. Raporlarına göre, oyuncak perakendecisi birkaç hafta içinde iflas başvurusunda bulunmak zorunda kalacağını açıklamışlar. Markanın ABD’deki 1,600 artı mağazasında yaklaşık 5 milyar dolar borcu olduğu söyleniyor.

Toys ‘R’ Us’ın da tarihin tozlu raflarında kaybolduğu bir hayata hazır mıyız geekler? Ben değilim. 

Okumaya Devam Et

Bomba

Çizgi Roman: The Defenders #5 İncelemesi

Yayınlandı

on

Defenders 5.sayı geldi çattı. Ben de arkada Defenders soundtrack’ini açtım okudum. Şansıma aksiyon çok yoktu. Aksiyonu az ama eğlencesi bol sayıda ilk kez Ben Urich’in anlatımıyla yapmadık açılışı. Onun yerine giriş sayfalarımızı Frank Castle, Punisher, suç ile ilgili görüşleri ile kapladı. Karakterin güzel bir özetiydi bu konuşması aslına bakarsanız. Kısaca kahramanların sağlamaya çalıştığı adaletin hiçbir zaman işe yaramamasından dem vurdu.

5. Sayıya bir giriş yaparsak,  ilk hikaye arkı 4. sayı ile bitmiş sanmıştım. Hem bitmiş gibi göründüğünden, hem de artık bitsin istememden olsun gerek. Görünen o ki Diamondback’in bir de kaçış planı varmış. Sayı beli kırılmış Iron Fist’in Night Nurse’ün mekanında uyanması akabinde artık bir teşekkür amaçlı binayı satın almasıyla açıldı. Buralardaki konuşmalar sayının geneli gibi çok güzel yazılmıştı, özellikle Danny’nin ”Vücudum bir tapınak” tarzı sözleri karakterin olması gerektiği halini iyi yansıttı. İsterdik ki dizide de bu yönü biraz daha ön plana çıksın. Punisher ile aynı polis aracında taşınan Diamondback çenesi ile Punisher’ı yormaya, hatta irrite etmeye çalışıyor. Ona ölen karısından dahi bahsediyor ve başarıyor da. Bu sırada ekibi ise 4 kişi bir çatıda görüyoruz tek kelime ile harika panellerdi. Marquez’in çizimleri yine harika, yine harika.  Ekibin burada gelecek hamlelerini planlamalarını ve birlikte hareket etmelerini okumak şahaneydi. Özellikle Danny’nin Matt’e;

“Çok fazla boks referansı kullanıyorsun, ünlü bir boksör falan mısın?”

sorusu güldürdü cidden. Sayının son anlarına doğru bir ikili diyalog da yine Danny-Matt ikilisinden geliyor. Danny’nin Matt’e neden maske taktığını sorduğunda geçen konuşmalar da çok iyi yazılmıştı. Evet yıllardır süper kahraman filmlerinde, dizilerinde izlediğimiz, gördüğümüz nedenlerden çok da farklı bir şey sunmadı bu diyalog belki ama Anad dönemi başladığından beri kimliğini koruyan Daredevil ve onun Danny ile ilişkisi için önemli bir gelişim noktası oluşturur cinstendi.

Sayının finali ise şok eden cinstendi Black Cat evine gidiyor ve onu bekleyen Diamondback ile karşılaşıyor. Kısa bir ikili konuşmanın ardından Diamondback Cat’e kurşunları yağdırıyor. Kedi bu sefer dört ayak üzerine düşer mi bilinmez. Matt’in silah seslerini duyması ile sayı perdesini kapıyor. Dediğim gibi, sayıda aksiyon belki azdı, ama okuması zevk veren unsurlarda ilk sırada bile gelmez aksiyon benim için. Özellikle bir ekip serisinde ekibin dinamikleridir önemli olan. Hala okumuyorsanız, okumadıysanız, Bendis’in kaleminden çıkan harika diyalogları, etkileşimleri ve Marquez’in ortaya döktüğü sanatı kaçırıyorsunuz. Şimdilik benim Defenders #5 için söyleyeceklerim bu kadar.

Gelecek sayı ve sayılarda görüşmek üzere!

Okumaya Devam Et

Bomba

Emmy Ödül Törenine Saatler Kala, Bir En İyi Dizi Adayı: The Crown

Yayınlandı

on

Zaman zaman dizi dünyasının Oscar’ı diye de hitap edilen Emmy ödül törenine saatler kalmışken, kendime izlemiş olduğum dram dalında en iyi dizi adaylarından birini yazabilecek olsam hangisini yazardım diye sordum. Verdiğim cevap için ise düşünmem gerekmedi! Peter Morgan tarafından yaratılan The Crown kuşkusuz bu yıl televizyonlarda – aslında bir Netflix yapımı – çıkan en iyi eserlerden biri. Netflix’in en pahalı işlerinden biri olan bu yapımın tahmini bütçesi tam 156 milyon dolar. Dizinin konusu ise Oscar’lı film The King’s Speech’te de izlediğimiz kekeme kral IV.George’un ölümünden sonra Elizabeth’in tahta çıkışı ve ardından gelişen tarihi olayları kapsıyor. Dizi konusu bakımından tarihi ve tarihi yapımları sevenler için bir elmas niteliğinde. Bir belgesel tadında tabi ki değil fakat bunu beklememiz de yersiz olurdu. Özellikle bazı bölümlerin sonlarında o bölümde ele alınan herhangi bir konunun gerçekte ne zaman vuku bulduğu, sonuçları ve sonrasında neler olduğu gibi bilgiler de yer alıyor.

Dizinin başrollerini Kraliçe 2. Elizabeth rolünde Claire Foy, eşi, Edinburgh Dükü Philip rolünde Doctor Who severlerin yakından tanıdığı Matt Smith, kraliçenin kardeşi Margaret rolünde güzelliğiyle izleyeni ekranlara kilitlemeyi başaran Vanessa Kirby ve son olarak Winston Churchill rolünde ise 2 Oscar adaylığı bulunan John Lithgow var. Üstteki görselden de görebileceğiniz gibi casting çok ama çok başarılı. Karakterlerin tarihteki gerçek halleri ile inanılmaz bir benzerlik sağlanmış. Dizinin o devasa bütçesinin nerelerde kullanıldığını hakkında koymuş olduğum görsellere baktığınızda fikir edinebilirsiniz diye düşünüyorum. İzlediğinizde ise kendi gözlerinizle görürsünüz. Çünkü prodüksiyon tek kelimeyle harika. Örnek vermek gerekirse kostüm departmanı ortaya çok ince bir işçilik koymuş.

Kostümler dışında kullanılan set, dekorlar muazzam, 20.yüzyıl İngiltere’sini hissedebiliyorsunuz. İç mekan tasarımları kraliyet ailesine yakışır cinsten görkemli, dış mekan çekimlerini izlerken ise kendimi sık sık ”Oha, bu kadar insanı nasıl toplamış da bu sahneleri çekmişler” derken buldum. Özellikle Elizabeth’in siyasi nedenlerden dolayı birçok ülkeyi gezmesi gerektiğinde, buralarda çekilmiş sahneler sizin, olayın içine girmenizi kolaylaştırıyor.

Dizinin müziklerinin başında Rupert Gregson-Williams var. O da çok başarılı bir iş çıkarmış. Özellikle ”Duck Shoot” parçasını dinlemekten sıkılmadım henüz. Tema müziğini ise Rupert değil, Hans Zimmer yapmış! Kendisini övmek için ayrı yazı yazarım ben, o kadar ünlü ve sektörde her iyi işin altında adını görebileceğiniz biri. Meraklısına araştırmayı öneririm, bakarsınız sizin de sevdiğiniz bir filmin, melodisinin yaratıcısıdır.

Dizinin değinmediğim noktalarından biri ise, dizinin ne kadar akıcı olduğu, 50 dakika – 1 saatlik bir dizi için inanılmaz derecede akıcı. Kendinizi üç dört bölümü ard arda izlerken buluyorsunuz. Bu süreye sahip diziler için bende bunu başarabilen son dizi sanırım Breaking Bad idi.

Biraz daha detaylı bir şekilde konuya değinmek gerekirse, merak etmeyin dizi, siyasete en ince ayrıntısına kadar girmektense, bir kitap olarak düşünürsek, onun sadece kapağını, iç çizimlerini ve belli kesitlerini alıntılıyor. Odak noktamız daha çok 2.Elizabeth. Onun yükselişini, bir Kraliçe ve aynı zamanda bir eş, bir anne olarak yaşadığı zorlukları görüyoruz. Siyaseti bilmiyor, okula gitmemiş, herhangi bir alanda eğitim almamış, çocukluk yıllarında sadece ülkenin yasaları, İngiliz Klisesi hakkında öğretiler görmüş ve dolayısıyla olduğu noktada zorluk çekiyor.

Claire Foy sergilediği performansla hem Taç’ın (Crown) hem de rolün altından kalkmış. Hazır bir oyuncunun performansına değinmişken, oyunculuklardan bahsedeyim. Dizi diğer çoğu alanda olduğu gibi oyunculuklar konusunda da sizi etkiliyor. Hatta yeri geliyor tüyleriniz diken diken bir şekilde ekrana bakarken buluyorsunuz kendinizi. Başta dizinin castını saymıştım. Tekrar saymama ya da tek tek değinmeme gerek yok zira hepsi iyi derecesinde performanslar sergiliyorlar ancak 2 kişi oldukça ön plana çıkıyor. Biri zaten ana karakterimize hayat veren Claire Foy. İlk sezonu bitirdiğinizde, bir kez daha ilk bölümü izleyip, daha sonra son bölüme bir göz atmanızı istiyorum. Karakterin yaşadığı değişimi nokta atışı diyebileceğimiz şekilde, eksiksiz gösteriyor. Diğer kişi ise Winston Churchill rolündeki John Lithgow. Dönem veya karakterler hakkında herhangi bir belgeseli ya da Youtube’dan birkaç videoyu izlerseniz görürsünüz. John Lithgow’un kullandığı beden dili, yürüyüşü, mimikleri, sanki gerçekten O’ymuş gibi hissettiriyor. Zaten her iki oyuncu da rolleri ile oyunculuk dallarındaki adaylıklara sahip. Claire Foy, ”En iyi kadın oyuncu” dalında, John Lithgow ise ”En iyi yardımcı erkek oyuncu” dalında aday. Yazı boyunca amma övdün, hiç mi kötü, olumsuz etken, faktör yok diye düşünmüş olabilirsiniz. Ama inanın yoklar. Dizinin Emmy ödüllerinde tam 11 adaylığı var.

Bu adaylıkların en önemlilerinden bazıları:

  • En İyi Drama Dizisi
  • Bir Drama Dizisinde En İyi Kadın Oyuncu
  • Bir Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
  • Bir Drama Dizisinde En İyi Yönetmenlik
  • Bir Drama Dizisinde En İyi Casting
  • En İyi Müzik Kompozisyonu
  • Bir Drama Dizisinde En İyi Senaryo

Dizi Golden Globe (Altın Küre) ödül töreninde ise En Drama Dizisi ve Bir Drama Dizisinde En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini evine götürdü. Sırada Emmy ödülleri var. Ben yapımın törenden en az birkaç ödül ile ayrılmasını istiyorum ve ümit ediyorum.

Diziyi hala izlememişseniz inanın bu yılın en iyi dizilerinden birini kaçırıyorsunuz. The Crown, çok kaliteli bir yapım ve her ayrıntısını incelemeniz, hayranlıkla döneme tanıklık etmeniz için sizleri bekliyor.

 

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Genel3 gün ago

Bir Stephen King Uyarlaması: “IT” Film İncelemesi

Kaliteli filmlerin ülkemize geç gelişinden ya da hiç gelmeyişinden muzdaribiz. Geç gelmeyenler ise popüler filmler oluyor. Yani sinemada Imax kalitesiyle,...

Bomba6 gün ago

Çocukluğumuz Bir Bir Eriyor: Toys ‘R’ Us İflasını Açıklamak Üzere!

Geek olmamızın belki de ilk meydana çıktığı yıllardı. O yıllar bakkallar fasikül halinde Spider-Man sayıları satar, lunapark için Tatilya’ya gider,...

Bomba6 gün ago

Çizgi Roman: The Defenders #5 İncelemesi

Defenders 5.sayı geldi çattı. Ben de arkada Defenders soundtrack’ini açtım okudum. Şansıma aksiyon çok yoktu. Aksiyonu az ama eğlencesi bol...

Bomba1 hafta ago

Emmy Ödül Törenine Saatler Kala, Bir En İyi Dizi Adayı: The Crown

Zaman zaman dizi dünyasının Oscar’ı diye de hitap edilen Emmy ödül törenine saatler kalmışken, kendime izlemiş olduğum dram dalında en...

Bomba2 hafta ago

Jeneriği ile Akıllara Kazınmış 15+2 Efsane Televizyon Dizisi!

Bir dizinin en önemli öğesi jeneriğidir. Bu cümlemi direkt kıran bir dizi var Ray Donovan. Jenerik kullanmıyor. Sert bir mizacı...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones: Kitaplarda Hala Hayatta Olan Karakterler!

George R.R. Martin acımadan karakter öldüren bir yazar olabilir fakat öyle karakterler var ki dizi yapımcıları öldürse de sevimli yazarımız...

Bomba3 hafta ago

Inhumans Imax İncelemesi, İlk İzlenim

İlk önce film olması planlanan, daha sonra diziye evrilen Inhumans’ın ilk 2 bölümü Imax sinemalarda gösterime girdi. Amerika’da ABC kanalının...

Bomba3 hafta ago

Beyaz Perde’de Boy Göstermiş Can Alıcı 11 Kadın!

Daha önce en efsane kötü karakterler videosu ile karşınıza çıkmıştık. Şimdi ise iyisiyle, kötüsüyle, çılgınıyla, tatlısıyla, kurbanlık koyun gibi insan...

Bomba3 hafta ago

Game of Thrones’u Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz? Nedir bu Game of Thrones Manyaklığı?

Manyak, kelimesi burada kötü anlama gelmemektedir. Ülkemizde tatlı kişilere manyak tepkisini veririz. Ve bu ülke, kalıbımı basarım ki Game of...

Bomba4 hafta ago

Game of Thrones 7.Sezon Finali “The Dragon and the Wolf” İncelemesi ve Akılda Kalanlar

“Karlar yağdığında ve ak rüzgarlar estiğinde yalnız kurt ölür ama sürü yaşamayı sürdürür.” SPOILER Dizinin asıl müziği en hafif halinde...

Bomba