Connect with us

Bomba

WESTWORLD SEZON FİNALİ İNCELEMESİ – ŞİDDETLE BAŞLAYAN HAZLAR ŞİDDETLE SON BULUR

Yayınlandı

on

Çocukluğumdan beri güzel hikayeleri severim. Hayal gücünün gerçek dünyayı nasıl alt ettiğini görmek, insan zekasının kendi kendini yenebilen bir şey olduğunu anımsamak haz verir bana. Sırf bu yüzden Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okudum, sırf bu yüzden bir öykücü oldum. Yazıya neden bu kadar kişisel girdiğimi merak ediyorsunuzdur sanırım sevgili okuyucu.

Westworld birinci sezon final bölümünü henüz bitirdim. Emin olun daha bir dakika bile geçmedi. Çocukluğumdan beri içimde olan ve güzel bir öykü ile karşılaştığında varlığını hissettiren o heyecan uzun zamandır böylesine üst bir noktaya çıkmamıştı sanıyorum. Uzun zamandır böylesine başarılı bir hikaye ile karşılaşmamıştım. Dizi şu haliyle öylece bırakılıverse dahi televizyon tarihinin en muhteşem işlerinden biri olarak anılır fakat anlatabileceği, senelerce bizi mest ederek anlatabileceği daha çok hikayesi var. Bekliyoruz.

Yazının bundan sonrası spoiler içerecek sevgili okuyucu. Henüz bölümü izlemediysen en kısa zamanda izleyip öyle geri gelmeni tavsiye ediyorum. Her ne kadar Westworld ilk sezonunu bitirmiş olsa da biz şimdilik kendisine dair yazmayı, konuşmayı bırakmayacağız. En yakın zamanda genel bir sezon incelemesi de gelecek. Ona da  bekleriz.

mv5bmziyodg5zwmtyzy1my00nzi5lwfkn2qtntdlyti1zdyzyjayl2ltywdll2ltywdlxkeyxkfqcgdeqxvyntc3ntezmdu-_v1_

Dizinin fikir babası Jonathan Nolan ile Ford’u çok benzetiyorum birbirine. Her ikisi de muhteşem hikayeler yazıyor ve hikayelerini anlatmak için alışılmadık yollar seçiyor. Ford’un hikaye anlatmak için devasa bir tema parkı kurması gibi Jonathan Nolan da muhteşem hikayelerini televizyonda anlatıyor. Tarihin gördüğü en kaliteli TV işlerinden biri Westworld daha ilk sezonuyla bunu garantiledi. Bu muhteşem işin arkasındaki Jonathan Nolan’a saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmeyelim.

Final bölümünde neredeyse A’dan Z’ye herkesi gördük. Tüm hikayeler bir şekilde bir yerlere bağlandı. Sezon bizi cevapsız sorularla bırakıp bitmedi çok şükür. Şu an tek merak ettiğim şey tüm hikayeleri böyle sonuca bağlamışken yeni sezonda ne yapacakları. İkinci sezon başka gizem noktaları koyup gerilimi onun üzerinden mi arttıracaklar yoksa dizinin anlatı dili değişecek mi bilmiyorum. İlk sezondan gayet mutlu ayrılmış bir izleyici olarak elimde sadece bugüne kadar hep muhteşem hikayeler anlatan Jonathan Nolan’a karşı duyduğum güven var.

Bölüm boyunca açığa çıkan şeylerden en az şok etkisi yaratanı Siyahlı Adam’ın William oluşu idi sanırım. Diziyi dikkatli izleyen herkes sezon ortasına gelmeden bunu tahmin etmişti zaten fakat diğer twistlerde olduğu gibi burada da hikaye anlatımı o kadar fevkaladeydi ki zannediyorum çoğumuz son ana kadar “abi acaba değil mi yaa? O kadar sağda solda William dedik ama Logan da olabilir bak.” tedirginliği ile izledik. William’ın dönüşümü gerçekten son bölüme dek muhteşem verilmişti. Son bölümde senaryo gereği dönüşüm biraz hızlı ve keskin olmak zorunda olmuş ama bölüm süresinin uzunluğuyla bunu çok güzel amorti etmişler.

mv5bzwe5mwvlztaty2u0zs00nza0ltk0mwmtmdrjmtjhowe2yjcxl2ltywdlxkeyxkfqcgdeqxvynjc5mjg0nju-_v1_sy1000_cr0015311000_al_

Geçen bölümün incelemesinde “Maeve bu kadar güç kazandıktan sonra haklı kalmaya devam edebilecek mi?” diye sormuştum ki edemediğini bu bölümde net bir şekilde gördük. Sezon sonunda açıkta kalan tek konu tahmin ediyorum Maeve’in öyküsü oldu. Sevgili isyankar robotumuz bir taraftan kendi türünü kaçış planında yem olarak kullanmasıyla dark side’a mı kayıyor acaba diye sordurdu bir taraftan da kızını bulmak için tüm kaçış planından vazgeçmesiyle ekran başındakilere “ana yüreği işte, ana yüreği dedirtti.” Maeve’in kaçış planının da bir öykü oluşu dizinin en şaşırtıcı noktalarından biriydi. Arkadaş ortamında şakayla karışık “Yaa bunlar hep Ford’un oyunları arkadaşlar. Aslında bunların bilinç zannettikleri şey de Ford tarafından yaratıldı Reis bilinçli olduklarını düşünmelerini istiyor” desem de böyle bir şeyin gerçekleşeceğine hiç ihtmal vermemiştim.

Maeve’in kaçışı esnasından tema parklarından bir diğerinin daha mutfağını görmüş bulunduk. Bilenler bilir dizinin kaynağını oluşturan fikir 70li yıllarda yapılmış bir sinema filminden çıkıyor. Dizi ile aynı ismi taşıyan bu filmde tek tema parkı vahşi batı temalı değil. Ben dizide başka tema parkları görmeyi ummuyordum açıkçası fakat belli ki önümüzdeki sezon en az bir tema parkıyla daha karşılaşacağız. Zamanında George R. R. Martin’in “Game of Thrones temalı oyun parkı yapmak isterlerse seve seve yardımcı olurum, dibim düştü diziye” minvalindeki açıklamalarını ve Game of Thrones bittiğinde Westwolrd’ün 3. sezonunda yani planlanan bşe sezonluk hikayenin en muhtemelen en heyecanlı yerlerinde olacağı gerçeğini hesaba katarsak HBO hazır Game of Thrones bitmişken kostümler setler falan boşta beklemesin diye Game of Thrones temalı Westworld parkı bile görebiliriz. TV yapımları tarihinin en epik görüntülerini deneyimler huzur içinde ölebiliriz tabii sonrasında.

mv5bztk0zdg4odctyjaymi00otu2lwjizdytzgnmmwzhmjc0mdewl2ltywdll2ltywdlxkeyxkfqcgdeqxvyntc3ntezmdu-_v1_

Gelelim bölümün esas mevzuusuna. Final bize twistlerden twist beğendirdi. Wyatt’ın Dolores olması ihtimali hep konuşuluyordu fakat Arnold’un ölümünün bu hikaye üzerinden kurgulanması harikaydı. William’a devamlı “O labirent senin için değil hacı ağa.” denmesinin sebebini öğrendik. Labirent yapay zekanın bilinç kazanması için kurulmuş bir sistem. Dolores’in “Bu dünya sizin için değil bu dünya henüz gelmemiş olan bir şey için” sözleri ileriki sezonlarda karşılaşacağımız bir yapay zeka-insan savaşının ipuçlarını veriyor ve tüm bunların arkasında hiç de ihtimal vermediğimiz bir şekilde Ford çıkıyor.

Dolores’in ilk bölümden beri duyduğu sesin kim olduğunu öğrenmesi, Biacameral bilinç oluşumunu böylece tamamlayışı ve bilincini eyleme dönüştürüşü muhteşem işlenmiş. Biacameral bilinç ile orijinali halen Sistine Şapeli’nin üzerinde duran Michelangelo eserini müthiş bir şekilde bağdaştırmış. Yakın zamanda dizinin göndermeleri üzerine ayrıca bir yazı yazmak planlarımız arasında.

Dizinin başından beri robotların bilinç kazanmasına engel olmaya çalışıyor gibi duran Ford meğer tüm gücüyle onlar için çabalıyormuş. Yeni hikayesi olarak bahsettiği kaos ortamı muhtemelen ikinci sezon boyunca devam edecek. Sezon boyu yapay zekadan kaçmaya çalışan insanlar seyredeceğiz gibi duruyor. Bu durumdan en memnun olacak kişi de elbette William. Göründüğü son sahnedeki mimikleriyle en sonunda oyundan zevk almaya başladığını hissettirebildi.

kgjbmm

Anthony Hopkins’in diziden çıkacağını zannetmiyorum. Evet dizi o olmadan da ayakta duracak kadar güzel fakat itiraf edelim ilk sezon dolu dolu Hopkins izledikten sonra böyle bir güzellikten mahrum kalmak istemeyiz. Bu da diziye bir miktar reyting kaybettirir ki dizinin bundan kaçınmak için kullanabileceği onlarca yöntem var. Misal Theresa’nın öldüğü yerde gördüğümüz durmadan çalışan merdien altı yapay zeka üretme makinasının tam olarak kimi ürettiğini halen bilmiyoruz. He şeyi otuz hamle öncesinden planlayan Ford kendi görüntüsüne sahip bir robot yapıp onun öldürülmesini sağlamış olabilir. Neticede kendi ölümü öykünün en heyecan verici anını oluşturuyor, bir anlatıcı olarak bu etkiyi yaratmak istemesi normal fakat sırf bu yüzden kendini pisi pisine öldürmez diye düşünüyorum.

Dizinin 2018(yuh) yılında ikinci sezonuyla bizlerle birlikte olacağı söyleniyor. O zamana kadar diziye ilişkin haberleri paylaşmaya devam edeceğiz. İkinci sezon başlar başlamaz “apaçık güzel olan bir şeye kötü diyelim de farkımız belli olsun kardeşim.” motivasyonuyla hareket eden kitle “Yok abi ilk sezon kadar iyi değil. O ilk sezonun güzelliğini yakalamaları zor zaten. Bok gibi olmuş ikinci sezon” deyip at kuyruklarını savurur, göbeklerini okşarken ağızlarına vurmak üzere burada olacağız.

Okumaya Devam Et
1 Comment

1 Yorum

  1. westworld izle

    14 Aralık 2016 at 12:11

    Gerçekten büyüleciyi bir dizi.yeni bölümlerini sabırsızlıkla bekleyeceğim.

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bomba

The Defenders 4-5-6-7. Bölüm İncelemeleri

Yayınlandı

on

İlk 3 bölümü ayrı ayrı inceledikten sonra, finale kadar olan bölümleri tek bir yazıda toplamayı düşündüm. Malum hem Netflix dizisi hem de maraton yapıp tek günde 8 bölüm bitirince böylesi daha verimli olsa gerek. Buyurun bölümlerin detaylarına inelim.

Buradan sonrası bahsi geçen bölümler için spoiler içerir.

”Royal Dragon” bölümü yani 4.bölüm benim en aklımda kalan sahnelere sahipti ve aynı zamanda en sevdiğim bölümlerden de biri oldu çünkü bizi heyecanlandıran ekibin ilk tanışma anları diyalogları gayet güzeldi, Jessica’nın her olaya herkese laf sokması çok keyifli izlerken zevkten dört köşe oldum. Tüm bölüm o Çin lokantasında geçmiş olabilir ama dediğim gibi harikaydı, Avengers’ın dönercide geçirdikleri 1 saati izlemek gibiydi. Filmlerde buna vaktimiz yok fakat medya dizi olunca vaktimiz oluyor.

”Take Shelter” isimli 5.bölüm ise dizinin sayılı güzel bölümlerinden biriydi, Çin lokantasındaki dövüş de, 3.bölümdeki dövüş de her ne kadar güzel olsa da Daredevil’ın kendi dizisindeki, özellikle koridor sahnelerindeki kadar kaliteli dövüşler görmedik hala ve sezon finali de dahil kalan bölümlerde de göremiyoruz. Buna ayrıca final bölümü incelemesinde değineceğim. Ayrıca dizide bu bölüm ilk kez kostümünü giyen bir Matt Murdock var. Bazen gerçekten olaylar yavaş gelişiyor. Bu da can sıkıcı bir konu açıkçası. Yine de Trish’i kurtardıkları sahne bayağı etkileyiciydi, neredeyse tüm yan karakterlerin kurtarılması ve polis merkezine bırakılması fikri de güzeldi, hiç yoktan bu karakterleri biraz daha ekranda görebildik. Colleen-Bakuto karşılaşmasını ise Iron Fist’te zaten izlediğimiz için artık sıktı.

”Ashes, Ashes”, 6.bölüm benim için dizinin kötüye gitmeye başladığı bölümdü. Bir sürü tutarsızlık vardı. Hand örgütünün ne kadar büyük, her yere eli uzanan – kelime oyunu – bir örgüt olduğunu bilen kahramanlarımız yine de Danny’i saklayabileceklerine inanıyorlar. Hiç yoktan bu bölüm Danny-Luke ilişkisi parladı. İkili gerçekten çok iyi anlaşıyor ve sahnelerini izlemek Power Man and Iron Fist fasiküllerinden bir sahne izlediğinizi hissettiriyor. Dedektifimizin ve avukatımızın ikili ilişkisi, olayı araştırdıkları sahneler de fena değildi. Bir diğer tutarsızlık ve bölümü, hatta diziyi olumsuz etkileyen faktör, Hand. Evet bu örgüt Daredevil sezon 2’de farklı, Iron Fist sezon 1’de farklı işlendi ve Defenders’taki hali Iron Fist’te gördüğümüz Hand’e daha çok benziyor, fakat hiçbir zaman yeterince gerçek bir tehdit gibi işlenemediler. Kötü bir villian değiller belki ama kesinlikle yeterli seviyede seyretmiyorlar, Alexandra ise yaraya bırakın tuz basmayı, yarayı ölümcül bir hale getiriyor. Sigourney Weaver’ın karakteri hayata geçirişini beğenmiştim fakat bölümler ilerliyor, karakter size bekleneni vermiyor, neden Hand’in lideri, neden tehlikeli, dahi ama nasıl, bunların cevaplarını vermiyor. Tüm planını Black Sky üstüne kurmuş olması ise bu bölümün sonunda karakterin sonunu getirdi. Main villian haline Elektra geldi böylece, çok ama çok kötü bir karar. Karakteri Elodie Yung ne yazık ki çok kötü canlandırıyor.

”Fish in the Jailhouse”  finalden önce son bölüm, ve 25 dakika karakolda geçiyor. Yan karakterleri görebilmemiz adına güzel bir adımdı. Öte yandan finalden önce olması işleri gereksiz yere yavaşlattı. Karakterlerin kendi dizilerindeki yan karakterleri ekranda bu kadar az görmeye alışmamışım açıkçası, sanırsam Infinity War’da birçok karakterin başına aynı olay gelecek. Bölüm, daha doğrusu dizi Alexandra öldüğünden beri villian eksikliği çekiyor. Alexandra bile tek başına yeterli değildi ama bu bölüm Hand’in kalan 3 parmağının tartışmasını, Elektra’nın onlardan bağımsız hareket etmesini gördük. Bu eksiklik finalde de devam edecek emin olabilirsiniz. Anıl’ın The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni yazısında değindiği gibi, bu dizi için ana kötü olarak keşke Hand seçilmeseydi. Bölümün sevdiğim yanlarından biri sondaki dövüş sekanslarıydı, Madam Gao’nun güçlerini kullanması ve kullanış şekli, Luke ve Jessica ile aynı anda dövüşebilmesi şaşırttı. Luke zaten kırılmaz cildine rağmen bu dizide gerçekten Danny’den sonra en çok dayak yiyen kişi sanırsam.

Easter Eggler:

  • 4. Bölüm’de Daredevil 2. Sezon kötüsü Nobu dışında bir easter egg görülmedi.
  • Alexandra’nın geçmiş dönem isimleri:

    Audrey Thompson

    Abigail King

    Angelica Fletcher

    Alberta Davis

    Bunların hiçbiri Marvel tarihinde yer alan isimler değil, sanırım rastgele seçilmişler.

 

  • 5. Bölüm’de Ben Urich zamanından kalma Battle of NY gazetesi hala duvarda asılı.
  • Stick’in kanalizasyondan kaçma planı insanlara Splinter ve Ninja Kaplumbağaları anımsatmış.
  • 6. Bölüm’de Danny, “Iron Fist ve Luke Cage” dediği an herkesin anlayacağı üzere Iron Fist and Power Man çizgi romanlarına referans yaptı.
  • Elektra ile Alexandra’nın konuştuğu mezarlık, Punisher’ın yakalandığı mezarlık ile aynı yer.
  • 7. Bölüm’de Jessica, Michael Jackson’ın YOU ARE NOT ALONE şarkısına referans veriyor.

Genel hatlarıyla bu 4 bölüm ilk 3’e göre hem daha hızlı ilerleyen, hem daha kaliteli ve dolu dolu bölümlerdi, beklediğimize değdi dedirten bölümlerdi, özellikle 4.bölüm ekibin tanışması ile parladı, fakat dizinin tamamı için şu an bunu söyleyemeyiz, Alexandra’nın ölümüyle bi’ düşüşe geçildi bir kere ve bu düşüş 7’de devam etti. Fakat görsellik yine güzel, söylemiş miydik?

Sizi görsellerle baş başa bırakıyorum, final bölümü incelemesinde görüşmek üzere!

Okumaya Devam Et

Bomba

The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni!

Yayınlandı

on

Doğancan’ın bölüm incelemelerine sitemizden ulaşabilirsiniz. Bu içerik, The Defenders’ın olumsuz olduğu 5 nedeni sıralamakla meşgul ve ayrıca SPOILER içerir.

 

İyisiyle kötüsüyle The Defenders, televizyon tarihinde süper kahramanların bir araya toplandığı yapımlardan biri daha oldu. Öncesinde DC Arrowverse evreni bu tür toplanmaları yapmıştı. Hatta öncesine gidersek Smallville dizisinde dahi yapılmıştı. Ancak Marvel adına bu bir ilkti. Tv izleyicilerini Daredevil ile ekranlara kitleyen, sonrasında ise Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist ile bu başarılarını sürdürdü. Marvel, anladığım kadarıyla MCU planını tv’de de sürdürme kararı almış. Önce tüm kahramanlar solo takıldı ve en sonunda da birleştiler. Yani Marvel tv ekranı şu an Avengers’ın ilk toplandığı dönemde desek yanlış olmaz. Ben, The Defenders ile birlikte gelecek sezonlarda Agents of Shield ile bir crossover’ın gerçekleşebileceğini düşünüyorum. Bunu düşünmemin sebebi ise az önce bahsettiğim MCU planlamasına uygun ilerlemeleri. Avengers sonrası gelen Age of Ultron ve solo filmlerde karakterler artık birbiri ile filmler içinde buluşabiliyorlardı. Sırada bunu tv departmanında uygulamak var. Başta Luke, Jessica’ya uğrar. Danny, Luke’a uğrar böyle böyle Agent Coulson’a kadar ulaşırız gibime geliyor.

Bu kısmı geleceğe bırakalım ve dizimize dönelim. “The Defenders sizce doğru bir proje mi oldu?” Bence evet. Ancak soruyu değiştirip, “The Defenders doğru adımları mı izledi?” dersek, hayır. Şimdi gelin bunun sebeplerini 5 madde de irdeleyelim.

1- Zaman sorunsalı

Tüm solo Marvel-Netflix dizilerinin New York savaşının sonrasında geçtiğini biliyoruz. Bu yüzden Spider-Man, Daredevil ile birlikte kapışsın hayallerimiz zaten olamıyor. Çünkü o sıralarda Peter ilkokul çocuğu ve örümcek güçleri bile yok. Ancak The Defenders’a kadar gelinen süreçte ne kadar zaman geçti hala bilmiyoruz. Jessica, The Defenders boyu olan olayları 1 HAFTA olarak nitelendirdi. Yani gerçekten dizi evreninde hala Age of Ultron yaşanmadı mı? Yaşandıysa neden hala New York savaşından bahsediliyor? Yaşanmadıysa neden artık bir yenilik katıp kahramanlarımızın sokakta robot dövdüğü referansı hiç yapılmıyor? Gerçekten bu zaman meselesi çok can sıkıcı. Yani bizim izlediğimiz The Defenders, hala Chitauri saldırısının hemen sonrasındaysa işimiz var. Zaman sorunsalının hiç ilerleme kaydetmemesi, bizi olduğumuz yerde sayıklıyormuş hissinden kurtaramıyor.

2- Karakterleri tekrar anlatma ihtiyacı

Solo dizilerini izlemeden direk The Defenders’a başlayanlar için karakterlerin kendilerine has özelliklerini anlatma yoluna gitmeleri mantıklı olabilir ancak, hangi geek veya hangi bu tür dizileri seven birey solo dizileri izlemeden sadece The Defenders izler? Solo dizilerin hepsini bile izlemediyse Daredevil 1-2. sezonları izlemiştir. Bu yüzden karakterlerin değişik özelliklerini bölüm başlarında tekrar, tekrar vurgulamak diziyi baltaladı. Evet Jessica alkol seviyor, Luke kurşun geçirmiyor vs. vs. Bunları diziye biz izleyenleri uyutarak yayabileceklerken sanki karakterleri ilk defa görüyormuş hissini bize yeniden yaşatıp izleyiciyi biraz salak yerine koydular. Bu anlatım yolu da diziyi ağır ilerliyor gibi gösterdi. 8 bölüm sürecek bir yapım nasıl olur dersini Game of Thrones‘tan öğrenmeleri şart.

3- Diyalogların içi boş olması

Son bölüm, son sahne dışında, diyalogları dinlerken baygınlık geçirdiğim anlar oldu. Yani gerçekten mi? BU SENİN SUÇUN DEĞİL kahramanlara 70 senedir söylenen bir söz öbeği ve bunu Danny’e kaç kere hatırlattılar inanın hatırlamıyorum. Tabii sadece bu değil. Kahramanları birbirine bağlaması gereken sözlerin nasıl da anlamsız, klişe bir yolla yazıldığına şahit olduk. The Defenders dendiği an, insan karamsarlık ve epiklik bekliyordu. En azından ben bekliyordum. Çünkü bu ekibin içinde Frank Miller’dan çıkmış ağır katolik ve karanlık bir Daredevil var. Atmosferi ile diyalogların birbiri ile uyuşmadığı bir yapım The Defenders. Keşke sarı, kırmızı, yeşil, mor renklerini doğru kullandığınız gibi şu diyaloglara baktığınız zaman birkaçını epik sözlerle değiştirseydiniz.

4- Villain’ın über ötesi zayıf olması

En sinirlendiğim konu bu oldu. Yahu Marvel, enfes cast seçimlerini Alien filmlerinin yıldızı Sigourney Weaver ile taçlandırmışsın, Alexandra adıyla The Hand’in liderliğini vermişsin ama bu kadar için boş bir karakter yazılımı nasıl yapmışsın anlam veremiyorum. Karakterin uzun yıllardır yaşadığını anlatma gereği bile duymayan senaristler, ne deneyimlediği yılların tecrübesini aktarabildi ne de o tecrübenin getirdiği müthiş gücünü. Asırlardır yaşayan The Hand’in 5 parmağının lideri bu denli zayıf gösterilirse geri kalan parmakları siz düşünün. Madam Gao’yu en baştan beri tanıyoruz keşke lider o kalsaydı. Hatta abartıyorum, The Defenders’a Wilson Fisk yakışırdı. Hala inatla söylüyorum, dizi ve film evreninin en iyi villainı hala Wilson Fisk’tir. Alexandra ise hiçbir güç gösterisi gösteremeden ve kendini kanıtlayamadan Elektra tarafından öldürüldü.

5- En zayıf halka olan Iron Fist’i hikayenin ana konusu yapmak

En zayıf halkadan kastım elbette solo diziler arasındaki yeri. Iron Fist’in 1. sezonunu insanlar ya bitiremedi, bitirdiyse dahi sevemedi. Sevilen birkaç detaydan olan Ward Meachum’da dizide yoktu. Iron Fist’in geliştiği ve kahraman olma yolunda daha iyi bir yolda olduğu kesin ancak kendi hikayesinde bile çok ısınılmayan ve güzel yorumlar almayan Danny’i hikayenin tam ortasına yerleştirmek, olmadı. Neyse ki Daredevil ile güzel bir son yapıldı da, The Defenders ortalama bir yapım olarak kalmasını sağladı.

 

Siz ne diyorsunuz millet? Sizce nasıl bir diziydi The Defenders? Görüşlerinizi belirtin!

Okumaya Devam Et

Bomba

The Defenders 1.Sezon 3.Bölüm ”Worst Behavior” İncelemesi

Yayınlandı

on

İlk 2 bölüm boyunca bir yemek tarifine uyulmuş da biz farkında değilmişiz. Bu bölüm yemek hazırlanmış, son 10 dakikada ise önümüze güzelce servis edildi. Öyleyse bölümü övelim.

Uyarmadı demeyinnn, Spoiler!

Bölüm Türkçe konuşmalarla başlayınca defalarca dili Türkçe yapıp yapmadığımı kontrol ettim doğrusu. Sonra durumu fark ettim tabi ama Alexandra’nın İstanbul’a Konstantinopolis demesi? Hayır anladık kadın bayağı bir yaşamış her fırsatta bunu gözümüze sokmaya çalışıyorlar. Ayrıca önceki dizileri izlememiş olanlar için karakterleri tekrardan bir tanıtma hissiyatı sık sık gözümüze sokulduğunu düşünüyorum; Jessica’nın alkol kullanımı, Luke her sahneye çıktığında bir rap müzik falan.

Neyse konumuza dönelim biz. Bölümün ilk 15 dakikası Elektra’nın canlanmasını ve eğitimini anlattı, ben daha çok ekibi görmek istesem de gerekli sahnelerdi diye düşünüyorum. Daha sonra ise bir önceki bölüm incelemesinde bahsettiğim Midland Circle binasına herkes kendi araştırması sonucu ulaştı fakat bu ulaşımın gelişimi gayet organikti. Danny ile Luke’un tanışması da öyleydi, Claire sonunda tanıdığı özel insanları tanıştırmayı düşünebildi, o da Luke Danny’den parlayan yumruklu herif diye bahsedince oldu ya neyse. Ulaşmaları organikti dedik, ulaştıktan sonra olanlar ise! Of! Gerçekten beklediğimiz sahneler bunlardı, aksiyonun Danny ile başlaması aktöre ve karaktere olan güveni gösteriyor benim gözümde, Marvel, Iron Fist’e gelen olumsuz eleştirilerden güzel ders çıkarmış diye düşünüyorum. Dövüş sahneleri hem çok doyurucuydu hem de her çizgi roman severin görmek istediği birlikte çalışma sahneleri vardı. Luke’un Danny’e siper olması gibi. Bu noktadan sonra aksiyon oranı çok düşmez, düşemez diye tahmin ediyorum. Fragmanlardan gördüğümüz Danny – Matt kavgası ya da ekibin kendi içindeki çekişmelerin sebebi ne olacak şu an kestirmek zor. Fakat Luke ile Danny uyumu çok hoşuma gitti. İkiliyi yakından tanıyanlar bilir, çizgi romanların en ünlü ”bromance” denen ikililerindendir Iron Fist ve Luke Cage. Heroes for Hire adında bir işletmeleri bile vardır. Pop’ın yıkılan berber dükkanı tam Heroes for Hire mekanı yapılabilecek yer. Ayrıca bu bölüm ekip üyelerinin birbirleriyle dinamiklerini daha yakından gözlemleme şansına eriştik, ve gerçekten de ilk Avengers filmindeki tanışmalar, dinamikler kadar güzel yazılmış. Jess – Matt, Danny – Luke ilişkileri izlemesi hem zevkli, hem de yersiz ya da kalitesiz esprilere sahip değiller.

Dizi görünüşe göre vitesi arttırdı ve hızlanmaya devam ediyor, umarım bir daha da büyük bir frenle karşılaşmayız. Dinamikler iyi, işleniş bu bölüm daha akıcıydı, senaryo çok az gösterip merak üstüne kurulu olsa da fena değil, görsellik yine harika, aksiyon sahneleri de daha çok, sık yer kaplamaya başlarsa dizinin daha izlemesi keyif veren bir hal alacağını sanıyorum. Görsellik demişken, gerçekten ss alınıp duvara asılası ya da gif haline getirilip tekrar tekrar izlenesi sahneler, kareler yok muydu sizce de? Buyurun ben birkaçını bırakayım şöyle.

Bir küçük easter egg de Jessica Matt takip sahnesinde yine Stan Lee posteri görüyoruz bu kareyi de aşağı koydum.

Anıl’dan minik not:

Yabancı sinema kültüründe İstanbul’a yüzde 80 oranında Konstantinapol derler ve ben de bu duruma aşırı milliyetçi yaklaşır, gıcık kaparım. Aynısını The Defenders’ta görmek tam ağzımı bükmek üzereyken restorant sahibi Türk abim İSTANBUL LA ORA dedi, kendime geldim. Bayrakları astık! 

Gelecek bölümde görüşmek üzere!

 

 

Okumaya Devam Et

Facebook

Bombalamasyon

Bomba2 saat ago

The Defenders 4-5-6-7. Bölüm İncelemeleri

İlk 3 bölümü ayrı ayrı inceledikten sonra, finale kadar olan bölümleri tek bir yazıda toplamayı düşündüm. Malum hem Netflix dizisi...

Bomba1 gün ago

The Defenders’ın Ağızda Bıraktığı Kekremsi Tadın 5 Nedeni!

Doğancan’ın bölüm incelemelerine sitemizden ulaşabilirsiniz. Bu içerik, The Defenders’ın olumsuz olduğu 5 nedeni sıralamakla meşgul ve ayrıca SPOILER içerir.  ...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 3.Bölüm ”Worst Behavior” İncelemesi

İlk 2 bölüm boyunca bir yemek tarifine uyulmuş da biz farkında değilmişiz. Bu bölüm yemek hazırlanmış, son 10 dakikada ise...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 2.Bölüm ”Mean Right Hook” İncelemesi

1. Bölüm incelemesi Sezonun 2.bölümü geride kaldı ve ekip hala oluşmadı bile. Kötü bölüm müydü? Hayır, ama bünyemiz şu an...

Bomba2 gün ago

The Defenders 1.Sezon 1.Bölüm ”The H Word” İncelemesi

Ve beklenen dizi geldi! Marvel Netflix anlaşması yapılıp 4 solo ve ardından gelecek Defenders dizisi açıklanalı beri bekliyoruz. 2016 Ocak...

Bomba3 gün ago

Obi-Wan Kenobi Solo Filmi İçin Konuşmalar Başladı!

Star Wars dendiği zaman hayat durur. Bu gerçeği seven, sevmeyen herkes kabul ediyordur. Bu yüzdendir ki, Star Wars adının geçtiği...

Bomba3 gün ago

Jessica Jones 2. Sezon Setinde Neler Oluyor? Kilgrave Geri Mi Dönüyor?

Marvel Sinematik Evreni içerisinde alışkın olduğumuz bir durum var. O da tek kullanımlık kötüler. Hal böyle olunca derinliği olmayan, kolay...

Bomba6 gün ago

Game of Thrones 7. Sezon 5. Bölüm “Eastwatch” İncelemesi

Kutluhan’ın İncelemesi: Seven Samurai… Meydan muharebeleri bitmiş durumda. Bu sezonluk insanların savaşına ara veriyoruz. Daenerys de oklarını kuzeye çevirmiş durumda....

Bomba7 gün ago

Kitaba Göre Game of Thrones Karakterleri Aslında Nasıl Gözükmeliydi?

Neredeyse bütün dünyanın bayıla bayıla izlediği ve şu sıralar bilgisayar tehditleriyle başı dertte olan Game of Thrones’un oyuncuları aslında kitaptakiler...

Bomba7 gün ago

Çizgi Roman: Rebirth Batman’de Neler Oldu? -Part 2-

Batman Rebirth incelemesinin ikinci bölümü ile sizlerleyim. İlk bölümde ilk dört story arc’ı ve Rebirth One Shot’ını incelemiştim bu yazımda...

Bomba